Tanrıyı çizebilen çocuklar
6527 görüntüleme
Bu içeriği paylaşabilirsiniz >
Facebook
Twitter
Linkedin
Google+
Pinterest

Bugün yapmakta olduğumuz her şey, aslında gelecekte olacakları hazırlıyor.



Yaptıklarımızı belirleyen, yararlı-zararlı sonuçlar gelişmesine neden olan en önemli şey de yaratıcı
kapasitemizi, bilgi ile bütünleştirerek kullanabilme yeteneğimiz, yetkinliklerimiz oluyor.


Bu durumda, insanları geleceğe iyi ya da kötü taşıyacak en önemli araç, yaratıcılığın üzerine
eklenen eğitimdir desek pek yanlış yapmış olmayız...

Her çocuk artist doğar!


 

Ancak hali hazırdaki eğitim modelleri; gelecek için bu kadar hayati olmasına rağmen, ne yazık ki
sadece ülkemizde değil, tüm dünyada miadını doldurmuş görünüyor. Yapılanması sanayi toplumuna
ve iş koşullarının ihtiyacı olan insanı yetiştirmek üzere kurgulanmış okullar, çocukların yaratıcılıklarını
geliştirmiyor, aksine köreltiyor. Ken Robinson´un bu konuda her eğitmenin, her ebeveynin dinlemesi
gereken konuşmaları, videoları var... Onlardan kısa özet paylaşıyorum;


Picasso der ki ‘’her çocuk artist, sanatçı doğar, sonra biz onları eğiterek köreltiriz!´´

Bir anaokulunda harıl harıl çizim yapmakta olan 6 yaşındaki küçük kız ve başına dikilen öğretmen
arasında şu konuşma geçer;

- Ne çiziyorsun bakalım öyle?
- Tanrıyı
- Ama Tanrının nasıl bir şey olduğunu kimse bilmiyor ki?
- Birazdan öğrenecekler…

Hiç eğitilmemiş çocuk beyni, yaratıcılığı; işte bu kadar sınırsız ve cesurdur…

Eğitim sisteminin yarar değil, zarar veren temel defoları;


 

1. Mevcut eğitim sistemlerinde hangi ülkeye giderseniz gidin geçerli olan bir hiyerarşi vardır. En
üstte, matematik ve dil; en altlarda da sanat ve insana-yaşama dair konular. Hatta sanat da kendi
içinde bir ast-üst ayırımına sahiptir. Müzik ve resim daha makbul, dans vb konular daha önemsizdir.
Dünyanın hiçbir yerinde, normal müfredatında, matematik kadar dans dersi de veren okul yoktur.
Oysa aklımız kadar vücudumuzu da kullanmanın çok hayati; yaratıcılığın en az ve belki de daha fazla
okur-yazar olmaktan daha önemli olduğu bir çağdayız.

2. Matematik eğitiminin temeli hesaplama ve işlem yapmaya dayandırılmıştır.
Oysa artık bilgisayarlar bunları insandan bile daha hızlı yapabilmektedir. Bu durumda daha değerli
olan insanın hesaplama, cebir ya da bu gibi işlemler yapması değil; çıkan rakamları, sonuçları anlayıp,
anlamlandırabilmesidir.   Matematik  değil,  istatistik   bilmesi yani, olasılıkları   hesaplaması,
senaryolaştırması ve gelecek tahminleri geliştirmesidir. Amerika’da pek çok okul matematik derslerini,
istatistik dersi ile değiştirme denemeleri yapıyor.

3. Halen geçerli olan sistem; insanların akademik yeterlilik ve işe hazırlığını ölçmekte, puanlamaktadır
Yüksek notlar almak, iyi meslek bilgisini ölçen notlarla ifade edilmekte, bunun dışında ve altında kalanlar
´eksik, yetersiz, hatalı´ kabul edilmektedir. Oysa yaratıcılığın ve gelişimin en büyük düşmanının; hata
yapma korkusu olduğunu biliyoruz. Birçok yetenek, sırf bu yüzden kendisini yetersiz, eksik, mutsuz ve
işe yaramaz hissetmekte, gerçekten de öyle bir yaşam sürmektedir.

4. Teknolojik, yaşamsal koşulların siber hızla değiştiği; her seviyede ve her şey için ‘analogdan, dijitale’
geçtiğimiz dünyamızda; tüm araç-gereçler, hizmet-servis standartları da dolayısı ile meslekler ve
uzmanlıklar da değişmektedir.
Buna rağmen okullar, adeta kafalarına gelecekte geçerliliği olmayacak
bilgiler tıkıştırılmış milyarlarca insanı işe yaramaz diplomalarla anlamsız bir rekabete salıvermektedir.
Tüm dünyada bir diploma spekülasyonu vardır ve artık üniversite diploması bir işe girmek ya da iş
edinmek için yeterli değildir. En azından master, doktora beklenmekte, neredeyse herkes profesör
olmak için yetiştirilmektedir.

5. Her türlü bilgiye, üstelik de videolarla (pek yakında 3D de standart olacak) ve her yerden, anında,
on-line ulaşılabildiği halde;
hala çocuklarımızı yıllar süren, öğretmen-sınıf odaklı ortamlarda zapt
etmeye, sıralamaya, numaralandırmaya çalışıyoruz. Yazık değil mi? İşlerine yaramayacağı belli
bilgileri ezberlesinler diye yaratıcılıklarını, gelecek umutlarını ve yaşama sevinçlerini örselemenin
neresine iyi bir eğitim aldı diyeceğiz?

Uzun lafın kısası; eğitim artık o bildiğimiz eğitim değil!


 

Zaman; öğrenim ve öğrenme modelini uzmanlık tercihlerine göre kişisel olarak tasarlamak,
dijitalleştirmek, teknoloji ile bütünleştirmek  zamanı.


Şimdi değerli ve gerekli olan; aklını, bilgisini, vücudunu, duygularını amaca uygun kullanabilme
becerisi geliştirmek. Üstelik sonsuza kadar, sürekli…

Demek istediğimi bir hikaye ile anlatayım;

Royal Akademi mezunu Dünyanın en önemli ve zengin dansçılarından olan Gillian Lynne’i ilkokul
yaşlarındayken annesi, davranış bozuklukları var, hastalığını bulun diye doktora götürür.

Hekim uzun uzun kadını dinler, sonra; tamam, anladım sanırım, biz biraz dışarıda konuşalım diye
anne ile odadan çıkar. Çıkarken radyoyu hafifçe açık bırakır.

Odayı gözlediklerinde küçük kızın müzikle dansını izlerler. Doktor anneye döner; kızınız hasta değil,
dansçı, onu dans okuluna verin
der.

Bugünkü eğitim sistem ve yaklaşımları; Allah’ı dahi çizebileceklerini düşünecek kadar sınırsız hayal
gücü olan çocukları, kazanmak değil, kaybetmeye yarayan, eskimiş uygulamalar.

Ebeveynlerin ve eğitimcilerin daha akıllı daha cesur olmalarını bekliyoruz, rica ediyoruz...


Yararlandığım kaynak: Sir Ken Robinson'un TED Konuşmaları


Bu yazı Hürriyet Eğitim için yazılmıştır. Orijinal linkinden okumak için tıklayınız

*************************

Bu yazıyı hazırlarken esinlendiğim ve her ebeveynin, eğitmenin izlemesini dilediğim videolar; 

 
Buluttaki Okul - SOLE (Self Organized Learning Environment - Kendi Kendine Öğrenme Ortamı) - Sugata Mitra´nın TED Konuşması - Video >

21. yüzyıl insanın sahip olması gereken temel beceriler ve kullanılabilecek araçlar... 
 
Okullar yaratıcılığı öldürüyor – Ken Robinson – TED Video (Türkçe alt yazılı)

Matematik derslerinin suyu ısınmaya başladı… Arthur Benjamin – TED Video (Türkçe alt yazılı)

Gelecekte okullar tarihe karışacak...

2045´de ölümsüzlük mümkün mü? - Dmitry Itskov - Robot Devrimi 

Ufuk Tarhan´ın Hurriyetegitim.com daki yazıları

21. yüzyıl insanın sahip olması gereken temel beceriler ve kullanılabilecek araçlar... 

21. yy yazısının Hürriyet Eğitim´deki orijinal yayını 

Atarlı, giderli çocuklar ve siber zorbalık...  

Dijital ebeveynler  Hürriyet Eğitim´deki orijinal yayını

Geleceğin kıymetli işi; Kıl-Tüy Toplayıcılığı  Hürriyet Eğitim´deki orijinal yayını

Mış gibi yapın, sonunda olur… Hürriyet Eğitim´deki orijinal yayını

Lisans Yerleştirme mi, İnsan Yetiştirme mi? Hürriyet Eğitim´deki orijinal yayını

Tanrıyı çizebilen çocuklar

Okullar yaratıcılığı öldürüyor – Ken Robinson – TED Video (Türkçe alt yazılı)

Hedefleri boş ver, yapman gerekenlere odaklan!

Geleceği sallayacak meslekler >

Meslek sahibi değil, becerikli olun! >

Yeniçağa genetik ve dijital alan damgasını vuracak... - Hürriyet Eğitim, Ufuk Tarhan >

Meslekler değişiyor, üretimde istihdam düşüyor, hizmet sektörünün önü açık... 

Bilgisayar oyunları araştırması - ABD - Ebeveynler, çocuklar, kadınlar, erkekler...

Ebeveyn-Çocuk Eğitim Sözleşmesi

Zamane çocukları, yeni nesil güne böyle başlıyor:) > Video
 

***************************

Daha iyi bir gelecek için hizmetlerimiz hakkında bilgilenmek, 
Seminer-Workshop-Moderasyon-İçerik-Etkinlik Kurgusu vb. talepleri için görüşmek, 
Özel-özgün çalışmalarla işinize, hayatınıza dair iyileştirmeler yapmak üzere 
antrenörlük almak 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;

Başvuru ve sorularınız için lütfen > 
burayı tıklayınız

Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

0 Yorum

Bir Cevap Yazın