Dünyayı çökertecek 7 tehlike, terör alanı!
3316 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Dünyayı çökertecek 7 terör alanı!

DÜNYA, bu hafta çıkan uluslararası bir rapora göre, milyarlarca insanı tehdit eden ve medeniyetin
çökmesine neden olabilecek birbirine bağlı bir dizi krizle karşı karşıya.


Yeni bir rapor, dünyanın şimdilerde karşı karşıya kaldığı  en  büyük  problemlere  dikkat  çekiyor.
Çevreyle ilgili krizin her yıl derinleştiği konusunda uyarıyor. İnsanların tüketimi şu anda doğanın
yeniden  üretme  kapasitesinden  %30  daha  fazla.  2015 yılına kadar iklime bağlı felaketlerden
muzdarip olan insan sayısı, yılda 375 milyonu geçecek derecede hızla artabilir. 2030 yılına kadar
660  milyon  insan etkilenebilir ve bu zaman zarfında ekonomik kayıplar yılda 340 milyar dolara
ulaşabilir. Şu anda sürmekte olan 15 savaş var ve rapor, 2025 yılına kadar 3 milyar insanın suya
erişimi olmayacağını tahmin ediyor.

 

Sunday Herald’ın çevre editörü Rob Edward’ın hazırladığı özel rapor;
 

DÜNYA, bu hafta çıkan uluslararası bir rapora göre, milyarlarca insanı tehdit eden ve medeniyetin
çökmesine neden olabilecek birbirine bağlı  bir  dizi  krizle  karşı  karşıya.  İklim  kirliliğinin,  yiyecek
kıtlıklarının, hastalıkların, savaşların, felaketlerin,  suç  ve  ekonomik  durgunluğun,  dünyayı  harap
etmek ve insanlığın geleceğini tehdit etmek için  elbirliği  yaptığı  konusunda  uyarıyor.  Demokrasi,
insan hakları ve basın özgürlüğü de bunlardan  zarar  görüyor. 2009 State of the Future [Geleceğin
2009 Yılındaki Durumu] başlıklı rapor,  merkezi  Washington DC’de  bulunan  ve  30  ülkeden  2700
uzmanın katıldığı uluslararası beyin takımı Millennium Project tarafından derleniyor.

 

Rapor,  "dünyanın  yarısı,  sosyal  istikrarsızlık  ve  şiddete maruz görünüyor,” diyor. “Bunun nedeni,
artan işsizlik ve azalan yiyecek, su ve enerji kaynaklarıyla birlikte küresel ısınmanın ve toplu göçlerin
neden olduğu bozulmalardır.”

Projeye, Birleşmiş Milletler  temsilcilikleri,  Rockefeller  Vakfı,  özel  şirketler  ve  hükümetlerin  dahil
olduğu organizasyonlar destek oluyor. BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’a göre, “Birleşmiş Milletler,
üye ülkeler ve sivil toplum  için  geleceğe  ilişkin  paha  biçilmez  anlayışlar” sunuyor. Raporun en tatsız
uyarısı, kirliliğin neden olduğu iklim kaosunun tehlikelerine ilişkin.  Ayrıca  dünyada  sürmekte  olan  15
savaşa dikkat çekiyor. Dahası, 2025 yılına kadar, üç milyar insanın yeterli suya erişimi olmayabileceğini
tahmin ediyor.

 

“Dünyadaki insanların yaklaşık yarısı çeşitli endemik hastalıkların riski altında,” diyor. Bunlar arasında
HIV/AIDS, domuz gribi, ilaçlara  direnç  gösteren  bakteriler  ve  bir  dizi  yeni  enfeksiyon  yer  alıyor.

Uluslararası suç getirilerinden elde edilecek küresel gelirin yaklaşık 3 trilyon olacağı hesaplanıyor.
 

Rapora göre, “demokrasi ve özgürlük, arka arkaya üç yıl ve basın özgürlükleri de  yedi  yıl   azaldı.”
Küresel ekonomik durgunluğun nedeninin “çok sayıda açgözlü ve hilekâr karar  olduğunu,”  ama şu
anda insanlığın “bencil, ben-merkezci ergenlikten” çıkıp büyüdüğüne dair bazı  işaretler  olduğunu
ileri sürüyor.

 

1: Çevre: Rapora göre, en ciddi tehlike,  iklimi  etkileyen  kirliliktir.  Her  gün,  dünyanın  okyanusları,
30   milyon  ton   karbondioksit   absorbe   ediyor  ve  bu  da  okyanusların   asit   miktarını   artırıyor.
Ölü bölgelerin – yaşamı desteklemeye yetmeyecek kadar az oksijeni olan San Diego sahilinde La Jolla
gibi alanlar – sayısı 1960’lardan beri her on yılda iki katına çıktı. Okyanuslar, 2007’de İklim Değişikliği
Üzerine Hükümetler arası Panel’de rapor edilenden %50 daha hızlı ısınırken, geçen yaz Grönland’dan
dışarı  akan  buz  miktarı,  önceki yılın yaklaşık 3 katıydı. Rapor, Antarktika’daki  yaz  buzunun  2030’a
kadar kaybolabileceği konusunda uyarıyor. “Her yıl 36 milyon hektarlık öncelikli  orman  kayboluyor.
İnsanların tüketimi, doğanın yeniden üretme kapasitesinden %30 daha fazla  ve  gezegendeki  talep
son 45 yılda iki katını aştı,” diyor. Bu değişikliklerin dünyanın üzerine  yükleyeceği  baskıların  içinde,
seller, kuraklıklar ve fırtınalar var.

 

WWF İskoçya Direktörü Dr. Richard Dixon, “Bu önemli rapor iklim değişikliğini, insan ırkının karşılaştığı
başlıca ekonomik, toplumsal ve politik zorluklarla oraya koyuyor. Gıda güvenliği, savaş ya da toplu göç
tehdidi konusunda endişeleniyorsanız, iklim değişikliği, durumları daha kötü hale getirecek,” diyor.

 

Millennium Project raporu, iklim değişikliğiyle mücadele etmenin, ABD ve Çin tarafından 1961’de
başlatılan Apollo ay görevine denk 10 yıllık bir program gerektirdiğini ileri sürüyor. Zehirli atık
boşaltılması dahil başka çevre problemlerinin de altı çiziliyor. Dünyanın 50 milyon tonluk yıllık elektrik
atığının yaklaşık %70’i Asya ve Afrika’da yer alan ülkelere boşaltılıyor ve bunun büyük kısmı da yasadışı
olarak yapılıyor. Rapor, bütün balık stokunun dörtte birinin gereğinden fazla avlandığını ve %80’inin
artan balıkçığa dayanamadığını söylüyor.

 

2: Gıda ve su: Rapor, bitkilerde gövde pası hastalığına neden olan Ug99 adlı bilinmeyen bir mantar
yüzünden küresel gıda krizinin “önlenemez” olabileceği konusunda uyarıyor. Dünyanın buğday
ekinlerinin %80’den fazlasını yok etme tehdidi taşıyor ve dayanıklı buğday cinslerini geliştirmek 12
yıldan fazla sürebilir.

 

Gıda fiyatları 2007 ile 2008 arasında %52 artarken gübre maliyeti geçen yıl yaklaşık iki katına çıktı.
Bu sırada, gıda üretiminin %30-40’ı, uygun depolama tesisleri olmadığı için birçok yoksul ülkede
zayi oldu. Yaklaşık bir milyar insan yetersiz besleniyor ve açken 700 milyon insan su kıtlığıyla karşı
karşıya Rapor, bu rakamın 2025’e kadar üç milyarı bulabileceği konusunda uyarıyor. Şu anda 6,8
milyar olan dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9,2 milyara yükselmesi bekleniyor ve 11 milyara da
ulaşabilir.

Christian Aid İskoçya’nın başkanı Claire Aston, “Christian Aid’in gelişmekte olan ülkelerdeki ortakları
şimdiden suyun zor bulunduğunu bildiriyor. 2030 yılına kadar iklim değişikliğinin sonucu olarak üç
milyar insanın bu konumda olacağı fikri, korkutucu bir olasılık,” dedi. Su kıtlığı, artan küresel et
tüketimiyle daha da kötü bir hal alıyor. Rapor, ete olan talebin 2025’e kadar %50 artabileceğini ve
2050 yılına kadar da iki katına çıkabileceğini tahmin ediyor.

 

3: Hastalık Rapora göre yaklaşık 17 milyon insan – dokuz milyonunu küçük çocuklar oluşturuyor, her
yıl bulaşıcı hastalıklar nedeniyle ölüyor. Dünya nüfusunun yarısı endemik hastalık riski taşıyor; bu
hastalıklar, TB, sıtma ve HIV/Aids ile birlikte yılda 300 milyondan fazla insanın hastalanmasına ve beş
milyon insanın da ölümüne neden oluyorlar. HIV/Aids ile yaşayan insan sayısının 30 ile 36 milyon
arasında olduğu tahmin ediliyor ki bu rakam Sahara altı Afrika’nın üçte ikisi kadardır. Başka
hastalıklardan kaynaklanan tehlikeler de gittikçe daha kötüye gidiyor gibi görünüyor. 40 yılı aşkın bir
sürede, 39 bulaşıcı hastalık keşfedildi ve son beş yıl içinde 1100’den fazla epidemik hastalık doğrulandı.
MRSA gibi karşılaşılması zor antibiyotiklere direnç gösteren 20 yeni bakteri streni var; buna ek olarak
yeni ortaya çıkan patojenlerin dörtte üçü, türlere sıçrama becerisine sahip. Kolera, sarıhumma, veba,
dang hastalığı, kanamalı ateş ve difteri gibi eski hastalıklar yeniden ortaya çıkarken, H1N1 domuz
gribi virüsü gibi yeni strenler de ağza alınmaya başlandı. Rapor, “yoğun kentleşme, hayvanların doğal
yaşam alanlarına daha fazla tecavüz edilmesi ve yoğun havancılık üretimi yeni pandemikleri
tetikleyebilir. İklim değişikliği böcek ve hastalık biçimlerini değiştiriyor. Sentetik biyoloji
laboratuarlarından yeni sorunlar ortaya çıkabilir,” şeklinde uyarıda bulunuyor.

 

4: Savaşlar ve felaketler; Rapora göre, son dokuz yıl içinde iki milyardan fazla insan 35 savaştan ve
2500 doğal afetten etkilendi. 2009 yılının ortalarına kadar, dünyada 15  çatışma  oldu,  bu  rakam
2008’de görülenden bir fazladır. Terörizme karşı Afrika’da  dört  savaş, Asya’da dört, Orta Doğu’da
dört, Amerika’da iki ve bir tane de  uluslararası  savaş  oldu.  Rapor,  “İran ya  da  Kuzey  Kore’nin  bir
nükleer  silah  yarışını  tetikleyip  tetiklemeyeceği  hâlâ bilinmez bir konu. Daha uzak bir başka kuruntu
ama muhtemelen daha büyük bir tehdit, toplu imha silahları yaratmak ve atmak için tek başına hareket
eden bireylerin durumudur,” diyor. Irak savaşı arkasında, 25 milyon kara mayını, tehlikeli atık, kirlenmiş
su ve tükenmiş saf uranyum içeren bir çevre felaketi bıraktı.  Irak’ın  çevre  bakanı  Nermeen  Othman,
“Irak’ın doğal çevresini yeniden oluşturmak asırlar alacak,” dedi. Rapora göre, doğal felaketlerin sayısı
ve yoğunluğu artıyor. 2008’de, 214 milyon kurbanla  toplam  354  felaket  yaşandı  ve  bunların  %80’i
Asya’da oldu. Artan iklim kaosu, doğal felaketlerin verdiği  hasarı  artırabilir  ve  muzdarip  olan  insan
sayısını 2015’e kadar yılda 375 milyona, 2030’a kadar  da  yılda  660  milyona  çıkartabilir.  Ekonomik
kayıplar yılda 340 milyon  dolara  ulaşabilir.  Pasifik  Okyanusu’nda  denize  yakın  küçük  bir  ada  olan
Tuvalu’nun  BM   elçisi  Afelee  Pita, “Dünya  bir  zamanlar  soğuk savaş denen küresel tehditten şimdi
ısınma savaşı olarak görülebilecek bir tehdide geçti,” dedi.  Rapor  ayrıca  dünyanın  kısa  bir süre önce
gezegeni bitirebilecek bir olaydan kurtulduğunu açıklıyor. “Mart 2009’de bir  göktaşı  Dünyayı  77.000
kilometreyle kaçırdı. Dünyaya çarpsaydı, 800 kilometre karelik alan  üzerindeki  yaşamı  tamamen  yok
edecekti. Geldiğini kimse bilmiyordu.”

 

5: Suç; Millennium Project raporuna göre, organize suç, yılda 3 trilyon dolarla çok büyük bir iş. Bu,
dünyanın toplam askeri bütçesinin iki katı kadar bir miktar. Memurları yozlaştırmak için verilen 1
trilyon dolar rüşveti ve belki  sibersuç  hırsızlıklarından  elde  edilen 1  trilyon  doları  daha  içeriyor.
Kalpazanlık ve korsanlık en az 300 milyar dolar, küresel uyuşturucu ticareti 321 milyar dolar, insan
kaçırma 44 milyar dolar ve yasadışı silah satışları 10 milyar dolar getirebilir. Rapora göre, “Hükümetler,
bir dizi karar noktası olarak görülebilir ve bu noktalardaki bazı insanlar çok büyük rüşvetlere eğilimliler.
Kararlar eroin gibi alınıp satılabilir, demokrasiyi illüzyon haline getirebilir.” Şaşırtıcı bir şekilde, büyük
çoğunluğu Asya’da olmak üzere 14 milyon ile 27 milyon arasında insanın hâlâ köle olarak tutulduğu
tahmin ediliyor. Bu, Afrika köle ticaretinin en yüksek dzüeyde olduğu zamandan bile fazla.Rapor,
dünyanın “uluslarüstü organize suç tehdidinin büyüklüğüne” uyanmaya başladığını ileri sürüyor. BM
Uyuşturucu ve Suç Bürosu, bütün devletleri uyumlu bir strateji geliştirmeye çağırdı ama çabalar hâlâ
parça parça. 2009 G8 adalet ve iç işleri bakanları toplantısı, suç karşıtı stratejileri inceledi ve
Haziran’da ABD Uluslararası Organize Suç İstihbarat ve Operasyon Merkezi’ni faaliyete soktu. 
Raporun gözlemine göre, “Bu arada, uluslarüstü organize suç, kapsamlı, entegre bir küresel karşı
strateji yokluğunda yayılmaya devam ediyor.”

 

6: İnsan Hakları: Rapor, özgürlük ve demokrasinin arka arkaya üç yıl boyunca azaldığını ve basın
özgürlüklerinin de arka arkaya yedi yıl boyunca kötüleştiğini açıklıyor. 2008’de, demokrasi 34 ülkede
azalırken sadece 14 ülkede iyileşti. Dünya nüfusunun sadece %17’si basını özgür olan 70 ülkede
yaşarken %42’si basını özgür olmayan  64  ülkede  yaşıyor.  Economist  Intelligence  Unit’e  göre,
insanlığın  %14,4’ü  tam  demokrasiden  yararlanırken  %35’i  otoriter  rejimde  yaşıyor.  Rapor,”
Demokratik  güçlerin  kısa  dönemli  ters  gidişlerin   uzun  vadeli    demokratikleşme   gidişatını
durdurmadığından  emin  olmak  için  daha  çok  çalışması  gerekecek,”  diyor.  Kadınlar,  dünyadaki
işgücünün  %  40’tan  fazlasını  oluşturuyor  ama  ücretlerin  % 25’ten  azını  kazanıyor  ve  varlıkların
sadece  %1’ine sahip. 
Rapor, “Birçok ülkenin yasaları ve kültürleri kadınların insan haklarını yok sayıyor.
Cinsiyet eşitliği sağlıklı bir toplumun gelişmesi için zorunludur ve diğer küresel zorlukların tümünü ele
almak için en etkili yollardan biridir,” diyor. İnsan hakları örgütü Amnesty International, durgunluğun
dünyanın yoksul kesimi üzerinde “tahrip edici bir etkisi” olduğu, gittikçe daha fazla insanı yoksulluğa,
işsizliğe ve evsizliğe ittiği konusunda uyarıyor.Amnesty’nin İskoçya programı direktörü John Watson
"Durgunluk umutsuz insanların baskı altında tutulmasına da neden oluyor. Hükümetler ve savunmasız
insanlar arasında yeni gerilimler yaratıyor,”
dedi.

 

7: Bilim ve teknoloji; Millennium Raporu, teknolojik gelişmelerin hayrete düşüren hızından dolayı,
politikacılar ve halkın bu tür hızlı değişikliklerin etkilerini izlemek için “küresel toplu zekâ sistemine”
ihtiyacı olduğu konusunda uyarıyor. Gelişmenin insan ırkı üzerinde “yüksek olumsuz etkisi” olması
halinde hükümetler tarafından uyum planları hazırlanması gerekiyor. Bilim ve teknolojideki ilerlemeler,
tıp, bilgi işlem ve biyoteknolojide büyük buluşlar yapılması şansını artırmasına rağmen, diğer yüzün ne
olabileceğinden emin olmadığımız için bu büyük buluşlar sağlık uyarısıyla birlikte geliyor. Rapor, bazı
uzmanların medeniyetin “tekilliğe” doğru ilerlediği konusunda spekülasyon yaptığını söylüyor. Bu,
“teknolojik değişimin, bugün bizim 2025 yılından sonra yaşamın nasıl olabileceğini anlayamayacağımız
kadar hızlı ve kayda değer olduğu” anlamına gelecektir.Elektronik şirketi IBM, 2011 yılına kadar kabaca
insan beyninin hızına denk, saniyede 20.000 trilyon hesaplama yapabilecek bir bilgisayar – Hal, 2001:
Uzay Yolculuğu gibi - üretme sözü verdi. Potansiyelde, rüzgâr türbinlerinin ve başka yenilenebilir
kaynakların ürettiği elektrikteki patlama emsalsiz. 2008’de ilk defa, ABD ve AB’deki elektrik
üretimindeki artışın büyük bölümü yenilenebilir kaynaklardan geldi.

 

“Mobil telefonlar, internet, uluslararası ticaret, dilin tercüme edilmesi ve jet uçaklar, insanlık için
ihtimalleri iyileştirmek amacıyla küresel stratejiler yaratabilen ve uygulayabilen birbirine bağımlı bir
insanlık doğuruyor.”

                                                                     ***************************** 

Daha iyi bir gelecek için hizmetlerimiz hakkında bilgilenmek, 
Seminer-Workshop-Moderasyon-İçerik-Etkinlik Kurgusu vb. talepleri için görüşmek, 
Özel-özgün çalışmalarla işinize, hayatınıza dair iyileştirmeler yapmak üzere 
Antrenörlük almak 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;

Başvuru ve sorularınız için lütfen > burayı tıklayınız

Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın