Futurly - 46, bilim teknoloji, dijitalleşme ve fütürizmle ilgili her hafta 5 haber
6791 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Lazerle hırsızlık! Yeni bir güvenlik açığı bulundu. Kimler etkilenecek?..



Japonya’daki ve Michigan Üniversitesi’ndeki araştırmacılar yaptıkları deneylerde lazer ışığı ile ses kontrollü “Alexa, Google Home veya Siri” gibi dijital asistanları ele geçirmeyi başardılar.  Araştırmacılar bu yolla ev asistanlarına ev ya da ofisin ışıklarını, farklı akıllı cihazları kolayca açtırıp kapatabileceklerini, çevrimiçi alışveriş yaptırabileceklerini veya akıllı bir kilitle korunan bir ön kapıyı açtırabileceklerini, hatta cihaza bağlı bir arabayı çalıştırabileceklerini belirtiyorlar. Michigan Üniversitesi Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimi profesörü olan Kevin Fu, “Bu tamamen yeni bir güvenlik açığı sınıfı yaratıyor, kaç ürünün etkilendiğini bilmek zor, ancak çok fazla olduğunu kolaylıkla tahmin edebiliriz” diyor.  

Ses kontrollü dijital asistanlar salgın gibi yayılırken güvenlik uzmanları Apple’ın Siri ve Amazon’u Alexa gibi sistemler yaygınlaşmaya başladığından beri, bu cihazların gizlilik tehdidi oluşturduğundan ve kolayca saldırıya uğrayabileceğinden endişeleniyorlardı. Haksız çıkmadılar. Araştırmacılar, Michigan Üniversitesi'ndeki 42 metre yüksekliğindeki bir çan kulesinin tepesinden 98 metre uzaklıktaki bir ofis binasının dördüncü katındaki Google Home cihazını ve 107 metreden daha fazla uzaklıktaki bir ses kontrol asistanını, telefoto lens kullanıp dijital asistanın ışığına odaklanarak cihazın kontrolünü ele geçirdiler.
 
Bu tür cihazların mikrofonlarında, ses çarptığında hareket eden diyafram adı verilen küçük bir plaka bulunuyor. Araştırmacılar cihazlardaki mikrofonların, lazer ışığını ses gibi algıladığını, bir lazer veya el feneri ile diyaframa giden elektrik sinyallerini dönüştürerek çoğaltabileceklerini, daha sonra da sistemin geri kalanını ses komutunun yaptığı gibi yönetebileceklerini belirtiyorlar. “Nasıl korunacağız?” sorusuna yanıtları “cihazlarınızı ışıkları dışarıdan görünecek şekilde pencere önüne, yakınına koymayın” diye yanıtlıyorlar…
 
Videodan lazer ile hack’leme nasıl yapılıyor izleyebilirsiniz.
 
Kaynak ve daha detaylı okuma için tıklayın


Uzay istasyonu'na 12 şişe şarap gönderildi!..


“Anlaşılan gelişmiş ülkeler uzayda yaşamı iyiden iyiye ciddiye alıp, “Uzay Kavları” için çalışmaya başladılar bile…” diye düşünüyorsanız, onun için daha vakit var J Bu başlığın sebebi başka! Avrupa bazlı  ​​Space Cargo Unlimited (Limitsiz Uzay Kargo Ltd.)  isimli bir start-up, Uluslararası Uzay İstasyonu'na 12 şişe şarap yolladı.
 
Oldukça masraflı ve zorlu bu gönderinin amacı kuşkusuz “astronotlar boş zamanlarında içsinler” değil. Merak edilen; şarabın yaşlanma sürecinin mikro-yerçekimine dayalı uzay ortamında nasıl etkileneceğini, uzay temelli radyasyonun fiziksel ve kimyasal reaksiyonlar üzerindeki etkisinden kaynaklanan tat, yapı farklılıklarını anlamak.
 
Gönderilen şaraplar uzayda 12 ay kalacak. Aynı partiden alınan diğer şarap örnekleri de bu 12 aylık dönemde Dünya üzerinde yaşlanacak. Uzay İstasyonundaki şaraplar geri döndüğünde sonuçları karşılaştırılacak. Hem Dünya hem de Uluslararası Uzay İstasyonu şarap örnekleri, bir yıl boyunca sensörlerle donanmış ortamlardaki cam şişelerde kapalı kalacak, yaklaşık 18 0C sabit sıcaklıkta tutulacaklar ki birebir aynı şartlarda iken oluşan farklılıkların sebepleri için ipuçları elde edilebilsin. Araştırmacılık dünyanın en heyecanlı mesleği olmalı…
 
Kaynak ve daha detaylı okuma için tıklayın.


Machine Learning (Makine Öğrenmesi) out! Machine Teaching (Makine Öğretmesi) in!..

Robot nurses could help care for the elderly and disabled and lessen nursing shortages in the UK. Photo: Piero Cruciatti/Alamy 

Microsoft ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin son birkaç yıldır en fazla değindikleri ve farkındalık yaratmak istedikleri konu “Makine Öğrenmesi (Machine Learning)” idi. Microsoft, buna farklı bir yaklaşım daha getirerek “Makine Öğretimi (Machine Teaching)” denilen kavrama dikkat çekmeye başladı. Kuşkusuz, yazılım üreten robotları sınıflara yollayıp, insanlara eğitim vermekten bahsetmiyor. Aksine robotların robotları eğitmesinden söz ediliyor…
 
Karanlık-insansız fabrikaların, rüzgâr çiftliklerinin, yeraltı madenlerinin, otonom-insansız cihazların, araçların hızla arttığı ve daha da artacağı yeni gelecekte pek çok hayati iş, robotlarca, yapay zeka ile yapılacak. Robotlar önemli noktalarda kendi başlarına, korumasız, özerk çalışacaklar ve bulunacaklar. İşte böyle bir dünyada, robotların kendilerini yani işlettikleri sistemi korumaları, onarmaları, güvenli koşulları sağlamaları için sürekli gelişmesi, yeni yetkinlikler kazanması gerekecek. Akıllı dronların uçtan uca, şehirlerarası hızlı paket teslim edebilmesi, onarım yapabilmesi vb. önem kazanacak. Kırılan, bozulan vb. parçaların ya da desteğin olay yerine anında erişimi hayati olacak.
 
Microsoft işte bu senaryoları daha şimdiden uzgördüğü için mühendislerin robotlara ve dronlara nasıl davranılacağını, nereye gideceğini ve güvenli koşulların nasıl sağlanıp, korunacağını öğretmek üzere bir robot yazılım geliştiriyor. Microsoft bu amaçla bu tür yazılımlar üreten Bonsai adlı şirketi satın aldı. Kapsamlı testler için Azure bulut yazılımını aktif kullanan ve bu tür özerk programları bu platforma bağlayan şirketlerin, uygulamaların, süreçlerin ve sistemdeki tüketicilerin artması gerekiyor.  Sonuç olarak bu tür robotlara eğitim verecek yazılımlar da Microsoft’un diğer ürünleri gibi sıradanlaşacak ve herkes tarafından kolaylıkla ve mutlaka kullanılacak gibi görünüyor.
 
Kaynak ve daha detaylı okuma için tıklayın.


Opiat (Opioid) bağımlılığı ile mücadelede beyin içi çip uygulaması başlıyor!.. 

Image result for opioid addiction"

Batı Virginia Üniversitesi Rockefeller Neuroscience Institute (RNI) ve West Virginia Üniversitesi Tıp (WVU)'da çalışan tıbbi araştırmacılardan oluşan bir ekip, diğer tedavi yöntemlerine direnç gösteren vakalarda Opiat (Opioid) Bağımlılığını azaltmak için beyine gömülen cip teknolojisini kullanan bir çözümün klinik denemelerine başladı.
 
Beyin cerrahlarıdan oluşan ekip, “Derin Beyin Simülasyonu - Deep Brain Simulation ” olarak adlandırılan cihazı, dünyada bu tür bir deneye katılan ilk kişi olan 33 yaşındaki kişinin beynine başarıyla yerleştirdi. Derin Beyin Simülasyon cihazı, beynin bağımlılık ve kendi kendini kontrol etme davranışlarıyla ilişkili olduğu bilinen bölümlerine tutturulmuş birkaç küçük elektrottan oluşuyor. Derin Beyin Simülasyon cihazı, ilgili bölgelere darbeler gönderilerek bağımlılığın azaltılmasını sağlamaya çalışıyor Ayrıca hastanın gerçek zamanlı isteklerini de izleyebiliyor. Deneylerin, araştırmacılara tedaviye dirençli Opiat Bağımlılığı hakkında çok değerli veriler sağlaması bekleniyor.
 
Opiat bağımlılığı; Opiat (Oipoid) haşhaştan elde edilen bir ilaç grubudur. Öncelikle ağrı kesici olarak kullanırlar. Ağrı kesici etkisinin yanı sıra opiatlar, mutluluk, keyif, gevşeme hissi vermektedir. Dünyada kimyasal olarak birbirinden farklı 20’den fazla opiat klinik kullanım halindedir.Gelişmiş ülkelerde, kötüye kullanıma ve bağımlılığa en sık eşlik eden madde opiattır. Eroin dışındaki opiatlara bağımlılık en sık olarak; Tıbbi tedavi esnasında bağımlı olan kişilerde, bu tip ilaçlara kolaylıkla ulaşabilen sağlık profesyonellerinde, kullandığı ilaçları tıbbi sağlayıcılardan ve tedavi programlarından elde eden kimselerde görülür.
 
Daha fazlası ve detaylı okuma için tıklayın.


Dünyanın dört bir yanındaki hükümet yetkilileri WhatsApp ile hacklendi!..

Image result for whatsapp hack news"
 
WhatsApp Mesajlaşma şirketinin soruşturmaları hakkında bilgi sahibi olan kaynaklara göre, ABD ve ABD yanlısı birçok ülkedeki üst düzey hükümet yetkilileri, bu yılın başlarında, kullanıcıların telefonlarını ele geçirmek için WhatsApp’ı kullanan yazılım korsanları tarafından hacklendi. Pek çoğunun telefonundaki bilgiler siber korsanlarca ele geçirildi.
 
Kaynaklar, bilinen mağdurların “önemli” bir kısmının yüksek profilli hükümet ve askeri görevliler olduğunu ve bu tür internet korsanlığının beş kıtada en az 20 ülkeye yayıldığını açıkladılar. Bir üst düzey hükümet yetkilisi akıllı telefonları ve özellikle Whatsapp’ı hedef alan siber saldırılarda elde edilen bilgilerin, büyük siyasi ve diplomatik sonuçları olabileceğini belirtti.
 
Facebook'un sahip olduğu yazılım devi WhatsApp, İsrailli hack aracı geliştiricisi NSO Group'a karşı dava açtı. WhatsApp, açtığı davada NSO Grubunun, müşterilerin 29 Nisan 2019 ve 10 Mayıs 2019 tarihleri ​​arasında en az 1.400 kullanıcının cep telefonuna girilmesine yardımcı olmak için WhatsApp'ın sunucularındaki bir kusurdan yararlanan bir bilgisayar korsanlığı platformu kurduğunu ve sattığını iddia ediyor. NSO ise “kimin müşteri olduğunu ya da olmadığını açıklayamayacağını ve teknolojisinin belirli kullanımlarını açıklayamayacağını” söylüyor.
 
Büyük tedirginlik yaratan olaydan sonra, hedefler arasında bulunan Londra merkezli bir insan hakları avukatı, Reuters'e telefonunun hacklenme girişimlerini gösteren fotoğraflar göndererek olayın anlaşılmasına katkı verince Retuters haber ajansı, saldırılan WhatsApp kullanıcı sayısının açıklananlardan daha da yüksek olabileceğini belirtti. Mağdurların daha çok ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Meksika, Pakistan ve Hindistan'da bulundukları ancak kimliklerinin belli olmadığı iddia ifade ediliyor.
 
Kaynak ve daha detaylı okuma için tıklayın.

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın