Öyle bir yetiştir ki kendini, sen işsiz kalmaktan değil, “İş, sensiz kalmaktan” korksun!..
53864 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Öyle bir yetiştir ki kendini, sen işsiz kalmaktan değil İş, sensiz kalmaktan” korksun!..

The Most Valuable College Majors Are Where The Jobs Are

COVID-19 Pandemisi sonrasında ki buna ileride MÖ-MS gibi, Korona Öncesi (KÖ) – Korona Sonrası (KS) diyeceğiz, aşırı hızlanan “Dijitalleşerek Geleceğe, Dijital Medeniyetlere, Dataizm’e Geçiş” süreci aşağıdaki konuları tüm dünyada “olur mu, olmaz mı?” tartışmasına kapattı.
 
Koronavirüs, hem de adeta yüzümüze çarparcasına,
 
- Eeeh anlayın artık ey dünyalılaaarr! Dijitalleşmeden geleceğe geçilemez, daha fazla lafla peynir gemisi  yürütülemez, analog sistemlerle sürdürülebilirlik sağlanamaz!.. Hadi bakalım, dijitalleşmeye!..
 
Diye bağırarak analog kapıyı “çaat” diye büyük bir gürültüyle kapattı!..
 
Birkaç haftada en muhafazakar, en tutucular dahil olmak üzere hepimizi;
 
- Hiç kaçarı yok, besbelli işte! Olacaklar oluyor, gelenler geldi bile.
- Olanı biteni, olacakları anlayamıyor musun?
- “Gelecek Körü” müsün nesin, neler oluyor fark edemiyor musun?
 
Noktasına getirdi, bıraktı!
 
Pandemi sırasında yaşadıklarımız için 2019 sonunda, hatta 2020 Şubat ayında;
 
- 2020’nin Mart ayından itibaren tüm dünyada,
- İş yerleri, okullar kapanacak,
- İnsanlar evlerde-temassız-sosyal/fiziksel mesafeli, maskeli yaşamak,
- Uzaktan çalışmak, eğitim almak, alışveriş yapmak zorunda kalacak,
- Ülkeler birbirlerine sınırlarını kapatacak, turizm yasaklanacak!..
 
denseydi,
 
- Senin üstün açık kalmış, beynini üşütmüş, kötü rüya görmüşsün derdik…
 
Ve büyük yanılırdık!..
 
Çünkü hepsi ve daha fazlası oldu! Yaşananlar, yaşayacaklarımızın teminatı şeklinde, sadece birkaç ayda dünyanın bütün gidişatını alt üst etti. Hepimizi geri dönülmez “gelecek yolunun” başına pat diye koyuverdi!
 
Daha doğrusu teknoloji ve dijitalleşme ile neler yaşanabileceğini en “kattiyen, asla olmazcı” kafalara bile Koronavirüs marka çivilerle çaktı.
 

Future of HealthTech in a post-Covid World

Uzun lafın kısası, sadece Pandemi sırasında yaşananlardan bile artık net olarak anlamış bulunuyoruz ki;

Bundan en fazla 10 yıl sonra, yani 2030’larda bugün geçerli, aranan, çok kazandıran, en popüler, en geçerli diye bilinen işlerin en az yarıdan fazlası, yok olacak, bugünkü halleriyle yapılamaz hale gelmiş olacak.
 
- Mesleklerin çoğu ya tamamen gereksizleşecek ya da devrimsel farklılıklar geçirecek. Daha da önemlisi, on-yirmi yıl sonra hangilerinin kıymetli olacağını bugünden net bir şekilde kestirmemizin zor olduğu binlerce yepyeni iş ve alan türeyecek.
 
- Ve doğal olarak iş yerleri, çalışma biçimleri, şirketlerin-organizasyonların-kamu hizmetlerinin-sivil toplum örgütlerinin yapısı,
 
- Tasarıma-üretime-satışa-pazarlamaya-dağıtıma dair ihtiyaç-tercih-talep ve alışkanlıklar müthiş farklılaşmış olacak.
 
- Haliyle insanların; iş dünyasının ve aslında genel olarak yaşamın ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli donanımları kazanmasından sorumlu ve uzun süredir “artık çöktü, yetersiz, işlevsiz” vb. diye yakınılan “eğitim” kurumları-konuları-araçları-yöntemleri” de tepeden tırnağa dönüşecek. Eğitimde devrim yaşanacak. 
 
- Eğitim kurumları ne yaparsa yapsın bitip, tükenmek bilmeyen, daima artan-değişen ihtiyaçları hiçbir zaman tam olarak karşılayamayacağı için herkes kendi “öğrenme sorumluluğunu üstlenecek. Bunun için önünde neredeyse sınırsız fırsatlar bulacak. Herkes "otodidakt" olacak!
 
- Üstelik tüm bunlar yalnızca insanlar arasında yaşanmayacak. Hem iş hem de eğitim-sağlık-sosyal-eğlence-kültür-spor-sanat vb. tüm alanlarda aramıza “yapay zekalı pek çok robot kardeş” katılmış olacak. Kendilerine bundan sonra kısaca “Rinsan, İnsansı” vb. sıfatlarla hitap edeceğiz.
 
Açıklayıcı not:Rinsan”ı fiziksel robotlar, “İnsansı”yı yazılım temelli bot’lar vb. için kullanıyorum.
 
- Gelecek nesiller, rekabette bir de bu “Rinsan, İnsansı” denen kardeşleri geçmeye ya da uzlaşmaya, ekip yönetiminde bir de onları yönetmeye, onlarla uyum içinde çalışmaya, her manada “hibrid” yaşamaya alışmak durumunda kalacaklar. Daha doğrusu onlarla hayat nasıl yaşanacak, hep birlikte öğreneceğiz…
 
- Geleneksel mesai, iş yeri-ofis-fabrika-okul, ücret, maaş, sosyal güvenlik vb. tüm yapılar değişip, esneyecek, çeşitlenecek.
 
- Sabit maaşlı işler hızla azalacak, miktarları-seviyeleri düşecek. Kontrat temelli, kısa-esnek zamanlı çalışma modelleri yükselecek.
 
- Tekrarlanan, rutin, operatörlük türü tüm işler kademeli olarak rinsan ve insansılara devredilecek.
 
- Her birimiz geleceğe uyumlu sürdürülebilir kariyer için eninde sonunda fütürist bakış açışı ile kişisel gelişim modeli olarak T-İnsan* olmayı öğrenip, benimseyecek, teknoloji üstadı, otodidakt**, küratör*** insanlara evirileceğiz.


T-İnsanBir konuda derinleşen, o bir konunun her şeyini, her şeyin de bir şeyini bilen teknolojik, tasarımcı, takım oyuncusu yeni nesil insan demek…

** Otodidakt; Kendi kendine öğrenme, düşünme.

*** Küratör; Kariyer için gereken unsurların koleksiyonunu, kolajını yapma becerisi.
 

Artık hiç kuşku yok ki teknoloji, yazılım, mühendislik, bilim insanlığı; insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar, açık ara en çok ihtiyaç duyulacak, parlayacak, yükselecek alanlar…
 
Dünyanın en önemli iş/eleman arama-bulma platformlarından ikisine; https://www.theladders.com  ve https://www.hirevue.com’a ++ diğer pek çok araştırmaya göre hali hazırda şirketlerin, kurumların en fazla aradığı ve en fazla ücret ödediği ve daha da fazlasını ödeyebileceğini belirttiği yetkinliklerin çoğu; 

- Yazılım, kodlama,
- Algoritmik tasarım, kurgu
- Mobil uygulama,
- Yapay zeka,
- Kullanıcı deneyimi ve interface tasarımı,
- Bulut mimarisi, 
- SaaS (SoftWare as a Service) platform tasarımı, mimarisi, küratörlüğü, vb. yeni nesil alt yapı danışmanlığı,
- Low or No Code uygulamalar
- Veri analitiği, madenciliği -her türlü analistlik, 
- 5G, 6G,
Kuantum bilgisayarlar,
- Çok boyutlu, AR/VR/XR/3D tasarım-uygulama,
- Nano teknolojiler
- Genetik, biyo teknoloji,
- Çevre, iklim, doğa, doğal kaynaklar,
- Yenilenebilir enerji, 
- Teknolojik tarım, 
- Sağlık teknolojileri, 
- Blockchain, fintech, kripto para,
- Akıllı network-data center alt yapısı,
- Siber güvenlik,
- Nesnelerin interneti,
- Giyilebilir teknolojiler, 
- Uzay,
- Havacılık,
- Yeni nesil çok fonksiyonlu hava-su-kara araçları, drone'lar vb.,
- Otonom araçlar, 

gibi bilim-teknoloji alanlarında. Şirketler bu konularda yetişmiş, meraklı, çalışkan yetenekleri kapma yarışında. Bunlar artık belli konular. O halde bu alanlarda kendinizi yetiştirmek avantaj sağlayacaktır.

Yukarıdaki kesin...  
Ancak, Aşağıdaki de kesin...

Mevcut eğitim sistemleri ile gençler adeta iş bulmayı değil, işsizliği, başarısızlığı, hor görülmeyi, ezilmeyi garantilemek için diploma alıyorlar...
 

Turkey's unemployment rate stands at 14 percent in August - Latest ...

Geçtiğimiz 30-40 yıldır tüm dünyada,üniversite diploması” insanların kafasına sanki bir iş garantisi gibi yerleşti. "Ne olursa olsun bir diploma al, altın bileziğin olsun, diploma diplomadır..." şartlanması hakim oldu.  

Zamanla bu önerme, hesapsız dağıtılan diplomalar, gerçek dışı bir beklentiye, ezbere kaçan-kolaycı bir kabule ve tatsız sonuçlara dönüştü.  Dünyanın pek çok ülkesinde ve memleketimizde işsizlik oranı en yüksek kesimlerin başında “üniversite diplomalılar, "kağıt üzerinde" meslek sahibi , "hayat gerçeğinde" ise mesleksiz, işsiz, iş bulma ümidi olmayan genç güruhlar” yaratmaya başladı...

Maalesef  bu durum, ü
niversitelerin pek çoğunun hem doğru dürüst, gelişen sektör ve alanların ihtiyaçlarına uygun yeterlilikte insan yetiştirememesinden hem de toplumun, ailelerin gençlerin egosunu,
 
- Artık üniversite mezunusun, herhalde gidip ….. ....... şu şu işleri yapmayacaksın. Sen çok daha iyilerine layıksın!

diye şişirdiği, gençlerin kafasını boş vaatlerle uyuşturduğu için, bu kesimdeki zavallıların sayısı arttıkça arttı.

Olay neredeyse “
işsiz kalmak için diploma almak” çabasına dönüştü... "Ev genci" diye insanlık tarihinin hiç bilmediği yeni bir tür gençlik oluştu...
 

"Ev genci" ne demek, NEET oranı neyi ölçüyor ve bilin bakalım bu oranın en yüksek olduğu ülkeler hangileri?.. 


Son yıllarda, ülkemizde ve dünyada sayıları hızla artan "ev gençleri" diye bir nesil türedi. Bunlar ne çalışıyor, ne okuyor, ne de iş arıyorlar. Aileleriyle yaşıyor, onların olanaklarını kullanmaya devam ediyor, pek evden çıkmıyorlar. Çoğunlukla televizyon, bilgisayar, cep telefonu başında vakit geçiriyor, asosyal olarak niteleniyor, fiziksel hareketten hoşlanmıyorlar.

Bu gençlere dair yapılan araştırmalarda ve analizlerde "NEET* oranına bakılıyor. 

*NEET; Not in Education, Employment, or Training", Türkçede "Ne Eğitimde Ne İstihdamda" ya da "Ne Eğitimde Ne Okulda( NİNO)" veya birebir çevirisi ile "Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne yetiştirmede (NEİY)" şeklinde bir takım tanımlamalar kullanılıyor. Ben NEET diye devam edeceğim. 

Aşağıda OECD ülkeleri NEET oranlarını görmektesiniz. Türkiye maalesef bu oranın en yüksek olduğu ülkeler arasında...



Kaynak: OECD, NEET - Ne İşte, Ne eğitimde gençlik raporu    NEET Dünya Bankası Datası   Habertürk NEET Özet
 

Türkiye 2019 yılında 12 milyon 955 bin 672 kişiyi bulan 15-24 yaş arasındaki genç nüfusuyla Avrupa Birliği (AB) üyesi 20 ülkenin nüfusunu geride bıraktı.

- Gençler Türkiye'nin toplam nüfusunun %15.6'sını oluşturuyor.
- Ancak 15-24 yaşındaki nüfusun %26’sı ne istihdama katılıyor ne de okulda ya da dışarıda eğitim alıyor.
- Bu oran 2018 yılında %24.5 seviyesindeydi.  
- Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı erkeklerde %18.3 iken kadınlarda %34'e dayanıyor
Türkiye bu % 26'lık NEET oranıyla 36 üyeli Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ilk sırada.
OECD, NEET'i 15-29 yaş arasındakileri baz alarak hesaplıyor. 2018 yılı verilerine göre Avrupa'da en yüksen NEET oranı İtalya'da. İtalya genç nüfusun yüzde 23.8'i boşta geziyor.


Bu rakamlar ve gözümüzün önünde gerçekleşen durum ürkütücü...

O yüzden "eğitim, meslek, diploma vb.'ye bakış açılarımızın tamamen değişmesi, hepimizin kafalarımızı resetlememiz lazım. İlk yapmamız gereken şeyler:

1- Okul, eğitim ve çalışmak yan yana, iç içe, paralel, dengede yürümeli.  Aileler çocuklarını bunu odağa alarak yetiştirmeli.

2- Ebeveynler de kendilerini sürekli eğitmeli, yenilemeli ki çocuklar, gençler iyi, bilinçli ebeveyn modelleri ve bilge rehberlerle hayatı gerçek anlamda yaşamaya özendirilebilsinler.

3- Gençlere özgürlük verilip, destek olunmalı. Saygı, adalet, etik değerler kazandırılmalı. Geleceğe olumlu bakmalarına yardımcı olunmalı.

4- Asla, hiçbir iş, hiçbir kazanç küçümsenmemeli ya da yüceltilmemeli. Önemli olan ihtiyaçlar ve o ihtiyaçların karşılanması için kendini adayacak derecede çalışma isteği, hevesi duymak, istekle çalışılacak alanı meslek olarak benimsemektir.

Eğitime yaklaşımda, ailelerde, okullarda ve devlette ve aslında tüm dünyada, genel olarak eğitim sistemlerinde büyük tutarsızlıklar var. Bu artık fark ve kabul edilmeli. 
Ezbere üniversite ya da herhangi bir diploma peşinden koşmak yerine,

- Gençler erken yaşlarda gerçek anlamda çalışmaya, beceri kazanmaya,
- Ustalık-çıraklık müessesesine,
- Bir işe, problem çözümüne adanmaya,
- Elalem öyle istiyor diye değil, uğraşırken, yaparken zevk aldığı, bir işe yaradığını hissettiği işlere adanmaya,  
- Toplumun gerçek ihtiyaçları için çaba harcamaya,
- Geçimini sağlayacağı parayı kazanmaya,
- Faydalı herhangi bir alanda küçük yaşta da olsa “usta, en iyi bilen, en becerikli, en çalışkan” olmaya

yönlendirilmeli, teşvik edilmeli, özendirilmeliler... 

Dikkat! Yakın gelecekte analog, insanın fiziksel bulunmasını, el-göz-beden emeğini gerektiren işlere olan talep çok artacak... Zanaat sahibi olmak yeniden yükselen değer olacak...

Teknoloji, yapay zeka, robotlar vb. bir anda gelişip, insanların yerini tamamen alamayacak. O yüzden yakın gelecekte, bir müddettir itibarını kaybetmiş olan "alın teri, el-göz emeği" gerektiren işlere olan talep, ihtiyaç yeniden yükselişe geçecek, hatta geçmiş durumda.

Eskilerin, "zanaat altın bileziktir" dedikleri; "bir konuda usta olmak" tekrar kıymete biniyor.

- Bir diploman olsun altın bileziktir lafı  yeniden,"bir becerin, bir konuda uzmanlığın olsun, asıl altın bilezik odur" söylemine dönüşüyor...

Lütfen bu linkteki İsmail Usta'nın viedosunu tüm aileler izlesin ve çocuklarını işlevsiz diplomalar peşinde koşturacaklarına, herhangi bir sektörde, hizmet alanında yetiştirecek genç arayan ustaların yanlarına, kurslara, çıraklığa vb. verip, zanaat sahibi olmalarına yardım etsinler.

Çocuk, yaşlı, bahçe, hayvan, ev vb. bakıcılıkları, çiftçilik, miçoluk, garsonluk, berberlik, kuaförlük, manükürcülük, taşıyıcılık, teknik servis, montaj işleri, şoförlük, ustalık, kuryelik, evlere her türlü servis, yemek yapmak, temizlik, eğitmenlik, asistanlık, yardımcılık, eşlikçilik, refakat hizmetleri, sanat-spor-kültür eğitmenliği, antrenörlük, vb. aklınıza gelebilecek her türlü analog, insanın fiziksel bulunmasını gerektiren, becerikli olduğu  her alandaki iş yükselişe geçmekte...



Veliler, ebeveynler, akademisyenler, sosyal çevre bu tür işleri küçümsememeli!..

- Eğer küçümserlerse bilmeliler ki sadece ve sadece NEET oranını yükseltip, pek çok gencin hayatını karartacaklar....


- Eğer gençler böyle işler yaptıklarında, meslek liselerine, çıraklığa vb. gittiklerinde toplumda saygı görmeyeceklerini, para kazanamayacaklarını, vasıfsız sayılacaklarını düşünürlerse geleceklerini tümden yakacaklar...

Ne aileler biliyorum, ana-baba kıt kanaat geçinirlerken, "belki bu sefer kazanır" diye borç-harç çocuklarını boşu boşuna kurslara yolluyorlar. Çocuklar hem okul ve gerçek öğrenim hayatından hem de çalışma hayatından tamamen uzaklaşıyorlar. Boş bir diploma hayalinin peşinde iyice özgüvensiz, başarısız ve işe yaramaz aylak damgası ile aslında tam da o hale geliyorlar. Sürüklenip duruyorlar...
 

Özetle şunu söylüyorum;



- Evladınızın merakı, şevki ve sizin de olanağınız varsa çocukların, gençlerin teknoloji, kodlamaya, tasarıma, bilime yönlenmesi sanata, spora, kültüre, sosyal sorumluluk meselelerine odaklanması da şahane!

- Kurye, çiftçi, miço, rehber, tuvalet temizleyicisi, çöpçü, lavabo tamircisi, kombi montajcısı, bakıcı, vb. olması da fevkalade.

Her yerde hala “becerikli, işini iyi ve hissederek, sorumluluk bilinci ile keyifle, geliştirmeye çalışarak yapan” insanlara “ÇOK” ihtiyaç var ve daima olacak. Robotlar, Rinsanlar, İnsancılar, Yapay Zekalılar her yeri bir anda kaplamayacak…
 
Yalnız bir şeyin altını kalın harflerle çizmeliyim; her alanda “mutlaka-mecburi” bir başka ortak payda daha var, o da dünya dili haline gelen “İngilizce bilmek”.
 
Toparlama cümlesi; herhangi bir alanda o kadar, o kadar, o kadar iyi olun ki

Siz işsiz kalmaktan değil, “iş, sizsiz kalmaktan korksun!..
 
Sınavları, puanları boş vermeyin ama olmuyorsa, olamamışsa, olamayacaksa da “oh kurtuldum!” deyip, yukarıdaki yazıyı defalarca okuyun, T-İnsan kitabını ezber edin ve çocuğunuzun sevdiği bir alanda, gerekirse ustanın paspasçısı olmasına yardımcı olun. Onu bu cesaretinden, gayretinden dolayı başınızın üstünde taşıyın... Alın teriyle para kazanmanın onurunu öğretin... 


Geleceğin mesleklerine, iş dünyasına hazırlanmak için "olmazsa olmazlar"...


Kaynak: Future Fit - Geleceğe Hazırlanmak için gereken yetkinlikler - www.teachervision.com

Hangi kişisel gelişim, kariyer sayfasına girseniz, yukarıdaki şemada da gayet güzel özetlenmiş yetkinliklerin "gelecek için olmazsa olmazlar" listesinde yer aldığını göreceksiniz. Onlar zaten epey zamandır öğrenilmiş, kabullenilmiş idi... Süslü püslü yazıldıklarına bakmayın. Özünde hepsi de her tür işi iyi yapmak için gerekli temel nitelikler...
 
Ancak yukarıda özetlenen faktörlerle ve özellikle de tüm dünyada COVID-19 sonrası iyice hızlanan işsizlik, ekonomik sıkıntılar, değişen üretim - tüketim – dağıtım alışkanlıkları, dönüşüm süreci;

- Nasıl para kazanacağız?
- Hangi işler daha garantili, daha çok para kazandırır?
- Hangi meslekler işsiz kalmaz?
- Çocuklarımız ne eğitimi almalı?
- Biz yetişkinler kendimizi nasıl yeni geleceğe hazırlamalıyız? 

gibi soruların, kaygıların daha da yükselmesine engel olamadı...

İşte bu yazının devamında "iş-işsizlik" konularına farklı bakmanıza, kafanızdaki sorulara yanıtlar bulmanıza, T-İnsan’laşma yolculuğunuza yardımcı olmaya çalışacağım. Yakın gelecekte ve 2030’lara doğru giderken hangi alanların, ne tür yetkinliklerin değerli olacağına dair önemli bilgiler paylaşacağım…

Dikkate almanızı ve keyifle, çok çalışmanızı, gençleri bu alanlar için teşvik etmenizi, onlara köstek değil, destek olmanızı dilerim…


Geleceğin Fütüristik Mesleklerini Bulma Formülü: 

Out There" Jobs of the Future | Futurist.com: Glen Hiemstra

1. Aşağıdaki 2. maddede, şimdilik 30 tanesini özetlediğim, yakın ve orta gelecekte yükseleceği neredeyse kesin yeni nesil alanlar var.


2. Yakın ve orta gelecekte yükseleceği neredeyse kesin olan yenilikçi, gelecekçi alanlar:  
  1. Yenilenebilir Enerji ……..
  2. Güneş Enerjisi ……..
  3. Rüzgâr Enerjisi ……..
  4. Elektrikli / Otonom / Uçan / Hibrid araç / Drone ……..
  5. Uzay, Uçak ……..
  6. Robot, ……..
  7. Yapay Zekâ ……..
  8. Artırılmış gerçeklik ……..
  9. Sanal Gerçeklik ……..
  10. 3D Baskı ……..
  11. Hologram ……..
  12. Ses ……..
  13. Genetik ……..
  14. Nano, Malzeme ……..
  15. Giyilebilir Teknoloji ……..
  16. Nesnelerin Interneti ……..
  17. Akıllı Yaşam, Akıllı Şehir ……..
  18. Çevre, İklim ……..
  19. Topraksız Tarım, Dikey-Şehir Çiftlikleri ……..
  20. Veri ……..
  21. Blockchain ……..
  22. Kripto Para ……..
  23. 5G ……..
  24. Kodlama, Yazılım, Algoritma, Platform Yazılımlar ……..
  25. GİG İşler ……..
  26. Siber Güvenlik ……..
  27. Simülasyon ……..
  28. Derin Öğrenme ……..
  29. Duygu ……..
  30. Organ ……..​
3. Burada da yukarıdaki alanlarda derinleşmenizi sağlayacak ve o alandaki mesleğiniz olacak “iş” listesi var:
  1. Mühendisi,
  2. Bilim İnsanı,
  3. Akademisyeni,
  4. Yazılımcısı, Developer’ı (Geliştirici),
  5. Güvenlikçisi,
  6. Teknisyeni,
  7. Pazarlamacısı,
  8. Satıcısı,
  9. Danışmanı,
  10. Sigortacısı,
  11. Analisti,
  12. Risk Analisti,
  13. Senaristi,
  14. Hukukçusu,
  15. Sözleşmecisi,
  16. Simülatörü,
  17. Küratörü,
  18. Agregatörü,
  19. Optimizatörü,
  20. Tasarımcısı vb.,
4. Şöyle yapacaksınız;

Yukarıdaki 30’luk listeden ilginizi çeken, “ben bu alanda çalışmak, derinleşmek, beceri kazanmak isterim dediğiniz alanı seçeceksiniz, yanına da yukarıdaki 20'lik listeden bir ekleyeceksiniz ve geleceğin popüler, en çok kazandıracak, hiç işsiz bırakmayacak mesleklerinden birini bulmuş olacaksınız.

5. 
Örnek, birkaç deneme yapalım;

Geleceğin Fütüristik Mesleklerini Bulma Formülü: Geleceğin ALANINDA + Geleceğin İŞİ = GELECEĞİN MESLEĞİ

Önce “30’luk alan" listesinden bir alan + "20'lik iş" listesinden de bir  seçiyoruz, “yan yana” koyuyoruz;

- Organ + Tasarımcısı,
- Robot + Risk Analisti,
- 3D Baskı + Küratörü,
- Akıllı Yaşam + Optimizatörü

 
Ve bu meslekleri daha doğrusu becerileri edinmeniz için çok merak ederek, tutkuyla, disiplinle, online ve offline tüm kanallardan, araçlardan yararlanarak çalışmanız halinde, hem para kazanarak hem de keyif alarak sürekli çalışan-türetici bir insan olmanız neredeyse tamamen sizin elinizde. Kolay gelsin:) 


Bu yazının bir bölümü 29 Temmuz 2020 Cumhuriyet Gazetesi Üniversite Tercih Eki'nde kullanılıp, yayınlandı. Kupürü aşağıdadır.  Üzerine tıklarsanız büyük boyutta okuyabilirsiniz. 


      

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

4 Yorum

yavuznadi 10.08.2020
Seval hanım yazıyı yeterince anlamamış. Mühendislikten kasıt inşaat, makine mühendisliği değil bu meslekler öldü artık. Yazıdaki mühendislik gen mühendisliği, topraksız tarım mühendisliği, veri mühendisliği v.s. Sizin mühendislik seçtiler işsiz kaldılar dediğiniz gençlerin hangisi bu mühendislikleri seçti? Bizde ebeveynler için üniversite 3 bölümden oluşuyor. Mühendislik, tıp, öğretmenlik. Sınava giren gençlerin çoğunun ilk beş tercihi bunlar. Yanlışlık burada. Türk ebeveyn binlerce meslekten üç tanesine kilitlenmiş vaziyette. Herkes beyaz yakalı olacak, herkes üzerine toz bulaşmadan, eli kirlenmeden masa başında yüksek maaşlarla çalışacak! Yok artık böyle bir şey. Geçti o günler. Kimse çocuğunu tesisatçı yapmaz ama banyosu tıkanınca yana yakıla tesisatçı arar. Senin çocuğun yapmazsa, onun çocuğu yapmazsa sen banyonu kime tamir ettireceksin, bunu düşünen yok. Yapılması gereken gençleri tesisatçı yapmamak değil, tesisatçılığa saygınlık kazandırmak. Onları ikinci sınıf insan yerine koymamak. Bir tesisatçı ile bir doktor un aynı masada muhabbet etmesini sağlayacak kültür seviyesine gelmeli artık. Tesisatçı da üniversiteli olmalı, sıvacı da, seramikçi de okumuş olmalı, diplomalı olmalı. Bugün bir sıvacı inşaatta amiri olan mühendisin üç -beş katı para kazanıyor. Bir seramikçi öğretmenden kat kat fazla kazanıyor. Bizim derdimiz para değil, çocukları falan da düşünmüyoruz, kendimizi düşünüyoruz. "Aman ele güne benim çocuğum seramikçi oldu diye nasıl derim ben şimdi?" Bizim ebeveyneler olarak tek derdimiz , çocuğumuz üzerinden çevremize atacağımız hava. Dürüst olalım, kimse gerçekten bu anlamda çocuğunun geleceğini düşünmüyor. İş yok değil. İş var hemde fazlasıyla. Bizlerin seçim yaptığı alanlarda iş olmaması iş yok anlamına gelmiyor. Otomotiv sektörü, sanayi sektörü, tekstil sektörü ara eleman bulamıyor. İş çok, ara eleman yok. Bu sektörlerde binlerce elemana ihtiyaç varken, sokakta binlerce genç işsiz geziyor. Bu çelişkiyi yaratan biz ebeveynleriz. "Ben şimdi el aleme benim çocuk otomobil fabrikasında boyacı nasıl derim?" mantığıyla gittiğimiz sürece bu çocuklar işsiz kalacak. İşsizlik hükümetlerin yarattığı bir sorun değil, bizim yarattığımız bir sorun. Görelim artık bunu. Hiç bir iktidarın her yıl mezun olan yüz bin inşaat mühendisine iş bulma gibi bir sorumluluğu olamaz. Bunu beklemek bile adil değil. Ondan sonra da her yer betonlaştı diye şikayet ediyoruz. Ne yapacak bu kadar inşaat mühendisi, elbette betonlaşma yapacak, çiçek mi dikmesini bekliyoruz. yaparken çıkarlarımıza, duygularımıza, kişisel isteklerimize ve keyfimize göre düşünürsek doğruyu bulamayız.
metin apaydın 04.08.2020
Teşekkürler, güzel bir yazı katıldığım ve katılmadığım kısımlar var, ancak memleketin hali gerçekten işsizlik konusunda çok sıkıntılı
Hüseyin şaşmaz--uzun 03.08.2020
“Gelecek Körü” müsün nesin, neler oluyor fark edemiyor musun? Hiç kaçarı yok, besbelli işte! Olacaklar oluyor, gelenler geldi bile. - Olanı biteni, olacakları anlayamıyor musun? Yeni zamanları kim inşa ederse gelecek de onun olacaktır https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=984757551975646&id=100013242319421
Seval Erdoğan 03.08.2020
Merhaba Sayın Tarhan, Kaleminize sağlık öncelikle.. Maalesef bazı konularda size katılmıyorum. Ülkemizdeki gençlerin işsizlik sorunu bu kadar basit değil bence. Kendime ve çevremdeki örneklere bakarak çok rahat söyleyebilirim ki matematiğe fiziğe kimyaya yeteneği olup mühendis olan severek okuyan gençler de işsiz şu an. Tarihe edebiyata ilgi duyanlar da, hepsinin öğretmenliğini isteyerek tercihlerinde yazıp okuyanlar da işsiz. Diş hekimliği okuyanlar son beş senedir bu kafileye katıldı. Yazınız şu an çocuk yetiştiren ebeveynlere tabiki rehber olacaktır ama şu andaki işsiz gençlerin sebebi asla bir diploma sevdasına oluşmuş bir durum değil. Bu seviyede bir işsizlikte tek sorun bu olamaz. Tabiki siz kendi alanınızdan bakarak bir yorum getirmişsiniz ama sadece 'zavallılar' işsiz olsaydı durum bu kadar vahim olmazdı. Şu an işsiz gençlerin kendi çevremdeki oranıyla söyleyebilirim ki yüzde doksanı 'ego' dediğiniz şeyden dolayı işsiz değil. Hiçbir iş bulamadıklarından işsizler. Lütfen bunu bu kadar basite indirgemeyelim.

Bir Cevap Yazın