Obama, yeni çağın başlama vuruşunu
5084 görüntüleme
Bu içeriği paylaşabilirsiniz >
Facebook
Twitter
Linkedin
Google+
Pinterest

Okumakta olduğunuz yazıyı televizyondaki haberlere yarım kulak vererek yazıyorum… Hemen
tüm kanallarda panik, kaygı duyguları uyandıran müzik efektleri ve sunucuların telaşlı okumalarıyla
şunlar tekrarlanıp duruyor;


İşsizlik korkutucu boyutlara ulaştı sayın seyirciler hızla artıyor !!! Genelkurmay istihdam arttırmak
için çareler aramaya ve önerilerde bulunmaya başladı!
Ergenekon soruşturmasında son dakika gelişme! Bilmem nerede yapılan kazılarda kemikler bulundu!
Seçimler  yaklaştı,  liderler  sertleşti,  adaylar  karşılıklı  suçlamaların  dozu  arttı!...  Daha  doğrusu
zıvanadan çıktı!!!
Kafamı "Allah Allaaaaahhhh… dünya nelerle uğraşıyor, biz nelerle uğraşıyoruz?.." duygularıyla
sallıyor ve biraz silkelenmemize yardımcı olur umuduyla aşağıdaki konuya tekrar ve altını koyuca
çizerek dikkat çekmek istiyorum;

Mart başında, bu küresel bunalım ortamında, dünyanın en önemli ülkesinin, hatta aslında dünyanın
başkanı Obama, selefi George Bush´un koyduğu kısıtlamalarla 2001 yılından bu yana durdurulan
insan kök hücresi araştırmalarına federal fon sağlanmasının önünü açtı... Bu araştırmalar, amansız
hastalıkların ve sağlık sorunlarının nedenlerinin anlaşılmasına, tedavi edilmelerine müthiş ivme
kazandıracak.  ABD  Başkanı  insan  kök  hücresi  araştırmasına  destek  için  titizlikle  kurallar 
geliştireceklerini  ve  hukuki  düzenlemeler  için  çalıştıklarını  ifade  ederken, bu fonla yapılacak 
çalışmalarda insan kopyalamaya asla izin verilmeyeceğini vurguladı. Obama "akıllıca gerçekleştirilen
bilimsel  çalışmalara  saygılı  olacaklarını  belirterek,  bilimsel  araştırmalara  siyasi  müdahaleler
yapılmayacağını açıkladı. Kararın, gen teknolojisinin gelişimine büyük ivme kazandırması bekleniyor.

Dünyada 20 küsur milyon, bizde 10 adet...

Kök hücre (Stem Cell) araştırmaları İngiltere, Belçika, İsveç, Kanada, Yeni Zelanda gibi ülkelerde
teşvik ediliyor. Amerika ve İngiltere bu konuda büyük yatırım yapan ülkeler. Avusturya, Lituanya ve
Polonya´da ise kök hücre araştırmaları yasaklanmış durumda.

Google´de stem cell dediğinizce 28-29 milyon, research dediğinizde 17 milyon sonuç çıkıyor.
Türkiye´de durum ne dersiniz? Kök Hücre Araştırmaları´ dendiğinde çıkan sayı: On. Evet yanlış
okumadınız; sadece ‘ON´ tane. Bilgi de şu; 23 Aralık 2008´de yürürlüğe giren bir “klinik araştırmalar
yönetmeliği ile yapılacak tedavi amaçlı denemeler konusunda Sağlık Bakanlığına bağlı Kök Hücre
Araştırmaları Komisyonu, hastaların müracaatlarını değerlendirmeye başladı..."

Benim anladığım; henüz bizde hiç bir kıpırtı yok! Bizzat dünyanın başkanının anlattığı ve geleceğin
zenginlerini belirleyeceği kesin olan konularda biz yine nal topluyor, bu tür araştırmalar yapılsın diye
kanımızdan canımızdan verdiğimiz vergilerle
kök hücre yerine, çukurlarda kemik araştırtıyoruz!!!

Kök hücre araştırmalarının önünü açan bu gelişme; "Bilgi-Internet" Çağı´ndan ´Sibernasyon-Akıl/Zeka
Çağı´na" geçişin resmi başlama vuruşu
aslında... Verilen izin ve ardından gelecekler, zaten başlamış
olan  değişimi,  yeni  icatları,  keşifleri  çılgınca  bir  hıza  taşıyacak.  Bunları  yapanlar  yani  canlıların
formülüne sahip olacak kişi, kurum ve toplumlar, tıpkı dijital alfabeye sahip olanların tamamladığımız
çağda öne geçtiği gibi, bu defa sibernasyonun kazananları olacaklar.

Uzun süredir yazıyor,  anlatıyoruz.  Dünya aslında kriz geçirmiyor, yeni bir dönüşümün arifesinde
olmanın sancılarını  çekiyor,  evrim  geçiriyor.  Geçtiğimiz  yirmi - otuz  yılda  sanayi  dönemi  yerini,
internetin tetiklediği değişim ve dönüşümlerle bilgi çağına bıraktı. Bu süreçte insanlar en çok, en
hızlı şekilde bilgi üretmeyi, yaymayı, kopyalamayı, değiştirmeyi becerdiler. Başarı için en kıymetli
kaynak olan bilgi çok ucuza ve kolayca erişilebilir hale geldi.

Şimdi  ‘Sibernasyon´  dediğimiz,  akıllı  makineler  ve  robotların  üretim  ve  karar verme süreçlerine
giderek  artan  oranda  ve  daha  aktif  katılacağı  çağa  girdik.  Bundan  sonra  temel  belirleyici ve
tetikleyiciler genetik ve nano, en kıymetli kaynak ise aklını ve bilgiyi teknoloji yardımıyla  en  iyi  için
kullanan insan olacak.

İnsanlar yeni çağda paranın, rekabetin değil, teknolojiyi ‘akıllıca´´ kullanarak daha iyi ve paylaşımcı
bir dünya yaratmanın peşine düşecekler, düşmeliler…

Dünyanın gelişmiş ülkeleri yaşlanırken genç nüfusu ve jeopolitik konumu ile parlayan yıldız olmaya
en yakın aday olan ülkemizin bu defa, neredeyse siren çala çala gelen değişim dalgasını kaçırmamasını
diliyorum.

21.  Yüzyılda  söz  sahibi  olmak   için;   merkezine   nano  ve   genetiği   koyduğumuz  teknolojik  ve
multidisipliner  eğitimler,  tüm  dünyayı  çekecek  yatırım  teşvikleri  ve  seferberlik  ruhu  ile  ulusal
stratejiler  geliştirmeli  uzgörü  merkezleri  kurmalıyız.  
Bizi  kurtaracak, istihdam arttıracak şeyler
seçim, kavga meydanlarında çığırmak ve bunu yapan liderler olmayacak…

Nisan 2009

 ***************************

Daha iyi bir gelecek için hizmetlerimiz hakkında bilgilenmek, 
Seminer-Workshop-Moderasyon-İçerik-Etkinlik Kurgusu vb. talepleri için görüşmek, 
Özel-özgün çalışmalarla işinize, hayatınıza dair iyileştirmeler yapmak üzere
 Antrenörlük almak 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;

Başvuru ve sorularınız için lütfen > 
burayı tıklayınız

Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

0 Yorum

Bir Cevap Yazın