Ben kimim?
9639 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Ben kimim?



Merhaba sevgili fütürdaşlar ve fütürcanlar!.. Bundan sonra her Cumartesi sizlerle gelecek hakkında ileri geri konuşmak, sohbet etmek, gelecek hakkında magazinimsi haberler paylaşmak üzere burada olacağım. Beklerim.😊
 
Hem ilk yazım olduğu için hem de beni (hala) tanımayanlarınız olabilir diye kendimi ve fütürizmi, fütüristliği vb. kısaca anlatıp, ilerleyeyim istiyorum.
 
Evet ben fütüristim, yani gelecekçi…  Yaşam mottom da “Gelecek Güzel Gelecek”
 
İflah olmaz biçimde geleceğin iyi geleceğine inanıyor, öyle olsun diye çabalıyorum. Bu düşünceye katılacak fütürdaşları çoğaltmaya ve olumlu gelecek farkındalığını yaymak için epey gayret ediyorum. O yüzden bu köşedeki birlikteliğimizi çok önemsiyor, fırsat verdikleri için Posta Gazetesine teşekkür ediyorum…
 
Kimdir Futurist Ufuk?
 
Aslında ODTÜ’de ekonomi-ekonometri okudum, diplomamda ekonomist yazıyor, uzun yıllar bilişim sektöründe teknoloji ile iç içe, üst düzey yönetici olarak çalıştım, hala da öyle (hatta sektörün en başarılı iş kadını ödülüm bile var), ancak 1995’ten beri kendimi “fütürist” yani “olumlu gelecek tasarımcısı” olarak tanımlıyorum.
 
Türkiye’de kartvizitine bu unvanı yazan ilk kişi, ilk kadınım. 2006’dan bu yana da “fütüristlik” resmen işim, mesleğim. “All futurists” Google aramasında ilk sıralarda endeksleniyor, Forbes’un “en etkin 50 kadın fütürist” ve “dünyanın en iyi 100 kadın fütüristi” listelerinde dünyanın en etkili 100 kadın fütüristi arasında yer alıyorum. Kısacası dünya klasmanında da bu konuya kafasını epey takanlar arasında sayılıyorum…
 
Peki ne yapıyor fütüristler? Ne demek fütürizm ve ne işe yarar? Nasıl fütürist olunur?
 
Fütürizm, “Future” yani “gelecek” kelimesinden türemiş. 1900’lerin başında sanat akımı iken ikinci dünya savaşından sonraki yıllarda şimdiki anlamında kullanılmaya başlanmış. Tıpkı tarihçilerin geçmişe dair bilgi üretmesi, yorumlaması gibi; fütüristler de geleceğe dair olasılıkları akıl, bilgi ve teknoloji yardımıyla üretiyor, yorumluyorlar.
 
Tarih, “neler olmuştu?”ya, fütürizm, “neler olabilir?”ye bakıyor…
 
Her ikisi de geçmişi ve geleceği kişi ve kurumların daha iyi gelecek tasarlaması için “bilgi” haline dönüştürüyor. Geleceğe dair kötü, iyi ihtimaller hakkında erken farkındalık yaratıp, önlem alınması ve hazırlık yapılması için fütürizmin bilinçli ve akıllı şekilde kullanılmasını yaygınlaştırmaya çalışıyorlar.

21’inci yüzyıl fütüristleri yani bizler;


- Farklı olma cesaretine sahiplerdir.

- Kendisi ve tüm insanlık için olumlu, ilerici, yenilikçi vizyon geliştirirler.

- Kişi, kurum ve toplumların yararlı, etkin yol haritası oluşturmalarına yardımcı olurlar.

- İnsanlıktan ve doğadan sorumlu olduklarını bilirler.

- Geleceğin seyircisi değil, tasarımcısı olması gerektiğinin farkındadırlar.

- Çağdaşlık sözcüğünün günü yaşamakla sınırlı olmadığını bilir ve davranışlarıyla bunu yansıtırlar.

- Geleceği uzgörürler (Uzgörü: Uzak, Uzman, Uzlaşmacı).

- Dünyayı kendine, kendini dünyaya ait hissederler.

- Dünyanın örgütlenmesinde yer almak isterler.

- Fütürist yaklaşımları kullanarak, kitlelerin fütürist bilinç geliştirmesine önderlik ederler. 

Hepinizi “fütürist, fütürdaş, fütürcan” yapmaya azmediyor, girizgah kısmını burada noktalıyorum…

Eğitimin, öğrenmenin geleceğini şekillendiren 6 temel trend:
 

1. Mikro okullar / bölümler / gruplar dönemi ana sistem olacak.

Pandemiden önce de klasik eğitim yöntem, araç ve içeriklerinin çöktüğü tüm dünyada biliniyordu. Home Schooling – Ev Okulu, kişiselleştirilmiş müfredat, online eğitimler, küçük gruplarla özel dersler vb. ufak ufak başlamıştı. O zaman bunlar işlevsizleşen sisteme “çare, alternatif” idi. COVID_19’dan sonra “asıl” eğitim, öğrenim kanalları ve sistemleri olmaya başladı. Bundan sonra, yakın gelecekte daha da gelişerek sürecek, büyüyecek, farklılaşacak.
 

2. Sınıfta ya da online’da eğitimin en kritik öğesi yeniden “yaratıcılık” olacak.

Son on yılda teknolojik gelişmeler ve ilintili konuların aşırı değer kazanması ile eğitimde STEM'e (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) odaklanılmıştı. Oysa şimdi yaratıcı insanlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç oldupu ve olacağı iyice anlaşıldı. Onun için işine yaratıcılık, sanat katabilenlerin ibresi yükseliyor, mühendislerle yarışacak seviyeler yükseliyor. Az biraz sabır! Sanat para etmez diyenler utanacak. Yaratıcılık, sanat teknoloji sayesinde baş tacı olacak.
 

3. İnsanlar, çocuklar, gençler tamamen kişiselleştirilmiş öğrenime geçecek.

Herkes kendi öğrenme hızına, ilgi alanına, ihtiyacına ve olanaklarına göre; cihaza, konuma veya saate bağlı kalmaksızın özgürce öğrenecek. Disleksi gibi belirli öğrenme zorluklarına hitap eden programlar ve kurslar, öğrencilere kendi yaş aralıklarındaki diğerleriyle eşit düzeyde öğrenim için olanak sağlayacak.
 

4. Öğretme / öğrenme yöntem, araç ve içerikleri tamamen değişecek.

Simülasyon, eğitici oyunlar, eğitici eğlence gibi yeni yöntemlerle Simüle edilmiş öğrenme deneyimleri öğrenciyi öğrenmenin içine dahil edecek. Örneğin, RoomQuake gibi uygulamalar normal bir sınıfı deprem simülasyonuna dönüştürecek, yanı sıra eğitici oyunlar ve eğitici eğlence öğrenme yöntemleri, öğrencilere kitaptan çıkıp bir deneyime girme şansı sunacak. Tüm bunlar öğrencilere işbirliği içinde çalışma ve gerekli zaman ve görev yönetimi becerileri gibi geleceğin en önemli yetkinliklerini kazandıracak. Kendilerini ve çevrelerini geliştirmek için sınırız fırsatlar sağlayacak.
 

5. Eğitim ve öğrenimde teknoloji kullanımı eksponansiyel olarak (misli misli) artacak.

Yapay Zeka (AI), robot, bot, nesnelerin interneti, giyilebilir teknolojiler ve blok zincir kullanımı belki de en hızlı ve en çeşitli, en yaratıcı çözümlerle eğitim sektöründe gelişecek. Öte yandan diğer yenilikler olarak sayabileceğimiz sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) gibi teknolojiler eğitimi öyle ilgi çekici, yaratıcı, eğlenceli, gerçekçi, pratik, kolay gale getirecek ki eğitmenler, içerik geliştiriciler, yatırımcılar, öğrenciler ve ebeveynler için  “olmazsa olmaz” kategorisinde gelişmeler haline gelecekler.
 

6. Herkes online eğitimci ve öğrenci olacak.

Sanal / çevrimiçi eğitim / öğrenme aslında onlarca yıldır internet üzerinden yapılabilir durumda iken Pandemi’ye kadar kimse, özellikle eğitim sektörü ve devletler yaygınlaşması, gerçek anlamda gelişmesi için gereğini yapmadı. Sanal / çevrimiçi eğitim, çoğu üniversitede, K-12 okullarında yaygın olarak kabul görmedi. Tek tük başlayanlar da en fazla geleneksel eğitimi çevrimiçi yapar hale geldi. Sanal öğrenme, müfredat gereksinimlerini karşılayan ve aynı zamanda öğrencilerin dikkatini çeken dersler oluşturmak; yaratıcılığın yanı sıra ileri teknoloji bilgisi, ilave yetkinlikler gerektirdiği için konu baya baya halı altına süpürüldü. Şimdi kaçış yok bir gün herkes online eğitimci ve öğrenci olacak.

Kaynak (SU Blog)
 
Kısa kısa haberler:
 
Yapay cilt-deri çalışmalarında çığır açacak gelişme!


 
Avustralya'nın Melbourne kentindeki RMIT Üniversitesi'nde ağrıya tıpkı gerçek cilt gibi tepki veren, daha iyi protezlere, daha akıllı robotlara ve cilt dokusundaki yayılmaları önleyecek çözümlere yol açacak çok gelişmiş “elektronik yapay deri” geliştirildi (Kaynak: ScienceDaily)
 
Hastanelere de fidye yazılım (Ransomware) saldırıları başladı!



Büyük Bir ABD hastane zinciri geçtiğimiz günlerde siber saldırıya uğradı. Hastanenin tüm bilgisayarları ve cihazları tamamen kapandı, bilgi işlem sistemi bütünüyle durdu. Özellikle acil servis hastalarını etkileyen durum nedeniyle hastalar başka hastane ve servislere yönlendirildi, randevular, test sonuçları, hemen hemen tüm işlemler gecikti ya da yapılamadı. Kısa sürede çözüm bulunamayınca da tüm işlemler tamamen kağıt sistemlere ve esi yöntemlere döndü. Haberi ilk duyuran Bleeping Computer, fidye yazılımının 2018'de ortaya çıkan ve Rus siber suç örgütleriyle bağlantılı olan Ryuk'un özelliklerini taşıdığını belirtti. Ryuk isimli bilgisayar korsanı yapı, kurumsal kurbanlardan büyük fidye almaya çalışan bir örgüt olarak biliniyor. Saldırıya uğrayan hastane zincirinin 90.000 çalışanı olduğu, her yıl yaklaşık 3,5 milyon hastayı tedavi ettiği belirtiliyor. Konu nasıl çözüldü ya da çözülebildi mi henüz net bilgi yok, ancak bu tür saldırıların sağlık sistemlerini hedef alması büyük tehlike… Akıllı gençlerin bu alanlarda koruyucu, önleyici buluşlar yapması önemli. Onlara ilham olması için paylaştım bu haberi. (Kaynak: Wired)
 

Bu yazı Posta Gazetesi için yazılmıştır.  Yazının linki buradadır.

Orijinal yazıyı büyüterek okumak için aşağıdaki kupüre tıklayınız.

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın