#Kinizm ve de #Sinizm
6379 görüntüleme
Bu içeriği paylaşabilirsiniz >
Facebook
Twitter
Linkedin
Google+
Pinterest



Vikipedi  (girebilirseniz tabii, kapalı ya...) ve Ekşi Sözlük e göz atarak daha da bilgilenebilirsiniz. Konuyu ele alma nedenim, Dijital Devrim, robotlaşma, nano ve genetik teknolojilerdeki müthiş icatlar, tüm dünyada refah yükseliyor derken aslında gelir dağılımının giderek daha da eşitsiz hale gelmesi...

Hatta uçurumlara dönüşmesi... Bu etkilerle bir kez daha evrilen, transformasyon geçiren dünyalıların kendilerini arayış halleri...
Anlam, savunma mekanizması bulma çabaları...


İki kavram aynıymış gibi karıştırılsa da aslında farklılar;

Kinizm


Kinizm, insanların özellikle değişim çağlarında hızlı değişen, yorucu, ezici, ürkütücü, kaygılandıran örgütsel dünya biçimlerine karşı durabilmek, dayanabilmek için tutunduğu felsefi savunma mekanizmalarından biri.  Umursamazlık (aslında aşırı umursama hali), alaycılık, küçümsemek, çilecilik vb. tepkilerle yansıtılan bir duruş...
 

Kinizm alt tabakaların, üst tabakalarla, resmi-örgütsel yapılarla alay etmesi ve çıkarcı, şiddet yanlısı iktidar hırsını reddetmesi, sıradanlığın asıl olduğu savunusu. Örneğin kiniklere göre politikacılar kurumsal liderler halkın fedakârlığını sömüren fırsatçılar...

Sinizm


Sinizm ise bir anlamda egemen kültürün bu kinik bozgunculara cevabı. Hatta Slavoj Zizek’e göre (ideolojinin yüce nesnesi – 1999) ahlaksızlığın hizmetine koşulmuş bir ahlak ve;

- Doğruluğu, dürüstlüğü en üst namussuzluk biçimi,

- Ahlakı en üst utanmazlık biçimi,

- Doğruyu da en etkili yalan biçimi olarak  kavramak...


Yani sinizm, resmi ideolojiye karşı gelişen olumsuzluğun olumsuzlaması, orta-üst sınıflara özgü bir kavrayış ve yaşam biçimi.

Aşağılamak, hor görmek, dışlamak yüzeye yansıyan davranış kalıpları. Örneğin yasaları kullanarak yasadışı zenginleşen hırsızlar için sinikler “yasal zenginleşme meşrudur ve yasalarca koruma altındadır” derler... Dalga geçer gibi...

 

Kinikleşerek sindiriliyoruz... 


Dünyanın refahı genel olarak yükseliyor afyonuyla ilerlerken Prof. Dr. Türker Baş’ın eşitsizliğe dair şu yazısı tokat gibi patlıyor.  Siniklerin, kinikleri neredeyse tamamen sindirdikleri anlaşılıyor.
 

Sindirilmiş kinikler köle gibi çalışarak ya da yaşamak için debelenerek veya birbirleriyle savaştırılarak tehlikeli kalabalıklar haline dönüşüyorlar... 


Dijital Çağın insanları ekranlarına kapanıp, huzur bulacakları bir dünya oluşturmaya çalışıyorlar... 
Ekranların içine saklanıyorlar. Dışarıya, gerçek hayata çıkmaya korkuyorlar...
Çıktıkları anda üstlerine abanacak egemen güçlerden, onların “Satın al!-Harca!-Tüket!” komutlarından kaçıyorlar...
Ya da oraya kasten tıkılıp, hapsediliyorlar.


Dünya gelişiyor derken;

- Varlığını sorgulayan,

- Modern çağ kölesi olduğunu düşünen,

- Her sabah yaşamak için neden arayarak kalkan,

- Trafikte, alışverişte ömrünün epey bir süresi tükenen

pek çok insan, özellikle de gençler, farkında olmasalar ya da adının o olduğunu bilmeseler de “kinizmin ayaklı temsilcilerine “dönüşüyorlar...

Sinizm le sindirilen kinizm’ciler  “kinleniyor” haberimiz ola...

                                                                               ***************************

Bu yazı Martı Dijital için yazılmıştır. @MartiDergisi ´ndeki diğer yazılarımı okumak için tıklayınız.

İş ve Gelecek Tasarımcısı (Martı) - M-GEN´de >  İş ve Gelecek Tasarımcısı  



                                                                             ***************************** 

Daha iyi bir gelecek için hizmetlerimiz hakkında bilgilenmek, 
Seminer-Workshop-Moderasyon-İçerik-Etkinlik Kurgusu vb. talepleri için görüşmek, 
Özel-özgün çalışmalarla işinize, hayatınıza dair iyileştirmeler yapmak üzere 
Antrenörlük almak 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;

Başvuru ve sorularınız için lütfen > burayı tıklayınız

Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın