Gelecekte bir gün...
3781 görüntüleme
Bu içeriği paylaşabilirsiniz >
Facebook
Twitter
Linkedin
Google+
Pinterest



Akıllı robotlar ve yapay zeka yaygınlaştıkça, insanlığın bu teknolojilere karşı rekabet etmek yerine, 
onlarla fiziksel olarak bütünleşmek zorunda kalabileceği öne sürülüyor.

Teknolojinin günlük hayatımıza, davranış biçimlerimize ve doğrudan ‘Biz’e etkisi arttıkça; hem bizim geleceğimiz hem de t
eknolojinin geleceği  üzerine iyisiyle kötüsüyle birçok öngörüde bulunuyoruz. Bu öngörüler kimi zaman ‘Robotlar gelecek bizi
yok edecek!
’ tadında olsa da, genel olarak teknolojinin birçok konuda hayatımızı ne kadar kolaylaştıracağı üzerine oluyor.

 

Güney Afrika asıllı Amerikalı girişimci Elon Musk şubat ayında Dubai’de gerçekleştirilen Dünya Yönetimi Zirvesi’nde
(World Government Summit) teknoloji ve insan ilişkisine bakış açısını gözler önüne seren bir konuşma yaptı.



Konuşmasında akıllı robotlar ve yapay zeka yaygınlaştıkça, insanlığın bu teknolojilere karşı rekabet etmek yerine, onlarla
fiziksel olarak bütünleşmek zorunda kalabileceğini öne sürdü.


ABD'li yazar, bilim insanı, mucit ve fütürist olmasının yanında Google’ın yapay zeka projelerinin de başında bulunan Ray
Kurzweil’ın son yazılarından birinin başlığı ise şu:
‘Teknolojilerimizle Birleşince Neye Dönüşeceğiz?’ Kurzweil insanlığın geleceği
üzerine düşüncelerini ‘Tekillik’ (Singularity) kavramı üzerinden ortaya koyuyor. Öngörülerine göre insanlık zamanla bedeninin ve
beyninin biyolojik sınırlarını aşacak, geri döndürülemez ve ölümsüz bir insan-üstüne dönüşecek. Tekillik bir düşünce akımı
olmanın da ötesinde birçok fütüristin özellikle teknoloji ve insan birlikteliği üzerinden öngörüler sunduğu bir bilgi havuzuna
dönüşüyor. Beden ve beynin sınırlarını aşıp teknoloji ile birleştiğimiz yeri tasvir eden ‘Teknolojik Tekillik’ ise, yeni hayatımızın
varacağı son durak.


Ray Kurzweil bu teknoloji-insan birlikteliğine o kadar inanıyor ki, çok uzakta olmadığını düşündüğü bu geleceği görmeden
ölmek istemediği için onlarca vitamin ve gıda takviyesi ile uzun bir süre ölmemeyi garanti altına almaya çalışıyor.



1999'da yayınlanan The Matrix filminde insanlığın kurtarıcısı olarak seçilmiş kişi olan Neo’yu yok etmek üzere çalışan Ajan Smith’e
kulak verelim: “Bu gezegendeki tüm memeliler, yaşadıkları çevre ile içgüdüsel olarak bir denge kuruyorlar. Ama siz insanlar
öyle değilsiniz. Bir bölgeye yerleşiyorsunuz ve tüm doğal kaynakları tüketene kadar çoğalıyorsunuz. Canlı kalabilmenizin tek yolu
başka bir bölgeye yayılmak. Bu gezegende bu şekilde yaşamını sürdüren bir organizma daha var. Ne olduğunu biliyor musunuz?
Virüsler.” İnsanlık, evrenin geri kalanı için bir virüs olabilir mi dersiniz? Belki şöyle düşünmek de mümkündür: ‘Biz teknolojiden
değil, teknoloji bizden korksun!”.

 

Yapay zeka ile biyolojik zeka birleşecek


İnsanın gitgide bir makineye dönüştüğü gelecek için en basit öngörü ise fütüristlerin artık neredeyse emin oldukları yapay zeka ve
biyolojik zekanın birleşmesi olarak ortaya çıkıyor. Elbette bu öngörüler bir yandan sağlık, ekonomi, teknoloji alanlarında gelişimimizin
mutlak bir sonucu olarak müthiş bir yaşam deneyimini vadetse de; aynı zamanda robotlaşacağımız ve insani tüm duygulardan yoksun
kalacağımız bir geleceği düşündürdüğü için korkutucu da olabiliyor. “İnsanlık kendi sonunu kendi elleriyle mi getirecek?” sorusu
aklımızı ciddi biçimde kurcalıyor.

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter, Instagram ve Facebook dan takip edebilirsiniz.



 

 
 

Gelecekte bir gün

Akıllı robotlar ve yapay zeka yaygınlaştıkça, insanlığın bu teknolojilere karşı rekabet etmek yerine, onlarla fiziksel olarak bütünleşmek zorunda kalabileceği öne sürülüyor.

0 Yorum

Bir Cevap Yazın