Ufuk Tarhan; Gelecek, Güzel Gelecek!
6893 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Ufuk Tarhan; Gelecek, Güzel Gelecek!



Fütürist, Ekonomist, Dijital İletişim ve Yazılım Ajans Başkanı Ufuk Tarhan bir yandan bizler için heyecan verici ve ümit dolu bir gelecek resmi çizerken, öbür yandan da bu yeni dünyaya hazırlanabilmek için bir yol haritası sunuyor.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Ben, Ufuk Tarhan. Ekonomist (ODTÜ, Master BAU), Fütürist, Dijital İletişim & Yazılım Ajans Başkanı, Yazar ve sanırım aynı zamanda Türkiye’nin en fazla talep edilen, en fazla seminer/konferans veren, panel yöneten Keynotespeaker’larından, konuşmacı ve eğitmenlerinden biriyim. Bu Koronavirüs sonrası gelişen, çığ gibi artan Webinar’lar dönemi için de halen geçerli. Hatta eskisinden de fazla diyebilirim.

 
Öncesinde, uzun yıllar bilişim, telekominikasyon sektörlerinde üst düzey yöneticilik yaptım. 2002 yılında “BT Sektörünün En Başarılı İş Kadını Ödülü'nü”, daha sonrasında da “En Başarılı, En Yaratıcı, En İlham Veren, En İnovatif vb.” diye başlayan pek çok başka ödüller de aldım. 1995 yılından bu yana Fütürizmle ilgileniyorum. “Kişi, kurum ve toplumların daha iyi gelecek kurgulamasına yararlı olacak gelecek odaklı bilgi ve fikirleri yaymaya, ilk etapta da dijital transformasyonun iyi anlaşılmasını sağlamaya” dönük çalışmalara, projelere yoğunlaşmış durumdayım.
 
Kariyerime teknoloji sektöründen başlamam ve orada olgunlaşmam, teknolojinin hayatın her alanındaki ne kadar temel bir belirleyici ve tetikleyici olduğunu kavramamı sağladı. Fütürist bakış açısı kazanmam geleceğe dair tüm düşünce ve planlarımı şekillendirdi. Girişimci olma kararımı bu iki alandaki farkındalığımı arttırdı. 2002 yılında ödülü aldıktan sonra, 2003’de girişimci olmam gerektiğine karar verdim. Epey ön hazırlık yapıp, 2006’da ilk şirketimi kurdum. Şu ana kadar dört şirket kurdum. İkisi aktif ve gayet iyi gidiyor.

Kariyerinizde köklü bir değişiklik yaparak Türkiye’nin ilk profesyonel Fütüristi oldunuz, ayrıca dünyada en etkin 100 Fütürist arasında gösteriliyorsunuz. Ne söylemek istersiniz?

Benim Fütürizme odaklandığım yıllarda henüz pek fazla kimse bu tip konuların, gelecek planlamasının vb. farkında değildi. Ancak ben hem Fütürist bakış açım, hem de teknoloji sektöründen edindiğim deneyim ve gözlemlerimle farklı bir kariyer yoluna girmem gerektiğini net olarak algılıyordum. 10-15 yıl içinde sabit, sürekli, maaşlı iş olanaklarının azalacağını, iş ve yaşam koşullarının bütünüyle değişeceğini, farklı, daha üstün becerilerin, mesleklerin oluşacağını ve girişimciliğin yükseleceğini, yepyeni alanların oluşacağını belki de ilk görenlerden ve bunu ciddiye alıp, odaklı kariyer değişikliği için çaba sarf edenlerdenim. Bu günkü noktaya, hiç tereddütsüz, kararlı ama çok da zorlu mücadeleler vererek ilerledim. Hep, hatta şimdilerde daha da fazla; “iyi ki…” diyorum…
 
Evet, Dünyada En Etkin 100, Forbes’a göre 50 Kadın Fütürist arasındayım. Google’a sorduğunuzda ise ilk 30 arasında endeksleniyorum. Bunun sebebi, çok ama gerçekten çok çalışmam, sosyal medyayı iletişimi, kişisel ve dijital marka olmanın gerekliliklerini çok iyi kotarmam. Ve öğrendiklerimi müthiş cömertçe paylaşmam. İnsan çalıştıkça gençleşiyor, paylaştıkça mutlu oluyor, mutlu ediyor, yani başarılı oluyor…

Fütürizmden, ütopya ve distopyalardan ayrılan noktalarıyla, bahsedebilir misiniz?

Ütopya da distopya da “gelecek tasarımlarıdır”. Ütopya ideal, olumlu; distopya ise tam tersine kötü, olumsuz senaryolardan oluşur. Hemen her millette insanlar gelecek hakkında konuşurlarken distopik, kötümser düşüncelere odaklanmaya, korkmaya daha fazla yatkındır, odaklıdır. Ütopik hayaller kuranları da ayakları yere basmıyor diye sarkastik biçimde eleştirir, hafife alırlar. Ben bu iki ucun arasında temkinli ütopyaya daha yakınım. Zaten o yüzden de fütürizmi işim olarak ilan ettiğim günden beri sloganım “Gelecek Güzel Gelecek”.

Pek çok insan sizi “T-İnsan” kitabınızla tanıyor. Nedir T-İnsan?

T-İnsan” her yaşta ve konudaki bireyin sürdürülebilir gelecekteki iş başarısı için uygulayabileceği gelecekçi, gerçekçi dönüşüm modeli. T insan, Leonardo da Vinci´ nin "altın oranından" da esinlenilerek geleceğe uyumlu, senkronize olabilen, versiyon yükseltebilen yeni nesil insan modelini sembolize ediyor. “T” harfi ile dikeyde “bir şeyin her şeyini”; yatayda “her şeyin bir şeyini” bilmeyi anlatıyor. “T” aynı zamanda; Tasarımcı, Tedarikçi ve Teknolojik olma gerekliliğine gönderme yapıyor.
 
Çıktığı anda “Yılın En İnovatif İş Kitabı Ödülünü kazanan T-İnsan'', yeni bir kişisel dönüşüm modeli sunması ve kazandırdığı gerçekçi + gelecekçi bakış açısıyla değil; içinde yer alan QR kodları ile “artırılmış okuma” olanağı sunması, son derece ciddi ve hayati konuları hikaye gibi akıcı, anlaşılır anlatması, yepyeni kavramlarla tanıştırması ve bilinen kavramlara yeni anlamlar yüklemesiyle de çok dikkat çekiyor, beğeniliyor.


Hibrit düşünmek ne demektir? Hayatımızda hibritleşmeye neden ihtiyacımız var?

Hibrid düşünmek, olmak, yaşamak tam olarak; bugünün sorumluluklarını, görevlerini yerine getirmeye devam ederken, yani bugünün gereklerini yaşarken; geleceğin isterlerine, olasılığı yüksek değişimlere göre versiyon yükseltmek için bilinçli, odaklı, ısrarlı biçimde hazırlanmak demek. Yani aynı anda hem bugün hem yarın için çalışmak, çabalamak demek. Tıpkı hibrid arabalar gibi…

Geleceğin dünyasında eğitim-öğretim nasıl gerçekleşecek?

Hem fiziksel, hem sanal okullar olacak. Hem insan, hem robot/yapay zeka /hologram öğretmenler olacak. Bir müddet sonra tamamen üç, hatta çok boyutlu ortama geçilecek. İnsanlar, karışık yaş grupları ve ilgi alanlarından oluşan karma sınıflarda, guruplarda öğrenecek, projeler yapacaklar. Bunlara katılanlar dünyanın herhangi bir yerinde olabilecek. Gerçek zamanlı ve birlikte çalışabilecekler, hatta 3D baskı teknolojilerindeki gelişmelerle, birlikte üretim bile yapabilecekler. Klasik okul sistemleri tamamen değişecek. Herkes kendi eğitimini kendi planlayacak. İçeriğini, süresini mesleğinin gerektirdiği ölçüde yapılandıracak. Bugünkü okullar, binalar daha çok sosyal ihtiyaçlara tahsis edilecek. Bir anlamda herkes hem öğretmen, hem öğrenci olacak. Yaş sınırlamaları, kategorizasyonlar neredeyse yok olacak.

Sektörün beklediği yeni neslin özellikleri nelerdir? Gençler için ne söylemek istersiniz?

Tüm sektörler, baştan aşağı, devrimsel değişim, dönüşüm geçirecekler. Gençler mümkün olan en kısa zamanda T-İnsan olmayı kavramalı ve o doğrultuda kendilerini geleceğe hazırlamalılar. Çok çalışkan olmalılar. Yoksa kariyer hayatları gerçekten daha da zorlaşacak.

Sanal para madenciliği, robotik biyoloji, yapay zeka psikolojisi gibi kavramlarla; bildiğimiz dünyaya ait bazı konseptleri pek de alışık olmadığımız bağlamlarda duymaya başladık. Bu bizi endişelendirmeli mi?

Kesinlikle hayır. Aksine heyecanlandırmalı. Bu söylediklerinizin ve daha pek çok teknolojik gelişmenin önümüze nasıl bir fırsatlar okyanusu serebileceğini anlamalıyız artık! Esas, bu gelişmeler olamazsa endişelenmeliyiz…

Blockchain sistemi ekonomide ne şekilde yer alacak ve geleceğin ekonomisi nasıl olacak?

Blockchain geleceğin sadece ekonomisini değil tüm iş ve yaşam koşullarını alt üst edecek, ancak iyi manada… Merkeziyetçilikten uzak, demokratik, şeffaf, aracıları ortadan kaldıran, kaybettiğimiz güveni yeniden kazanmamızı sağlayacak, tam dijital yapılara geçebilmek için de bir anlamda ön koşul. Kaçış yok. Akıllıca ve iyi kullanmak için ciddiye alınmalı hem de fazlası ile.

McLuhan’ın çok öncelerde ifade ettiği şekliyle “küresel bir köy” halini alan dünyada enformasyon kadar dezenformasyonun yayılma hızında da yaşanan artışı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Katılıyorum. Ancak gelişen yapay zeka teknolojileri ve block chain’in aktif olarak yayılması ve en önemlisi insanların daha iyiye doğru evrilmesi ile düşüşe geçecektir diye umuyorum.

Küreselleşen dünyada COVID-19 salgını da kısa bir süre içerisinde tüm insanların sorunu haline geldi. COVID-19’un insanlığın dönüşümüne olan etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu buluyorum. Bu konuda epey yazı da yazdım zaten. Ufuktarhan.com dan okunabilir.

Geleceğin dünyasında veri güvenliği ve kişisel hayatın mahremiyeti nasıl güvence altına alınacak?

Yüzde yüz güvenlik hiçbir alanda mümkün değil. Ancak çabalar, güvenlik önlemleri, sanal duvarlar, kilitler, gözetleme vb. artarak sürecek. Ayrıca yakın geleceğin savaşlarının da daha çok “siber” olacağına artık kesin gözüyle bakabiliriz.

MAG okurlarına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

T-İnsanlaşsınlar. Geleceğe artan viteste, çok daha bilinçli ve odaklı hazırlansınlar. Hala pek çok insanın geleceği ve hem yapabileceklerini hem de yapmaları gerekenleri hafife aldığını gözlemliyorum. Bu tip yaklaşım sahipleri geleceğin iş dünyasında direkt oyun dışı kalacaklar. Toparlansınlar bence… Hem de bir an önce…
 

Bu yazı MAG Dergisi için yazılmıştır. 

Orijinal yazıyı okumak için aşağıdaki kupüre tıklayınız.

  

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın