Kurumsal Eğitimleri sorgulama zamanı...
9117 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Akademik eğitim iş dünyasının hızına, ihtiyaçlarına yetişemiyor...

Üniversiteler teknik bilgi verseler bile (ki bu da pek çok durumda oldukça yetersiz kalıyor) gerçek
hayat, reel iş ortamı ve kişisel gelişim alanlarında eksik kalıyorlar. Aradaki açık,  bilgisayar / internet /
GSM devriminden sonra iyice büyüyünce firmalar kendi göbeklerini kendileri kesmek zorunda kaldılar.

Kocaman bir sektöre dönüştü...

Ve baktılar ki anlı şanlı diplomalara sahip adaylar, çalışanlar işin başarılı olması için gereken
yetkinliklere sahip gelmiyor; pek çoğu kendi akademilerini kurdular. Bünyelerinde “nitelikli insan
arayışı, bulunması, işe alınması, muhafazası ve gelişimi için İnsan Kaynaklar bölümleri oluşturdular.
Bir de eğitim sorumluluğu yüklediler. Onlara hizmet vermek için yapılanan kurumsal eğitimler, yetişkin
eğitimleri, kişisel gelişim programları da kocaman bir sektör yarattı. Önemli bir açığı kapattı.
 

Katalog eğitimleri...

Özellikle son 20 yıldır, büyük kuruluşların neredeyse tamamında çalışanlarının katılabileceği eğitimlerin
listelendiği “katalog” lar “eğitim programları” var. Eğitim konuları, içerikler, firmalar, eğitmenler bu
kataloglarda listeleniyor. Çalışanlar ya amirlerinin, ya İK nın yönlendirmesi ya da kendi ihtiyaçlarıyla
eğitimlere katılıyorlar. Eğitimler genellikle 1-2 gün ve haftalara yayılan bir düzenekte gerçekleşiyor.
Daha kısa, farklı formatta olanları da var kuşkusuz. 
 

İhtiyacın gerisinde mi kaldı?

Kurumsal eğitimler işe uygun nitelik sorununu çözmeyi, açığı kapatmayı, hatta daha da önemlisi
sürdürülebilir gelişimi sağlamayı amaçlıyor. Yararları pek çok. Ancak geleneksel uygulamalarda artık
işlevsiz, yetersiz kalan tarafların olduğu da bir gerçek. Dijital Çağa geçtiğimiz şu zamanlarda hem
üniversitelerdeki hem de kurumlardaki akademik ortamlar, eğitim programları ihtiyacın yine gerisinde
kaldı.
 

******************** 

Kurumsal, yetişkin eğitimleri, kişisel gelişim programları hakkında İK’cıların, patronların, yöneticilerin
ve katılımcıların eleştirdikleri, sıkıntı gördükleri noktalara göz atalım;
 


Katılımcıların serzenişleri;

1. Süreler uzun. Yoğun iş temposundan kopup, 1-2 gün tam konsantre olursam işim dağılıyor,
birikiyor. Eğitim sırasında mail, mesaj, telefon trafiğine devam edersem de eğitimden bir şey
anlamıyorum. Her halükarda bana katkısı düşük.
  

2. Eğitimde heyecanlandığım konuları, iş hayatında uygulayamıyorum. Öyle bir ortam yok. İşin
gerçeği ile anlatılanların uygulanabilirliği arasında kopukluk var. Örneğin “yaratıcı olun” en çok verilen
mesaj. Yöneticini geçemiyorsun ki yaratıcı fikrini söyle, proje çalışması yap vb.! Havada kalıyor, daha
fena moral bozuyor.
 

3. Çoğu eğitimin içeriği herhangi bir kitapta, sitede, videoda bulabileceğim kadar standart.
Eğitmenler ya çok ezbere ya da hazırlanmadan anlatıyor. Yararlı olmuyor. Hala eğitim dokümanı
olarak tonlarca kağıt veriliyor. Sonrasında hiç de bakılmıyor. Boşa ziyan…
 

4. İnsan Kaynaklarının Eğitim Bölümleri ihtiyacımız olan eğitim içeriğini geliştirmekte, seçmekte
yetersiz. Çoğu deneyimsiz, genç. İK’cıların daha kendileri iş dünyası, ilişki yönetimi, teknik beceri vb.
konularında işin başındayken böylesine önemli bir sorumluluğu tam taşıyamıyorlar.
 

5. Eğitim içerikleri güncel ve geleceğin ihtiyaçlarına göre dinamik olmalı, değişmeli. Çoğu standart,
kalıplaşmış. Elli kere sunum becerisi eğitimi alanlar var. Hala berbat sunum, anlatım yapıyorlar.
Herkes satış, liderlik, ilişki yönetimi, ikna vb. alıyor. Sonuç ortada. Şirketler cenk meydanı. Mobing 
veba gibi yaygın. 

6. Genç nesil eğlence istiyor diye bir mit var. Bu yüzden eğitimlerin içerikleri giderek eğlenceli, oyunlu
hale geldi. Ama içleri iyice boşaldı. Çoğu aptalca olmasına rağmen, sırf şirket istiyor diye saçma sapan
oyunlar oynuyoruz. Tamam çok keyifli zamanlar geçirdiğimiz de oluyor ama uçup gidiyor, içerik kalıcı
olmuyor. Ve artık eğlenceli ortam yetmiyor.
 

7. Sahiden ihtiyacım olduğunu hissettiğim eğitimleri seçemiyorum. Yöneticim izin vermiyor, kendi
kafasına, performans değerlendirmesine göre yönlendiriyor.
 

8. Kafa açacak, görüşümü genişletecek, düşündürecek, değişik, farklı, şaşırtıcı, sarsıcı içerikte eğitim
çok az.
 

9. Eğitim değil de öğrenmek desek? Teknolojik olanakları daha çok kullansak. Öğrenmek istediğimiz
konuların, tanışmak istediğimiz kişilerin blogları ve onlara erişim kolaylıkları olsa? Çoğu eğitmenin
bloğu bile yok.



Patronların, yöneticilerin şikayetleri;

1. Tonla para döküyoruz, somut bir faydasını göremiyoruz. Hala verim düşük, liyakat, sadakat yok! 

2. İK’cılar alışmış katalog düzenine. Yerlerinden bir kalkıp da yeni ne var ne yok araştırıp, geliştirip,
içerikleri iyileştirmiyorlar, modelleri değiştirmiyorlar. Cin, yeni fikir çıkmıyor.
 

3. Yararı olmuyor, geri dönüşü düşük. Kısacağım bu eğitim bütçesini. Hatta toptan kaldıracağım.
O kadar olanak var kardeşim. Herkes kendini eğitsin. Ben okul muyum? Onca işsiz var, seçerim
aralarından…
 

İK’cıların dertleri; 

1. En ufak bir şey değiştirmek istediğimizde bürokrasi ile bütçe ile boğuşuyoruz, ilerleyemiyoruz. 

2. Kendini en çok geliştirmesi, açık vizyona sahip olması gereken ekip biziz. Bizim gelişimimize zaman
ve bütçe ayrılması neredeyse söz konusu bile değil. Bizi de aynı sistemin yetiştirdiği unutularak,
otomatikman biliyor olmamız bekleniyor. Günah keçisine dönüşüyoruz. AR-GE yapmamız, eğitim
almamız için en önce bize kaynak verilmeli (para-zaman-eğitim). Çoğu
 zaman kulaktan dolma, tesadüfi
bilgilerle ilerliyoruz. Kendimizi etkin biçimde geliştiremiyoruz. 

3. Yöneticilerin, patronların bakış açısı, vizyonu dar. Ya geleceği göremiyorlar ya da gördüklerinden
ürküp, aksiyon almıyorlar. Çoğu statükocu.
 

4. Bütçelerde eğitime ve gelişime ayrılan pay hala çok düşük. İstediğimiz gelişim programlarını uygulayacak bütçe bulmak, yeni kalemler açmak deveye hendek atlatmak kadar zor. 

5. Birimlerin, yöneticilerin İK ile ilişkileri kopuk, rutin. İşbirliği seviyesi düşük. 

6. Koçluk, antrenörlük, mentorluk pek çok eğitimden daha yararlı. Ucuz olsun diye içeriden koçluk
sağlayın deniyor. İşler iyice arap saçına dönüyor.
 

7. Teknik olanların dışındaki eğitim hizmetleri tamamen outsource edilmeli. Esnek ve en güncel
olanların hemen alınabileceği yapılar kurulmalı, yetkiler verilmeli. İçerik ve yöntemler müthiş değişiyor.
Bunların artık şirket içinde ya da kataloglarla yönetilmesi, geliştirilmesi imkansız.
 

Sonuç;

Alan da veren de zorunluktan razı ama memnun değil. Tatmin olmuyor. Kimse pişmiş aşa su
katan olmak istemiyor…  Yeniçağ, Dijital Çağ bambaşka özellikte, nitelikte insan gücü istiyor, artan
oranda da isteyecek. Bu yüzden her firma “yeniçağın istediği nitelikli insan” tariflerini yani “yeni
yetkinlik setleri” yeniden gözden geçirmeli. Bu, pek çok taşın yerinden oynaması, çok sıkı, sancılı bir
çalışma ve risk demek. O yüzden kimse pek bu alana girmek istemiyor gibi görünüyor dışarıdan…

 

Yetişkin İnsan Eğitiminde, Kurumsal Eğitimlerde Geleceğin Trendleri;

1. şirketler giderek artan oranda “Eğitim Bütçelerini” ve “Çeşitliliği” arttırmak, bazı konuları elemek
zorunda kalacaklar


Son yıllarda İK süreçleri, eğitim işleri neredeyse otomatiğe bağlanmış idi. Oysa bundan sonrası için,
şirketler yetkinlik setlerini, performans kriterlerini yeni ve daha dijital, daha mobil, daha teknolojik
düzeneklere göre revize etmek zorunda kalacaklar. Daha çok kontratlı eğitmenle ve elemanla çalışıp,
bazı eğitim konularını, süreçlerini tamamen outsource edecekler. İhtiyaca özel, dinamik kurgular için
daha çok danışmanlık, koçluk, mentorluk, antrenörlük, kolaylaştırıcılık hizmeti alacaklar.
Üniversitelerle iş birlikleri artacak.
  

2. Eğitim Teknolojileri Yeni Öğrenme Trendlerine göre değişecek

Online, gerçek zamanlı, interaktif, uzaktan eğitimlere erişim içerik ve yöntemler açısından gelişecek ve
çoğalacak. Yeni teknolojik olanaklara uygun dönüşümler yaşanacak. Yepyeni bilgilere, becerilere sahip
olması gereken çalışanlar iş üzerinde, bilenlerden alacakları eğitimlerle zamanı yakalayacaklar. Bunun
için İK Eğitim birimleri dışarıdan model, içerik tasarım destekleri için önemli danışmanlıklar alacaklar.
 

3. Şirketler müşteri eğitimine, çalışan eğitiminden daha fazla kaynak, bütçe ayıracaklar

Şirketler bu güne kadar müşterileri için elemanlarını eğitmeye yönelmişlerdi. Oysa ürün ve hizmetler +
satış koşulları/yöntemleri o kadar çabuk değişiyor ki bunların elemanlara öğretilmesi, ondan müşteriye
akıtılması çok zaman alıyor. Ayrıca çalışanların bir firmada kalma süreleri (kıdem) giderek kısalıyor.
gelecekte, şirketler çalışanlarından neredeyse daha fazla kaynağı doğrudan müşterilerinin eğitimine,
onlarla iletişime odaklayacaklar. Bu da yepyeni içerik ve yöntemlerin geliştirilmesini zorunlu
kılacak. 
Kurumsal İletişim birimleriyle, İnsan Kaynakları birimleri iç içe geçecek, çok yakın çalışacak. 

4. Yöneticileri içeriğe daha çok odaklanacak

Kurumsal Eğitim Yöneticileri “içerik yönetimine” olayın sürecinden daha fazla odaklanacaklar,
asıl işleri bu olacak. İçeriğin kendisi ve onun aktarılış yöntemleri, etkinliği ve sürekli geliştirilmesi için
yeni modeller bulacaklar. İnternet, mobilleşme, sosyal ağlar vb. araçları, gerçekleri göz önüne alan
yepyeni kontentler yaratacaklar. Yaratanlarla çalışacaklar.
 

5. Yeni norm; Yalınlık

Yeni, dijital ekonomi firmaları rekabetçi olmak için “yalın” olmaya zorluyor. Yeniçağın eğitimleri
kesinlikle yüksek kalitede, gereksiz detaylardan, karmaşadan ve maliyetlerden arındırılmış, kısa ama
tekrarlanan, sürdürülebilir gelişim sağlayacak biçimde olmalı. Eğitmek için değil, öğrenmek istenecek
biçimde yapılandırılmalı. Kurumların eğitim birimleri kafalarındaki “büyük firmanın içeriği daha
değerlidir, onun için daha çok zaman, bütçe ayrılabilir” vb. şartlanmalarını değiştirmeliler.
Küçük firmalardan hatta bireylerden, büyüklerden çok daha etkin içerik almak artık mümkün.

                                                                            ***************************

Bu yazıyı da okumanızı öneririz: Kurumsal Eğitimleri sorgulama zamanı...

 ***************************

Daha iyi bir gelecek için hizmetlerimiz hakkında bilgilenmek, 
Seminer-Workshop-Moderasyon-İçerik-Etkinlik Kurgusu vb. talepleri için görüşmek, 
Özel-özgün çalışmalarla işinize, hayatınıza dair iyileştirmeler yapmak üzere 
antrenörlük almak 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;

Başvuru ve sorularınız için lütfen > 
burayı tıklayınız

Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz) 

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

Tablet Seminerler, yetişkin bireylerin geleceğe hazırlanmak ve kazanmak için her gün artan“öğrenme
ihtiyacını” karşılamak üzere verilen, yüz yüze, sınıf ortamında gerçekleşen 
gelişim seminerleridir. 
Sinemaya gitmek kadar kolay, hediye edecek kadar değerlidir. Bu siteden alınıp, hediye edilebilir.
Kazanmayı öğretir.
O kadar kolay ve pratiktir ki "bütçeniz seminere katıldığınızı fark etmez bile!" 


0 Yorum

Bir Cevap Yazın