Engel tanımayan Duygu...
11591 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:
 

Bir kaç yıl önce TurkishWIN’de konuşmamı yaptıktan sonra yanıma görür görmez “ne kadar da Monica
Bellucci’ye benziyor!
” diye düşündüğüm genç bir hanım yaklaştı. Kendisini
PWC TV’nin Program
Koordinatörü olarak tanıtıp “dijitalleşme üzerine bir söyleşi yapabilir miyiz?” diyerek kartvizitini uzattı.
 

Sevgili Duygu Merzifonluoğlu ile yollarımız böyle kesişti. Kısa bir süre sonra buradan izleyebileceğiniz
keyifli söyleşiyi yaptık. Ondan sonra da şu seriyi çektik. 

Duygu’yu daha yakından tanıdıkça;

içimden...

- Onu mutlaka yazmalıyım...

- Bu gelişim, dönüşüm öyküsünü, bu engel tanımaz,

- Kafasının dikine, ideallerinin peşinden giden profili herkes bilmeli.  

- Özellikle gençler, “ama olanağımız yok ki, ama elimizden tutmuyorlar ki” diyenler duymalı. 

- Onu herkesler, “mazeret değil çare bulmak” neleri nasıl değiştiriyor’a canlı bir örnek olarak tanımalı. 

diye geçiriyordum. Anlatmak istediğim bir çok şeye canlı örnek gibi gördüğüm Duygu´dan çok
etkileniyor, büyük sevgi, hayranlık ve takdir duyuyordum.

Ve buluştuk!

Sonunda bir gün “Duygu’cuğum ben de seninle bir söyleşi yapmak istiyorum, olur mu? “ dedim. 

O kocaman, insanın içine işleyen gülüşü ve başka türlü parlayan güzel gözleriyle “tabii, ne zaman
isterseniz”
dedi ve müthiş enerjisi ve öyküleriyle ofisime geldi.
 

Uzun uzun konuştuk. Burada yazamayacağım daha pek çok farklı, sıra dışı özelliği, anısı olduğunu
öğrendim. Zaten ondan hayli etkilenmiştim. İyice fan’ı oldum :) Uzatmayıp konuya gireyim artık.
 

Niye duyguya bu kadar kafayı taktığımı anlatayım... 

Ben zannettim ki bayağı iyi bir stüdyoya gideceğim... 

 

 

İlk video kaydından sonrakileri çekmek için Duygu beni PwC’ye davet etti. Çekim öncesi sorularla, sıkı
bir ön hazırlıkla, kıyafetimin rengine kadar gayet profesyonelce yönlendirdi.

Kayıt günü geldiğinde iyice hazırlanıp, gittim. PwC’nin Beşiktaş’taki binasına, güvenliğe ulaştığımda
nereye geldiğimi sordular.

PwC TV Stüdyosu”na dedim. Şaşırdılar. “Öyle bir yer yok ki..” diye mırıldandılar. “Kime gelmiştiniz?”
dediler. Duygu’nun ismini verdim, yukarıyı aradılar ve ‘buyurun, sizi bekliyorlar’ diye beni PwC’nin ofis
katlarına yönlendirdiler.

Ben oradan gideceğiz herhalde diye düşünürken, kendimi çekim yapılacak mekânın içinde,  yani
Duygu’nun küçücük ofis odasının ¾ ‘ünü kaplayan ve bir duvarı yeşile boyanmış, bizzat duygu
tarafından, bir marangoza çikolata kutusu örneği verilerek 150 YTL’ye yaptırılmış bir prompter’ın bile
olduğu minyatür stüdyonun ortasında buluverdim!
 

Şaşkınlığım görülmeye değerdi. Nasıldı yani? Koskoca PwC’nin Internet TV yayınındaki görüntüler, onca
meşhur insanla çekimler, söyleşiler burada mı yapılıyordu?
 

Yanıt: “Evet, çoğunlukla burada yapıyoruz...” oldu... 


Öyle yapılıyordu, çünkü Duygu bütçemiz yok, buna ödenek, kaynak çıkaramayız, millete oturacak ofis
veremiyoruz, stüdyo diye yer ayıramayız vb.
” gerekçeleri engel olarak kabul etmiyor, zaten normal
ölçülerden dahi çok küçük olan odasını fotoğraflarda gördüğünüz gibi PwC TV çekim merkezi haline
dönüştürüyordu.
 

Ve benden de oraya girip çıkan kelli felli tüm iş insanlarından da “Eh pes!” diye özetlenebilecek
şaşkınlık ve takdir nidalarını alıp, coşkuyla işine, koşmaya devam ediyordu...

Kimdi Duygu, nereden gelmiş, nereye gidiyordu? 

Ankara’da 1984 yılında doğmuş, ODTÜ İşletme mezunu, üst düzey banka yöneticisi ve kızının yaşam
koçu olmaya bayılan bir babanın ve sanata gönül vermiş, resim yapmayı hayatının odağı yapmış,
fitoterapi master’lı Hacettepe Eczacılık mezunu bir annenin tek kızı.
Ailecek sanata, edebiyata müthiş
düşkünler...
 




Lise yıllarında makale, düzyazı, şiir ve kompozisyon dallarında Ankara çapında ve Türkiye genelinde
birincilikler alıp dereceler elde etmiş
.

2007 yılında Bilkent Üniversitesi, Ekonomi Bölümünü bitirmiş.

Bitirir bitirmez halen görev yaptığı
Pricewaterhouse Coopers (PwC)´da ‘Üst Düzey Yöneticilerin
Vergilendirilmesi – International Assignment Solutions (IAS
)’ bölümünde vergi danışmanı olarak işe
başlamış, bir başına İstanbul’a taşınmış.
 

2009 Aralık ayında Kıdemli Danışmanlığa kadar yükselmiş. Bu alanda istikbal vaat eden bir vergi
danışmanı olma yolunda ilerlerken ve terfiler almaya adayken, gönlünden geçen işin bu olmadığını
anlayıp, yöneticilerine ayrılmak istediğini söylemiş.

Önce çoğunluk onu kararından vazgeçirmeye çalışmış. “Bak ne güzel gidiyorsun, yükselirsin...” vbg.
her şeyleri söylemişler ama o Nuh demiş Peygamber dememiş. “Ben sanatla ilgili, televizyonla,
internetle ilgili işler yapacağım. Gönlüm medyada
” demiş ve tüm önerilere, uyarılara kulaklarını
tıkamış.

Tüm bu hengâmenin ortasında şuan aynı zamanda ekip arkadaşı da olan PwC Vergi Portalı Yöneticisi
Murat Urgan
onu çok iyi dinleyip, anlayıp, Duygu’ya bugünkü işinin yolunu açan ışığı yakmış, kıvılcımı
çakmış! Ve bugün PwC Vergi Bölümü Lideri olan Zeki Gündüz ile Duygu’yu bir araya getirmiş. Bunun
üzerine Gündüz ve Urgan, Duygu’ya "yüksek risk almadan, yüksek başarı olmaz (more risk, more
return) 
gel kafandaki projeyi burada yap, PwC bünyesindeki  ‘Vergi TV’ye başka kategoriler de
ekleyerek hayalindeki ‘PwC İnternet Televizyonu’nuna dönüştür. Daha geniş kitlelere ulaşmamızı
sağla
” demiş. 

Her şey böyle yön değiştirmiş...

Ve Duygu öylece ne Türkiye’de ne de şirketin Global merkezinde hiç olmayan bir şeyi, ‘PwC Internet
Televizyonu
’nu hayalini kurduğu noktaya getirebilmek için kolları sıvamış.  Şirketi onu Gülgün Feyman’a
diksiyon derslerine yollamış. O da kendi cebinden İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim
Sistemleri Bölümü’ne yüksek lisans programına yazılmak için başvurmuş
. Ancak internet ve medya
alanındaki başarılarından ötürü burs kazanmış.


2010 yılında bir tesadüf sonucu katıldığı yarışmada Avon’un yüz güzeli seçilmiş. Kader onu bir kez daha
şaşırtmaya çalışmış
. Dizi teklifleri, ulusal kanallardan “gel bizde çalış” çağrıları arasında o yine dik ve
kararlı durup, tırnaklarıyla kazıyarak açtığı yolda azimle yürüyüşünü sürdürmüş. 




Çok rahatlıkla dizi oyuncusu, fotomodel olabilecekken PwC de ilk ve tek olan kartvizitine kavuşmuş ve “PwC internet Televizyonu’nun Program Koordinatörü” olarak kendine ve arkasından geleceklere
yepyeni bir alan açmış.
Koskoca şirkette, global bir kurumsal ortamda daha önce olmayan bir ünvan,
görev yaratmış. Tüm bunları yaparken de 

- Şirketinin koşu ve yelken kulüplerine katılmaktan,

- 2011 yılında kurulan PwC drama akademi’de 6 ay tiyatro eğitimi almaktan,

- Bir sosyal sorumluluk projesi olan “Yıldızlar altında” müzikalinde 3 ay içinde 9 tiyatro sahnesinde
   tiyatro 
yapmaktan, lirik dans sergilemekten,

- 2013 yılında PwC Kayak ve Snowboard Kulübünü kurmaktan,

- 2012 yılından bu yana şirket içinde yayınlanan “Taxperience” dergisinin editörü ve

- Tanışmamıza da vesile olan TurkishWIN (Turkish Women’s International Network)’un aktif
   üyelerinden

   biri olmaktan da geri kalmamış.  

Duygu PwC internet Televizyonu´nun Program Koordinatörlüğü’nün yanı sıra, bu yazıyı yayInladığım
günlerde, 2 yıldır devam etmekte olduğu yükseklisansının yine kendi şirketi üzerine yazmış olduğu
tezinden tam not alarak, “Master of Arts, M.A.” degree’li bir medyacı olarak mezun olmaya
hazırlanıyordu.

Her zaman büyük aşkı olacağını söylediği yazmayı ise Ankara Life Dergisi´nin kültür ve sanat
bölümünde, sanat köşe yazarı olarak sürdürüyor. 


Yaptıklarının bazı rakamsal sonuçları... Şimdilik...

Sevgili Duygu’nun 2010 Kasım ayında ele aldığı ve dönüştürdüğü www.tv.pwc.com.tr adresinden yayın
yapan PwC TV’de, 2007 yılından bu yana 1,800 üzerinde video yayınlanmış ve bu videolar 4,5 milyonun
üzerinde izlenme sayısına ulaşmış.


Toplam video izlenme sayısının 30 milyonu aştığı, 1000’lerce güncel videonun olduğu PwC İnternet
TV’yi ise her gün 6000’in üzerinde tekil izleyici takip ediyor.

Yedi ana kategoride 100’e yakın alt başlıkta yayınlanan bu videolarda, yüzlerce ünlü iş insanı,
danışman, sanatçı ve spor dünyasının tanınmış ismi ile yapılmış söyleşiler, web televizyonu adına iş
dünyası için önemli referanslardan biri haline gelmiş durumda. 

Buradan çıkardığım ve çıkarılsın istediğim dersleri sıralıyorum; 

-  Nasıl bir ailede büyüdüğümüz önemli. Hayatı kolaylaştırıcı ya da zorlaştırıcı olabiliyor. Gençlerimize,
   çocuklarımıza akıllı rehberlik etme sorumluluğunu hep hatırlamalıyız... Duygu tüm söyleşi boyunca
   anne ve babasının kendisi üzerindeki olumlu etkisinden ve kesintisiz desteğinden söz etti...
 
 Kolaylaştırıcı ebeveynleri çoğaltmalıyız... 

- Eğer ne yapmak, ne olmak istediğini biliyorsan, gitmek istediğin yolda güzelliğin bile sana engel
   olamıyor! 

- Kararlıysan, azimliysen “yerim dar, stüdyom, promter’ım yok” demiyor, kendine küçücük alanlarda,    
   kocaman yerler açabiliyorsun. 

- İyi ve olumlu iletişimciysen kocaman yürekleri, bilgileri, bilge insanları, ufacık yerlere oturtup, sorular
   sorabiliyor,dünyaya bedel paylaşımlarını kayda alıp, yayabiliyorsun. 

- Kendine yatırım yapmaya karar verip, çok istersen seni duyan bir amirin, üstün, yöneticin mutlaka
   oluyor.
O enerji, çaba aslında israf olmuyor,
bir başka beyine muhakkak ulaşıyor... 

- Cesur ve atak olursan hareket kabiliyeti çok sınırlı, kurumsal duruşu çok ciddi, gelenekleri, sıkı
   kuralları, kısıtları olan bir ortamda dahi rengârenk, yepyeni, farklı kulvarlar açabiliyorsun

- Eserekli olmazsan, "burada bana bir şey yaptırmazlar!" demeyip, istikrarlı, azimli  bir çaba içinde
   olursan, 
hayal bile edilemeyecek fırsatlara kavuşuyor, bir çok kişiye de esin ve motivasyon kaynağı
   oluyorsun...
 

Teşekkürler Duygu. Hep anlattıklarıma, anlaşılsın istediklerime kanlı, canlı, başarılı ve mutlu bir örnek
olduğun için. 

Teşekkürler PwC, bu örneği paylaşmamıza olanak sağlayan çağdaş, gelecekçi tutumunuz için. 

Gelecek Gelecek Güzel diyorum ya... İşte bu örnekler yüzünden diyorum:) Happy Futuring! 

Bu yazıyı kurumsal hayatın çarklarında öğütüldüğüne inananlar için yazdım. Anladınız siz onu...



“Artık dayanamayacağım!” dediğiniz günleri aramamak için… >
Engel tanımayan Duygu... >
İbret bir işe alım, mülakat hikayesi
İş mülakatlarından kötü kokular geliyor...
İş Mülakatları başınıza hukuki sorunlar açabilir! 
Google´da yasaklanan mülakat soruları 
Kurumsal alanda mutlu çalışan yok mu Allah aşkına?  /// FriendFeed´e gelen yorumlar 
Alphan Manas “İşe Alımlarda IQ Testi Kullanılacak” Demiş. Kim İnanır Buna!!!
Polise 70 IQ sınırı geldi. 50-69 IQ arası Moron (Mild Mental Retardation) 


                                                                                          **************************** 

Daha iyi bir gelecek için hizmetlerimiz hakkında bilgilenmek, 
Seminer-Workshop-Moderasyon-İçerik-Etkinlik Kurgusu vb. talepleri için görüşmek, 
Özel-özgün çalışmalarla işinize, hayatınıza dair iyileştirmeler yapmak üzere 
Antrenörlük almak 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;

Başvuru ve sorularınız için lütfen > burayı tıklayınız

Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

0 Yorum

Bir Cevap Yazın