Gelecek tercihimizdir, kaderimiz değil! > Thomas Friedman Özyeğin Üniversitesi için konuştu
3003 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Future is our choice, not our fate!

Ülkemizde özellikle Dünya Düzdür-The World is Flat ile iyice tanınan, The New York Times köşe yazarı Thomas Friedman Özyeğin Üniversitesi´nin araştırma odaklı çalışmalarının çatısını oluşturan ´´Research@Özyeğin´´ in lansman toplantısı için Türkiye’de idi.

15 Haziran 2010 da Swiss Otel’de

Sıcak-Düz ve Kalabalık dedi.


Thomas Friedman Vikipedi

Yeşil Devrim yapmalıyız, dünya gereğinden fazla Amerikalı oldu! mesajları verdi.

Konuşmadan özetler, twitleşi (söyleşi-twitt arası uyarlamam) anladıklarım;

- 2008’de Lehman Brothers’ın batışıyla patlayan kriz beklenmeyen bir kaza, sürpriz değildi.

- Kriz dediğimiz şey aslında dünyanın anormal derecede standartlaşması, Amerikalılaşması ve aşağıda özetlenen Loop’a girmesinin doğal sonucu idi!

Daha çok üret,
Daha çok sat,
Daha çok satın almak için daha çok borç ver-borç al,
Tüm bunlar için daha çok enerji üret
Bunun için daha çok petrol üret-tüket,
Hepsini yapabilmek için doğal kaynakları her gün daha fazla yok et

- Riskleri hesaplayamadık, tahmin edemedik veya görmeden geldik. Hala geliyoruz. Dünyanın hem ekonomik hem doğa dengesini bozduk, evrensel sıkıntıya girdik!

- Yukarıdaki kısır döngüyü, kazançları özelleştirip, kayıpları sosyalleştirerek çözmeye çalışınca olacağı buydu, oldu.



- Dikkatinizi çekerim; Citibank’ın zorlanması, buzulların erimeye başlaması ve İzlanda’nın iflası hep aynı dönemlere denk geldi. Bu tesadüfi bir kaza değil!  Dünyayı dümdüz bir oyun sahası haline getirmemizin sonucu; ekonomi, doğa ve toplumsal dengesiliklerin su yüzüne, artık görmezdan gelinemeyecek seviyelere çıkmasıdır

- Artık IBG (I’ll Be Gone) – YBG (You’ll Be Gone) dönemindeyiz. ‘’Ben gidersem sen de gidersin!’’ Her şey, her kes birbirini etkiliyor. Ekonomiyi bozarsan, doğa da bozuluyor, bunları bozarsan insalık bozuluyor. Her yaptığımız hepimizi, her şeyi etkiliyor.



- Dünya dümdüz ve her yer Amerika gibi, herkes Amerikalı oldu. Bu iyi değil. Tanrı’nın dünyayı böyle olsun diye yarattığını sanmıyorum. Daha renkli, farklı ve akıllı olmayı başarmalıyız.

Artık içinde Amerika´ya dokunan herhangi bir şey olmaması, itibar, sempati, güven kazanmak için kullanılmaya başlandı.

Bakınız aşağıdaki reklam:)



- Şimdiye kadar Situational Balance’a (durumsal dengeye) odaklandık. Günü kurtarmayı öne koyduk. Oysa Sustainable Balance’a (sürdürülebilir dengeye) konsantre olmalıyız.

- Çocuklarımıza büyük bir borç ve yük devrediyoruz. Dünyayı ekonomik ve çevre açısından getirdiğimiz noktayı telafi etmek ve daha iyi yapmak için gelecek nesiller bizden ve bizden öncekilderden daha çok uğraşacaklar. Daha akıllı olmak zorundalar, zorundayız.

- Geleceğin nesli > Re-Generation.

Onlar dünyayı yeniden yapılandıracak, yeni bir dünya yaratacak nesil olacaklar. Gelecek kader değil, tercihimiz. Bunu Re-Generation yapacak.

- Yeni dünyada IT nin (Information Technology) yerini ET (Energy Techology) alacak.


- Enerji en önemli sorunumuz. O yoksa hiçbir şey yapamayacak durumdayız. Afrika’da bazı bölgelerde çocuklar ödevlerini havaalanı parkında yapıyor. Çünkü sadece orada elektrik var.


Isınıyoruz!

Al Gore gibi konuşuyor diyebilirsiniz. Deyin, durum aynen onun anlattığı gibi. 1-2 derecelik ısınma dünya ikliminde müthiş felaketlere yol açabilir. Buzul devrine geçişte öyle olmuştu. İnsanlar da öyle değil mi? Ateşimiz 37 den 39’a çıktığında yoğun bakıma kalkıyoruz! Bizde bu oluyorsa, dünyada neden olmasın?

 

- Çok kalabalığız. 6.7 Milyar insan aynı dünyadan daha iyi, daha çok istiyor. İstekerimiz için enerji gerekiyor, enerji üretme-tüketme yollarımız dünyayı tüketiyor, harap ediyoruz.



- Çok hızla bir şeyler yapmaya başlamılıyız. Belirsizlik hareket etmemenin değil, aksine hemen harekete geçmenin sebebi olmalıdır (Uncertainity is the reason to act!)

- 56 yaşımdayım. Benim neslim > ‘’daha sonrayı-later’’ sever. Bu artık mümkün değil. Hemen çağındayız. Daha sonra çok geç olabilir > Later will be so late…

6 Mega Sorunumuz var;

1. Enerji ve doğal kaynaklar
2. Arz & Talep dengesi
3. Petrodictatorship
4. İklim değişikliği
5. Enerji yoksunluğu
6. Biyoçeşitlilik kaybı




- Avusturya’da hazırlanan bir özgürlik endeksi- freedom index var. Bunu dünyanın önemli petrol kaynağı dört ülke için inceledim; İran, Rusya, Venezuela, Cezayir ve şunu saptadım;

Petrol fiyatları düşünce özgürlük-huzur-rahatlama artıyor

Petrol fiyatları yükselince özgürlükler kısıtlanıyor, karmaşa ve trübülans başlıyor


- Petrol fiyatları ve özgürlük-huzur arasında ters trend var. Dünyadaki karışıklıklara, Rusya devrimine, Iran’daki yönetim değişikliklerine bakın. Hepsinde bu ters orantıyı göreceksiniz. Petrol üreticisi bir ülke olmadığınıza sevinin. Yoksa başınız dertte olurdu.


Yeşil Devrim yapmalıyız.

- Şu anda yeşil işler yapıyoru, çevreciyiz diye lanse edilen projelerin çoğu; ‘‘let’s party-haydi bir şeyler yapalım!’’ tadında ve ciddiyetinde, yetersiz, etkisiz, göstermelik işler. Mış gibi davranmaya devam edersek sonumuz pek hayırlı değil. Örneğin Kopenhag Zirvesi katıldığım en kötü çabalardan biriydi. Çok daha akıllı ve etkin olmalıyız.


Her şeye rağmen optimistim.

- Dünyadaki bütün büyük devrimler ‘’optimistler-iyimserler’’ tarafından yapılır.

- Future is choice not fate! (Gelecek tercihimizdir, kaderimiz değil!) diyerek

Kıssadan hisse olarak şu hikayeyi anlattı ve bitirdi;

Eşi gezmeye giden, çocuğuyla evde yalnız kalan ve gazete okumaya çalışan bir baba,
sürekli sorular soran oğlunu oyalamak için;
üzerinde kocaman bir dünya fotoğrafı olan gazete sayfasını ufak parçalar halinde yırtar.
‘’Haydi bunu birleştir’’ diyerek ğlan oyalansın, o da rahat okumasına devam etsin diye oğluna verir.
Epey uğraşacak kerata diye düşünür, fakat öyle olmaz. Çocuk 1-2 dakia içinde dünyayı birleştirip, getirir.
Baba şaşırır, nasıl becerdin? Sorusuna şu yanıtı alır;
Sen yırtarken arkasında bir insan resmi olduğunu fark etmiştim.
Onu birleştirince dünya da birleşti…

Friedman’ın keyifli ve etkili sunumu sonrasında sahneye gelen değerli hocamız Prof Dr. Üstün Ergüder soru-yanıt kısmını yönetti.

    

Sizlerle paylaşacağım tek soru-yanıt aşağıda;

Soru: Dünyanın tüm kaynaklarını Amerika tüketti, şimdi diğer ülkelerden fedakarlık istemek adil mi?

Friedman: Hiç değil! O zaman diğer ülkeler de Amerika’nın yaptığını yapsınlar ve dünyayı tüketecek şekilde üretmeye-tüketmeye devam etsinler. Bu soruya yanıtı herkes kendi verecek, tercihini kendi yapacak. Durum meydanda. Future is our choice! Kader değil!




Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut ve Rektör Yrd. Prof. Dr. Şirin Tekinay’ın açılıştaki konuşmaları için bu linki tıklayın

Thomas Friedman´ın kendi sitesindeli sunumu için bu linki tıklayın

Thomas Friedman´ın Türkiye hakkında sıcağı sıcağına yazdığı yazı için bu linki tıklayın

Şelale Kadak, 18 Haziran 2010 yazısı > Friedman yeşil devrim için gelmişti ama…


0 Yorum

Bir Cevap Yazın