Gelecek dijitalleşme ve sosyal medyada!
4746 görüntüleme
Bu içeriği paylaşabilirsiniz >
Facebook
Twitter
Linkedin
Google+
Pinterest

Fütürizm beni ilginçleştirdi...

Gelecekle ilgili uzgörülerde bulunan, kişi ve kurumlara yol gösteren birisi olarak, fütürist tarafınız iş
ve özel hayatınızda size ne gibi avantajlar kazandırıyor? 

İş hayatımda yepyeni kariyer sıçramaları yapabiliyorum. Çok uzun yıllar profesyonel çalışmıştım.
Ama fütürizm bana kendi yaşamımı planlama anlamında çok yardımcı oldu ve bana yepyeni bir beceri
kazandırdı. Şu anda M-GEN Gelecek Planlama Merkezi olarak, en hızlı gelişen danışmanlık
firmalarından birisiyiz. Hatta artık dijital ajans da olduk. Altı yıl içinde fütürizmden yararlanarak
yepyeni bir iş hayatı oluşturdum.

Fütürizm, beni özel hayatımda da enteresan ve ilginç kılıyor. Sohbetlerim daha renkli oluyor.
Herkes nasıl bir doktoru ya da avukatı gördüğünde soru sorar, aynı şekilde bana da sorular soruyorlar.
Ne yaptığım anlaşılmadığı için ilk önce insanlara fütüristliği anlatmam gerekiyor. Gelecekte iyi şeyler
olacağını duymak insanların hoşuna gidiyor. Bazıları çekiniyor, korkuyor. Ama her koşulda bir duygu
uyandırdığım ve ilgi çektiğim kesin. Fütürist tarafımın beni ilginç bir insan yaptığını söyleyebilirim. 

“Dijital ok yaydan çıktı” diyen M-GEN Gelecek Planlama Merkezi Kurucusu ve Fütüristler Derneği
Başkanı Ufuk Tarhan, şirketlerin buluşçu olmak zorunda olduğunu söylüyor. Tarhan, bunun için de
sosyal medyayı etkin kullanmanın önemli olduğunu belirtiyor ve “Sosyal medyayı anlamlı kullanmayı
öğrenmek, okuma-yazmayı öğrenmek gibi” diyor.    

************************ 

M-GEN Gelecek Planlama Merkezi Kurucusu ve Fütüristler Derneği Başkanı Ufuk Tarhan, Türkiye’de
fütürist düşüncenin öncülerinden biri. Türkiye’nin ilk fütürist şirketinin kurucusu, aynı zamanda ilk ve
tek kadın fütürist konuşmacı.

Yıllarca farklı sektörlerde yönetici olarak çalıştıktan sonra, bir uçak yolculuğunda eline “The Futurist” dergisi geçiyor, “fütürizm” ile tanışıyor ve fütürist yaklaşımdan çok etkileniyor. Zaman içinde çalıştığı
alanı farklılaştırıyor ve bir fütürist oluyor. Gelecekle ilgili öngörülerde, fütüristlik deyimiyle
uzgörülerde” bulunan Tarhan, 2012’de şirketlere dijital dünyayı anlamalarını, sosyal medyayı çok etkin
kullanmalarını tavsiye ediyor.


Şirketlerin CEO, genel müdür ve üst düzey yöneticilerinin mutlaka dijital eğitimi almaları gerektiğini
belirten
Tarhan, “Dijitalleşme, bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk” diyor. Sizleri, Tarhan’ın
uzgörülerine kulak vermeye davet ediyoruz.  


Ekonomi bölümünden mezun oldunuz. Bugüne kadar çeşitli sektörlerde yöneticilik yaptınız. 
Fütüristlik yoluna nasıl girdiniz? Hikâyenizi bizimle paylaşır mısınız?  


Fütüristler Derneği’ne üye olmamı, 15 yıl önce bir yurtdışı uçuşu sırasında bulduğum “The Futurist”
dergisini okumam sağladı. Yolculuk boyunca dergiyi okudum ve çok etkilendim. Dergiyi herkes
okuyabilirdi, ama benim kadar etkilenmeyebilirdi. Benim her zaman geçmişten çok, geleceğe merakım
vardı. Hep, “Daha iyi nasıl olabilir?” diye düşünürüm. Bu nedenle dergideki fütürizmi anlatan yazılar çok
ilgimi çekti. İstanbul’a döner dönmez önce dergiye, ardından World Future Society’ye (Dünya
Fütüristler Birliği) üye oldum. 2005’te Alphan Manas ve kurucu üyelerle birlikte Fütüristler Derneği’ni
kurduk. O günden beri dernekte aktif görev yapıyorum. İşte fütürist olma hikayem…    


Bir televizyon kanalında 2012 yılı uzgörülerinizi paylaştınız ve “Dijital ok, yaydan çıktı. 2012’de
bütünkişi ve kurumlar için dijitalleşme, stratejik başarı faktörlerinden birisi” dediniz. Bu noktada
şirketler geleceğe nasıl hazırlanmalılar? Tavsiyeleriniz neler? 

Her şeyden önce gerçek anlamda dijitalleşmenin ne olduğunu anlamak için çaba harcamalılar. 
Önce kafa yapılarında, organizasyonlarındaki insan kaynaklarında ve teknik altyapılarında değişim
yaşamaları, birimlerini buna göre kurgulamaları gerekiyor. Bundan sonra sorunlar eskiden çözüldüğü
gibi çözülmeyecek ya da eskiden geliştiği gibi gelişmeyecek. Şirketlerin CEO, genel müdür ve üst düzey
yöneticilerinin iyi bir dijital eğitimi alması gerekiyor. Bu konuyu mutlaka derinlemesine anlayıp,
organizasyonlarında ve iş bölümlerinde gereken değişiklikleri yapmalılar. Yani dijitalle ilgili olan işleri
sadece bir kişiye vermek doğru değil. Aksi halde, şirketler gerçekten çok sıkıntıya düşerler. Şirketler 
ve markalar, isteseler de istemeseler de, her şey dijital dünyada söz edilir hale geldi. Bunlar arama
motorlarındaki, arama sonuçlarında karşımıza çıkıyor. Bu nedenle arama sonuçlarını iyi yönetemeyen
şirketlerin işi çok zor. 
Dijitalleşme, bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk.   

Şirketlerin dijital dünyayı anlamaları şart

Türk milleti olarak yeniliklere açığız. Ancak yaratıcı olma noktasında sorunlarımız var.
Bunda yetiştiriliş tarzımız ve eğitim sistemimizin mi etkisi var? Bunun nedeni nedir? 


Türk insanı buluşa değil, ama inovasyona, iyileştirmeye ve adaptasyona çok açık. Buluşçu olmamamızın
nedenleri arasında; eğitim sistemimiz, yetiştiriliş tarzımız, aile baskısı ve kültür baskısı yer alıyor. 
İçinde bulunduğumuz ortamlar da, bizi buluşa teşvik etmiyor. Ama artık söylediğimiz gibi, dijital ok
yaydan çıktı. Sosyal paylaşımın yaygınlaşması, herkesin her şeye erişir noktaya gelmesi ve bundan
sonra buluşların dijital ortamda yapılacak olması, Türk insanının işini daha da kolaylaştıracak. 
Bu konuda herhangi bir sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum. Birkaç yıl içinde ebeveynlerin, aklı
geçmişte kalan yöneticilerin, akademisyenlerin ve güç unsurlarının da, bu işleri anlamaya başlayacağını
ve bundan sonrası için daha iyi ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Ben çok umutluyum. Aslında bayağı hızlı
atılımlar yapıyoruz. Çok iyi projeler çıkaracağımıza inanıyorum.   

Peki Türk şirketlerini inovasyon açısından değerlendirirseniz neler söylersiniz?

Türk insanının özellikleri, şirketler için de geçerli. Ancak buluşçu şirketlerimizin sayısının çok fazla
olmadığını biliyoruz. Bireyler ve şirketler için bundan böyle buluşçuluktan başka, gelişme, ilerleme,
değişim ve dönüşüm şansı yok. Herkes ileride mutlaka buluşçu olmak zorunda.

Buluşçu olmak gerektiğini söylediniz. Peki bunu nasıl başarabiliriz?
Tavsiyelerinizi öğrenebilir miyiz?   


Öncelikle bunu gerçekten istemek gerekiyor. Fütürist bakış açısı, buluşçuluğa çok yardımcı bir bakış
açısıdır. Dijital dünyayı anlamak, sosyal medyayı çok etkin kullanmak için sürekli bir gayret içinde
olmalarını tavsiye ederim. Pazarlama iletişimi, marka ve markalaşma konusunda araştırma yapılması
gerekiyor. Bugün kafalardaki kategorik ayrımlar bunu engelliyor. Bu ortadan kalktığı zaman buluşçuluk,
inovasyon, değişim ve dönüşüm yolundaki ilerleme de başlayacak. İlk yapılması gereken, sosyal
medyaya girmek, markalaşmayı ve dijital dünyada arama motoru yaratmanın önemini anlamaktır.
Bütün bu gelişmeler o kadar hızlı yaşanıyor ki, gelecekte insanların kendi başlarına üstesinden
gelemeyecekleri konular olacak ve bu konularda danışmanlıklar kurulacak. Danışmanlık, her sektörde
ve alanda çok gelişecek. Her firmanın gelecekle ilgili danışacağı kişiler olacak. Çünkü bugünü
sürdürürken, geleceği kurgulamak kolay değil. Şirketlere danışmanlardan yararlanmalarını ve
“T insan”ın ne demek olduğunu öğrenmelerini tavsiye ederim.

T insan ne demek?

T insan, bir şeyin her şeyini, her şeyin bir şeyini bilen insan olmak ve bunu mutlaka teknolojiyle dijital
ortamda yapabilmek demektir.

“Herkes fütürist olabilir”

Yöneticiler şirketlerin rotasını inovasyona, yaratıcılığa yönlendirirken çalışanlarını nasıl seçmeliler?
Hangi vasıflara sahip kişileri bünyelerinde mutlaka bulundurmalılar? 


Eski yetkinlik özelliklerine göre, lider ruhlu olmak önemliydi. Ancak günümüzde her şeyden önce
fütürist olmak gerekiyor. Artık iş görüşmelerinde özgeçmiş değil, öz geleceği soruyoruz. Yani kişinin
geleceğe dair duygularını, isteklerini öğrenmeye çalışıyoruz. Artık CV kabul etmiyoruz, kişiyle ilgili bir
link istiyoruz. Blog’u olup olmadığını soruyoruz. Bugünün çalışanlarının dijital insan ve dijital kimlik
yaratabilmeyi başaran kişiler olmaları gerekiyor.  Meslek ya da diploma takıntılı değil, beceri takıntılı
olan, yani bir şeyleri derinlemesine iyi yapmaya, uzmanlaşmaya odaklanan çalışanlar aranacak.

Kurumsal alanlarda artık üniversite diplomasının çok kıymeti yok. Şirketlerde iyi pozisyonların istihdamı
için master ve doktora mezunlular tercih edilecek. Bu nedenle şu anda zamanı olanların,
uzmanlaşacağı alanda akademik kariyer yapmalarını ve kesinlikle teknolojiyle iç içe yaşamalarını
öneririm. Hemen tablet, akıllı smart fon alsınlar ve bunlar üzerinde aplikasyonların nasıl çalıştığına
baksınlar. Çünkü bunları çözmeden işe girmek, okuma-yazma bilmeden işe girmeye benzeyecek.
Aklını teknolojiyle birleştirerek kullanamayan kişinin, işe yarar bir iş üretmesine olanak kalmayacak.
Bunlara ek olarak, nano teknoloji ve genetiğin yapacağı değişiklikleri anlaması önemli. Hepimiz
geleceğe doğru yürüyoruz. Geleceğin nasıl olması gerektiğini düşünmemiz ve düşündüklerimizle ilgili
somut çaba göstermemiz gerekiyor. Yani bu bakış açısında ve bu enerjide olan kişiler, iş hayatında
farklı ilerleyecekler, ilginç olacaklar. Zaten bu çağın en önemli özelliği, ilginç olabilmek.

Peki fütürist olmak için kişisel özellikler önemli midir? Herkes fütürist olabilir mi? 

Herkes fütürist olabilir, olsun da zaten. Bu, hayatı ve olayları değerlendirmekle ilgili bir bakış açısı.
Ben geleceğe karışacağım, daha iyiyi yapacağım” gibi bir heyecanı ve enerjisi olan kişi zaten fütüristtir.
Fütürizm, çok tılsımlı bir şey değil. Nasıl inovasyon dediğimizde ortak bir algı oluşuyor, fütürizm de
benzer bir yaklaşım ve bir çalışma bütünlüğüdür.  

Son dönemde “online pazarlama müdürü” ve “sosyal medya uzmanı” gibi yeni meslekler
hayatımıza girdi. Gelecekte inovatif mesleklerin sayısı artacak mı? 


Gelecekte, insan bedeni ve herhangi bir alet kullanılarak yapılan meslekler yok olacak. Çünkü fiziksel
olarak yapılan her iş, belli bir süre sonra robotlara devredilecek. O insanlar ise yepyeni işler yapacaklar.
Bazı mesleklerin ismi aynı kalacak, ama tamamen farklı şekillerde yapılacaklar. Bilmediğimiz binlerce
yeni konu, iş haline gelecek ve bu konuların çoğu da danışmanlar tarafından anlatılacak. Örneğin, robot
hukuku uzmanları olacak. Bu, avukat da olabilir, başka alanda da olabilir. Her alanın sertifikasyon ve
akriditasyon uzmanları olacak. Çünkü, nano ve genetikle her şey değişecek. Genetik alanında binlerce
uzman olacak.

Günümüzde her şey çok hızlı değişiyor, dönüşüyor. Değişime yetişmekte zorlanıyoruz. Bu noktada sosyal medyanın yerini nasıl görüyorsunuz? 

Sosyal medyanın yerini hayati görüyorum. Çünkü sosyal medya, dijitalleşmeyi öğrenmenin yolu.
Hepimiz bulut bilişime taşınacağız, bu yılın en popüler konuları bulut ve sosyalleşmek olacak. Sosyal
medya da, bulutun ne olduğunu büyük halk kitlelerine öğreten, bir miktar konuya ısıtan bir alan. Çok
önemsenmemeli, ama azımsanmamalı da… Samimi söylüyorum, artık sosyal medyayı anlamlı
kullanmayı öğrenmek, okuma-yazmayı öğrenmek gibi oldu.  


SAP Forum Dergisi´nden okumak için (49.Sf)


Niye Dijital Çağ diyoruz da Dijit ve Dijital kelimelerini kullanıyoruz biliyor musunuz? >

Hepimiz Screenager´iz, yani ekrancı...

Gelecek dijitalleşme ve sosyal medyada!

Dijital Devrim İş Dünyasını nasıl etkileyecek? Pwc Internet TV - Video

 

****************************** 

Daha iyi bir gelecek için hizmetlerimiz hakkında bilgilenmek, 
Seminer-Workshop-Moderasyon-İçerik-Etkinlik Kurgusu vb. talepleri için görüşmek, 
Özel-özgün çalışmalarla işinize, hayatınıza dair iyileştirmeler yapmak üzere
 Antrenörlük almak 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;

Başvuru ve sorularınız için lütfen > burayı tıklayınız

Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın