Corona; “Zor oyunu bozar!..” Bundan sonra “azar azar" - Corona sonrası hayat!..
170692 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Corona; “Zor oyunu bozar!..” Bundan sonra “azar azar" ve Festina Lente (yavaş yavaş acele et!)!..
 

Image result for corona virus

Corona; “Zor oyunu bozar!..” Bundan sonra “azar azar" ve Festina Lente (yavaş yavaş acele et!)!..

Corona salgını, COVID-19” ve 2020 yılı ile başlayan yeni on yıllık dilime denk geldi. Belki de getirildi. Şimdilik bilemiyoruz.
 
Her ne sebeple oldu ise ok yaydan çıktı. Önümüzdeki on yıl kritik.

2030’a kadar olan süreç ileride, dünyanın sanayi devrimi ve internet devriminden sonraki en yıkıcı, aynı zamanda da inşallah en yapıcı dönüşüm eşiklerinden biri olarak kayıtlara geçecek.

Corona dönemi, “zor oyunu bozar!” atasözünü en iyi açıklayan örneklerden biri olarak anlatılacak.
 
İnsanlık olarak, sürdürülebilir olmadığını bile bile, inatla ve parayı tüm değer sistemlerinin yerine koyarak devam ettirmeye çalıştığımız "açgözlü, doymaz” dönemlerimizden birinin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. “Daha çok, en çok, en en ama en güzel, daha yüksek, daha farklı” saçmalıkları, dayatmaları, önce ani fren yapar gibi duraklayacak, sonrasında “azar azar, yavaş yavaş, daha dengeli ve itidalliye” dönüşecek.
 
Üstelik bunu, aslında hepimizin bildiği ve farkında olduğu üzere (mesela iklim krizi), bir sürü ve daha büyük risk, hastalık, tehlikeli olasılığın yanında "ufacık" diyebileceğimiz “Corona virüsü” başlatmış olacak. Tıpkı dolan bardağı taşıran o minicik damla gibi…
 
Kısacası, Corona dünyaya bir sürü şey için “Hani olmazdı! Hani mümkün değildi! Hani izin vermezlerdi! Hani yapamazlardı! Hani asla idi!” dedi. Adeta nanik yaparak daha şimdiden zihinlerde, inançlarda, alışkanlıklarda yıkıcı (disruptive) sorgulama, değişiklik başlattı. İyi ki de oldu diyorum, çünkü eskiyi yıkmadan, paradigmaları değiştirmeden yeniye yer açılmıyor...

İnanıyor ve umuyorum ki küresel şok, moralman çöküş, şaşkınlık, çaresizlik, maddi-manevi kayıplar sırasında ve sonrasında, her şeyi yeniden yapılandırabileceğiz.  Doğal olarak "Peki Corona'dan ölenler, ölecekler, kayıplarımız?" diye soracaksınız... Onlar için sözün bittiği yerdeyiz. Neresinden tutsak elimizde kalacak... Çok üzülerek de olsa o kısmını hızla geçmek zorundayız...
 
Bu ilk değil. Dünya daha önce de pek çok kez salgın (pandemic) tehlikesi atlatmış.

Bu linkten ve Wikipedia’dan detaylarına göz atabilirsiniz. Peki neden bu sefer, bu kadar büyüdü olay? Çünkü Dünya şimdiye kadar hiç bu kadar fiziksel ve siber olarak birbiri ile bağlı, bağımlı, azgın, şuursuz ve aşırı kalabalık hale gelmemişti. Bardak iyice dolmuştu, taşmaya hazırdı.  Ve Corona son damla rolünü üstlenerek devinimi başlattı!..
 
Corona, şimdilik Fragman tadında öncü sinyal… Küresel bir "Kriz + Gelecek Tatbikatı"...
 

Image result for coronavirus

Önümüzdeki on yılda, yaşam sistemlerimizi hiç aklımıza gelmediği kadar farklı, hızlı, her alanda ve keskin virajlarla değiştirmek zorunda kalacağız.
 
Corona bunu bize şimdilik sadece bir fragman tadında yaşatan öncü sinyal.

Resmen bir "Küresel Kriz / Gelecek Tatbikatı, Simülasyonu"!..
 
Daha yolun başındayız. Gelecekten gelen "Endüstri 5.0"ın ayak seslerini duyuyoruz. Henüz, bundan çok daha büyük, hiç de hazırlıklı olmadığımız başka sarsıcı gelişmelere ve büyük dönüşümlere giden yola açılan kapının "yalnızca kapı kolunu" tuttuk.
 
Bu yazıda, o kapı açıldığında karşımıza çıkacak "yeni dünyaya dair" olası senaryoların üzerinde birlikte düşüneceğiz.  
 
2040 - 2050’lere doğru ise…
 
2020-2030 arası on yılı atlattıktan sonraki on yıllarda da geride kalanlarla ve aramıza yeni katılan insanlarla, insansılarla ve canlımsılarla yepyeni yaşam formlarına geçeceğiz. Eğer bugünkünden daha akıllı ve iyi olmayı başarıabilirsek; 2040-2050’lere doğru, daha sürdürülebilir bir dünya inşa etmek yolunda önemli adımlar atmış olma ihtimalimiz hala var...
 
2000’lerden bu yana “gelecekte şöyle olacak, gelecek böyle böyle gelecek” dediğimiz ve “Singularity-Tekillik”, "Transhumanizm" diye özetlediğimiz durumlara adapte olacağız.

Şu videoyu bir izleyin, bu yazıyı da okuyun.
 
Aslında en çok da bu yazı ve içindeki videoyu öneririm…

İzlemedi iseniz ki çoğunuz izlememişsinizdir...  “TranscendentMan (İnsan Ötesi Kişi)” ile zihniniz fena silkelenecek… Mutlaka seyredin...

 
O zamanlara, yani 2040-2050’lara vardığımızda, bugün “cek-cak” dediğimiz düzenekler yaygınlaşacak. İnşallah daha adil, daha durulmuş, olgunlaşmış, sadeleşmiş, yalınlaşmış yaşam biçimleri yaratmış olacağız. Hatta Yerküre dışı mekânları da kapsayan (Uzay istasyonları-kolonileri, Mars’ta yaşam denemeleri, uzay seyahatleri) kurguları da kabulleneceğiz. Daha doğrusu tüm bunları kotarabilmeliyiz… Yoksaa…  
 
“Yoksaa!..” senaryoları için henüz erken… Şimdilik yakın geleceğe odaklanalım, dağılmayalım...
 
Neden bu yazı? Ne Haddime?..


Image result for before after coronavirus

Kendini Fütürist olarak gören, hayatının uzunca bir bölümünü “gelecek bilgisi üretmeye, türetmeye, paylaşmaya ve kullanmaya” adamış biriyim. Bu yüzden de düşüncelerimi, analizlerimi paylaşmak konusunda sorumluluk hissediyorum...
 
Beynim durmuyor... Sürekli, yaşadıklarımızı ve  yüksek olasılıkla yaşayabileceklerimizi, akıl-bilgi-teknoloji ışığında analiz ediyorum. Şimdiden, Corona (ya da COVID 19) döneminin, insanlığın bütün değer sistemlerinin,
 iş ve yaşam koşullarının;  sil baştan değerlendirildiği, yeniden anlamlandırıldığı, farklı biçimlerde konfigüre edildiği,  yeni bir insanlık çağının başlangıcı, yeni bir milat olarak anılacağını uzgörebiliyorum.


Büyük olasılıkla gelecekte bu zamanları ve sonrasını CÖ – CS diye anlatacağız diye düşünüyorum... 
 
Kısacası, kritik dönemlerdeyiz ve daha çok “mal canın yongasıdır, resesyon hepimizin canına okuyacak, bu sefer pabuç pahalı” ekseninde salınan türbülans ve etkileri epey sürecek gibi duruyor. 

O yüzden bu yazıyı, birlikte düşünce, hayal, vizyon egzersizi yapalım, esinlenelim, ortak akıl çalışması üretelim diye yazdım.
 
Sizler de katkı vermek, düşüncelerinizi, bilgilerinizi paylaşmak, aktarmak isterseniz yazı altındaki yorum kısmına ekleyin lütfen. Birbirimizden yararlanalım.
 
CÖ – CS
 
Aslında Corona Öncesi (CÖ) başımıza gelebilecekleri büyük ölçüde sezinliyorduk. Corona Sonrası 
ise (CS) yüzümüze soğuk su çarpmış gibi olduk…

 
- Savaşlar, katliamlar, terör yüzünden insanlar ve takınları öldüğü, sakat-ailesiz-işsiz-evsiz-yurtsuz kaldığı, 
- Mültecilerin oradan oraya sürüklendiği, atıldığı, istenmediği, öldüğü, 
- Deprem-sel-kuraklık-erozyon, tufan vb. olduğu,  buzullar eridiği, 
- Yanardağlar patladığı,
- Ormanlar-canlılar yandığı,
- Hava-su-doğa kirlendiği,
- Petrol-doğal gaz vb. bittiği,
- Bitki ve hayvanların türleri tükendiği
- Dünyanıza A
steroit çarptığı, 
- Corona ya da başka virüsler, bakteriler bulaştığı 

zaman;
 
Para, rütbe, eşya, toprak, petrol, maden, beton, araba, elbise, mücevher, silah, bomba, hisse senedi, alet edevat ya da dijit işe yaramıyor, yaramayacak...  
 
Çünkü bunları yiyip, içerek  ve soluyarak yaşayamıyor, sevdiklerimizi, birbirimizi koruyamıyor, insan gibi yaşayamıyor ve yaşatamıyoruz... 

Yaşam için asıl gerekli olan şeyleri sürdüremiyoruz…
 
Neydi hani o Kızılderili lider Şef Seattle’ın sözü “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak”…
 
Corona ile nihayet anlamaya başladık galiba ne dersiniz?..
 
Dünyamız aç gözlülük, gaddarlık, adaletsizlik ve şuursuzluk içinde.

Bir sığışamadık.

Bir geçinemedik.

Dünyamızı içi çürümüş atık, cerahat dolu, patlamak üzere olan bir balona dönüştürdük.


Patlaması, pisliğin yayılması an meselesiydi. Üstelik uzuun süredir de bunun farkındaydık. Sadece hiç kimse o ilk hamleyi yapamıyordu...
 
İşte o ilk taşı ilahi güç (her ne ise artık) ya da dünyanın bir yerlerindeki laboratuvar çalışanları (amaçları iyi mi kötü mü, belirsiz) attı!

Sonunda COVID-19, bir iğne gibi, o pis kokan, içi cerahat dolu dünya dediğimiz koca balona “çıt” diye battı!..

Şimdi Hepimiz önümüze yığılan leşi
analiz etmeye çalışıyoruz.

Büyük bir temizlik yapıp, arınmamız ve her şeyi yeniden anlamlandırarak yepyeni sistemler kurmamız gerekiyor. Şeffaflaşmaya, iç dökmeye, birbirimize açılmaya, kısacası yeniden insana benzemeye ihtiyacımız var…
 
Bütünsellik, holistik bakış yükselecek…
 



Dikkat ediyor musunuz? Daha birkaç gün önce "birbirinin kuyusunu nasıl kazarım?" diye düşünenler, şimdi nasıl da can derdine düştü!..

Dünya birbirine saydıran, “tencere dibin kara, seninki benden kara, sen bulaştırdın, ben sorumlu değilim, sen suçlusun” vb. diye atarlanmalara ara verdi. Her an dip dibe yaşamdan, tam bir izolasyona ve görüşme orucuna, sosyal mesafelendirmeye, karantinalara geçti. Pek çok ülke “olağanüstü hal” ilan etti. Pek çok günlük sorun, dert bir kenara bırakıldı. Fena halde gelecek derdine düşüldü. Nihayet çözüm, bilgi, bilim, çare, yeni yollar üretmeye odaklanıldı...
 
Şimdi bunları okuyan önemli bir kesim;  
 
- Amaan siz de amma safsınız! Tüm bunlar ilaç, kimya endüstrisinin bir oyunu.
- Bu krizden yepyeni milyarderler çıkacağını görmüyor musunuz?
- Kapitalizmin yeni bir düzenbazlığına kurban oluyoruz!
- O kadar mana yüklemeyin, abartmayın. işte yine filler tepişiyor...
- Buraya çiziyorum, bir kaç aya her şey geçer-gider ve unutulur vb.

türünde alternatif senaryolar ve kurgularla karşılık verecek.
 
Merak etmeyin. Onlar da tabii ki aklıma geliyor. O tür olasılıkları da düşünebiliyorum, hesap edebiliyorum. Hepsinde gerçeklik payları vardır. Hep de olacaktır.

Önemli olan; bizim “ne olmasını istediğimizdir”.  Buna odaklanarak devam ettiğimi belirleyici bir not olarak eklemek isterim.
 
Çünkü dünya bir bütün!..

Dünya yuvarlak ve tüm sistem birbirine bağlı. Her şey bir bütünsellik içinde değerlendirilmeli. Holistik (bütünsel) bakış açısı her adımda belirleyici olmalı. Her canlı ve cansız unsur, varlık birbirinden etkileniyor. Dünyanın bir ucunda veya şu yanında olanlar diğer uçlara; orada olanlar da buralara, taa oralara, öteye-beriye hızla erişebiliyor. Internet, ulaşım araçları ve teknolojik icatlarla son on yılda dünya birbirine iyice bağlı ve bağımlı hale geldi.
 
Görüyoruz ki coğrafya, ülke, milliyet, mülkiyet, cinsiyet, ırk, yaş, para, güç, vb. fark etmeksizin hepimiz sadece insanız ve hala çok “aciz” varlıklarız. Kitlesel bir etki karşısında hepimiz hala çok çaresiziz, manipülasyona açığız ve cahiliz.
 

Çünkü henüz;

- Doğum-ölüm nedir?
- Nereden, neden, nasıl, ne için dünyaya geliyoruz?
- Neden ölüyor, nasıl, ne için, nereye gidiyoruz?
- Biz insanlar neyiz ve görevimiz, var oluş sebebimiz ne?


gibi büyük soruların yanıtını hala bilmiyoruz.  Bunu çözünceye kadar da debelenmelerimiz sürecek ya da fişimiz, kim bilir ne zaman, bir kez daha çekilecek…
 
O zamana kadar arayışa, denemeler devam…   Şimdi Corona ile etkilenecek alanlara ve olası gelecek senaryolarına, yaşatacaklarımıza göz atalım;
 

Daha az ve çok yapacaklarımız, küçültüp çoğaltacaklarımız, sadeleştirip derinleştireceklerimiz, daraltıp, yaygınlaştıracaklarımız;
 

Image result for coronavirüs highlights

 Daha az yapacaklarımız, küçültüp, sadeleştirip, yalınlaştırıp, azaltacaklarımız, daraltacaklarımız;  
 Daha çok yapacaklarımız, çoğaltıp, büyütüp, derinleştirip, yaygınlaştıracaklarımız;
 
 
Her konuda tüketim, alış-veriş düşecek. “Daha, en, çok, sınırsız olmalı” diyen açgözlülük ve aşırılıklar azalacak. Aslında bir anlamda tüketim karantinasında, orucunda olacağız. “Her istediğimi, her zaman, her yerde yapabilirim” duyarsızlığı, “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” halleri ile vedalaşacağız. “Bu kadar yeter!” demeyi öğreneceğiz… Kötülüğü, verimsizliği, zararlı seçimleri, olumsuzluğu azaltacağız…
 
 
Her konuda seçen, ayıklayan, sorgulayan yaklaşımı arttıracağız. Daha fazla düşünecek, araştıracak, okuyacak, dinleyecek,  izleyecek, öğrenecek, bulacak, anlamlandıracak ve sürekli daha çok kuşku duyacağız. Daha çok iyilik, fayda, yardım, verim, olumlu yaklaşım, tavır, aksiyon içinde olacağız. Yaptıklarımızın saygıyı, duyarlılığı, şefkati, empatiyi arttırmasını gözeteceğiz. Bütüne faydasını, olumlu etkisini, huzura-sağlığa-mutluluğa katkısını hedefleyecek, bu doğrultuda çabalayarak sürdürülebilirliğe etkisini çoğaltacağız.
 
 
 
Hem zihinsel hem bedensel olarak, daha az ve sağlıklı besleneceğiz. Fiziksel, zihinsel, sosyal, dijital obeziteye son vereceğiz. Her yere dağılmayı, daldan dala atlamayı, yap-boz'u bırakacağız. Her birimiz belirli hayat amaçlarına, alanlarına ve o alanlardaki sorunları çözmeye, o alanları daha iyi yapmaya odaklanacağız. O alanlarla ilgili bilgiler edinecek, onları öğreneceğiz.

Bedenimize de aynısını yapacağız. Her şeyi, her zaman yiyip-içmeyeceğiz, oburluk yapmayacağız. Yemeye değil, beslenmeye odaklanacağız. Yalnızca metabolizmamıza, yaşımıza, cinsiyetimize, özel koşullarımıza ortamımıza göre, ihtiyacımız olanlara göre besleneceğiz. Kısacası hem beynimizi hem de vücudumuzu; kendimize, çevremize, habitatımıza uygun, gerekli bilgi ve gıdalarla besleyeceğiz.

Daha az ve gerekli sosyal ilişki, iletişim ve etkileşim kuracak; gereksizleri, zararlıları eleyip, azaltacağız. Şimdi imkansız gelse de bir yerlerde, topraklı tarımı,  hayvan avlayıp, katledip yemeyi bırakacağız. En büyük devrimlerden biri tarım ve hayvancılıkta gerçekleşecek.

 
Hem fiziksel hem zihinsel olarak daha çok hareket edeceğiz, çalışacağız. Hem kendimize hem başkalarına, robotlarla beraber daha çok, daha anlamlı ve verimli hizmet edeceğiz.

Robotlar, siber, nano-genetik teknolojiler, yapay zekalar yani kısaca insansılar ve canlımsılar; insan veya herhangi başka bir canlının onuruna yakışmayan tehlikeli, mekanik, rutin, ruhsuz işleri üstlenecekler.

İnsanlar ve canlılar ise dünyanın daha iyi bir yer olması için duygusal, bilişsel, organik ağırlıklı işlevleri, hizmetleri üstlenecekler.

Laboratuvar etleri, bitkileri, şehir-plaza çiftlikleri üssel olarak artacak.
 
Üretim ve hizmet robotları, sürücüsüz araçlar, chipler, simülatörler, yapay zeka, giyilebilir teknolojiler, drone'lar, sanal gerçeklik uygulamaları, nesnelerin interneti vb. hep bu amaçlar için ve giderek artan oranda kullanılacaklar. 
  
 
İnsanlar ve eşyalar sadeleşecek. Kullanışlı, çok amaçlı, akıllı materyaller ile giyinecek, örtünecek ve minimumda (neredeyse hiç!) süsleneceğiz.

Kozmetik, gıda, ilaç sektörleri ve teknolojileri iç içe geçecek. Sürdüğümüz, taktığımız, giydiğimiz, yuttuğumuz, örttüğümüz vb. her şeyin; bir iyileştirici, bizi güçlendirici amacı daha olacak. Nesneler bizimle etkileşimde olacaklar. Aynı şeyler tabii ki diğer canlılar için kulanılan her şeyde de geçerli olacak. 

Gerektiği kadar giysimiz, örtümüz, ambalajımız, süsümüz-püsümüz, aksesuarımız olacak. Kullandığımız tekstil, kâğıt, plastik vb. ürünleri ve çöp-atık üretimi hızla azalacak. Döngüsel ekonomiye geçeceğiz. Moda, kozmetik, aksesuar, süsleme, estetik, faydalılık, gereklilik gibi konulara bakışımız bütünüyle sadeleşerek değişecek, gelişecek. 
 
 Sadece ve gerçekten örtünmek, korunmak,
tedavi, güçlenmek, gelişim amaçlı ve  sürdürülebilirlik odaklı giysi, tekstil, aksesuar, malzeme ve tasarımlar çoğalacak.

Bu alanlarda çalışma, araştırma, üretim yapan insanlar, kobiler, yeni bilimsel, dijital esnaflar çığ gibi artacak.

Özellikle üç boyutlu (3D) mikro ve makro detaylardaki teknoloji (görüntüleme, tasarım, baskı, çizgi, modelleme, deney, imalat vb.) endüstrilerinde patlama denebilecek gelişmeler yaşanacak. veri analitiği tüm bunların en önemli girdisi -çıktısı olacak. 
  
 
Daha küçük çevrelerde, evlerde yaşayacak, hemen her yerde çalışabilecek, daha az malla- mülkle yetineceğiz.

Birey, aile, eğitim ortamları, sosyal çevre, iş-çalışma, sağlık mekanları vb. gösterişten,  kalabalıktan uzak, hakikaten gerektiği kadar unsur ile sade yaşama göre düzenlenecek.

Mülk, mülkiyet, araç-gereç fazlalığı ve bunların köleleştirme etkisini anlama bilincimiz gelişecek, gereksiz detaylarla, fazlalıklarla hızla vedalaşacağız.

Boşalan iş yerleri, bakım-vergi vb. giderleri nedeniyle birey ve şirketler için yüke, esarete dönüşecek. Mülkler, plazalar, AVM'ler, okullar farklılaşacak. Barınma-eğlenme-eğitim-sağlık-sosyal-tarım-üretim-ortak kullanım vb. amaçlar için çok fonksiyonlu platformlara, mekanlara dönüştürülecekler.
 
Sahip olmaktan ve sahiplenilmekten kaçınacağız. Daha çok paylaşacak, kiralayacak, bağışlayacak, yardım edecek-yardım alacağız.

Maddi unsurlara ve paraya bağlılığımızı azalttıkça daha çok özgürleşeceğiz. Bizi geliştirdiğini sandığımız sınırlayıcı, zorlayıcı, zararlı alışkanlıklardan, faaliyetlerden ve ilişkilerden kopma, arınma hızımız ve niyetimiz her geçen gün artacak.
 
 
Daha az seyahat edecek, gezeceğiz. Birtakım işler, buluşmalar, görüşmeler, eğitim, çalışma, toplantı, tatiller, kültürel geziler vb. gibi faaliyetler için ille de bizzat bulunmamız, gitmemiz, gelmemiz, seyahat etmemiz gerekmediğini fark edeceğiz.

Fiziksel temas, dokunma ya da aynı ortamda, belirli bir mekânda bulunma ihtiyacımız ve sayımız, sıklığımız, kısacası sosyal temasımız giderek azalacak.

 
 
Sanal-Siber teknolojilerin, VR, AR, XR  kullanıldığı seyahatler, toplantılar, eğitimler, eğlence-kültür amaçlı faaliyetler,  görüşmeler, seanslar ve muayene, ameliyat gibi işlemler çoğalacak.

Bunlardan optimum faydanın sağlanması, uygulamaların tatminkar, yeterli olması için yeni araçlar, yöntemler, kurallar ve sistemler gelişecek. Fiziksel dokunma ihtiyacını, hatta koku transferini dahi giderecek teknolojiler yükselecek.

Online, uzaktan çalışmak için kullanılabilecek uygulama ve araçlar için güzel bir derleme  bu linkte 
 
  
 
Daha kısa, öz eğitim alacağız. Sınıf, okul eğitimleri azalacak, iyice özelleşecek. Hibrid sınıflar, okullar ağırlık kazanacak. 

İnsanlar hayat amaçlarını, yetenek ve yetkinliklerini, teknolojinin de yardımı ile çok daha erken yaşlarda keşfedecekler.  Bu da bireyleri derinleşecekleri alanda yoğunlaşmaya yönlendirecek.

Genel amaçlı, statik ve çağın gerisinde kaldığını artık herkesin kabul ettiği  "öğretme" odaklı geleneksel okul eğitim süresi kısalacak, alanı daralacak, yöntemler değişecek. Eğitim, öğrenme odaklı olacak. Hem özgürleşecek hem özgünleşecek.
 
Diplomaların belirleyiciliği ve önemi azalacak. Eğitimin her boyutunda dil, din, milliyet, cinsiyet, mesafe vb. farkı önemini yitirecek. Eğitim olanakları, Öğrenmek "demokratikleşecek" 
 
Genel eğitim, gerçek anlamda kişiye özel öğrenmeye dönüşecek. 
 
Makro, devasa kurgular yerini ufak, derin, özel uzmanlıklara bırakacak.
 
Bir milletin vatandaşı olmaya değil, iyi bir dünyalı insan olmaya önem verilecek. 
 
Milyonlarca mikro, yeni ve şu anda bilmediğimiz uzmanlık alanı gelişecek. Reskilling (yeni yetkinlikler kazanmak) - Upskilling  (yetkinliklerini geliştirmek, beceri versiyonu arttırmak) trendi patlayacak. 

Yepyeni meslekler, uzmanlık alanları oluşacak, çoğalacak.  Sistemli eğitim kısalır ve daralırken “Hibrid, Otodidakt”, online eğitim almak asıl olacak.
 
Online ve off-line karma-hibrid eğitim – etkileşim, pratik için içerik geliştirmek, üretmek ve bu alanda hizmet verecek her türlü beceri, araç, teknolojide görülmemiş bir artış, ilerleme yaşanacak.
 
Online eğitimlerden Dijital Rozet (Dgital Badge - Geçerli link) almak önem ve itibar kazadıracak.
 
Online eğitimlerde İngilizce (+ diğer kritik ülkelerin dilleri) ve kodlama başı çekecek. Coding Bootcamp'ler en çok talep gören eğitim noktaları olacak. 

Toplumda hemen herkes iyi bildiği, uzmanı olduğu her konuda; hem online hem offline olarak; eğitim, seminer, konferans, ders, kurs vb. verecek-alacak-içerik geliştirecek. 

Online ve diğer teknolojilerle anlatıma, üretmeye, tasarlamaya, paylaşmaya ve yaymaya hakim olan, beceri geliştirenler asla işsiz kalmayacaklar. 

 
  
 
Daha az ama daha etkin çalışacağız. Sanayi çağının gerçekleri ve gereklilikleri ile oluşturulan, mesai, sabit-sürekli, masa başı veya bir yere bağlı-bağımlı çalışma gerekliliği hızla azalacak.

Çalışma süreleri düşecek.  Üretim yapma düzenekleri, fabrikalar, mağazalar, AVM’ler depolar, taşıma, dağıtım, aktarma faaliyetleri ile araç ve mekânların ve oralarda çalışan insanların sayıları hızla azalıp, sadeleşecek.  

Zaten birçok iş de anlamsız ve gereksiz kalacak. Çoğunluk eski tip esnafa, hizmetliye, dijital işçiye, kiralık işçiye GİG çalışanına  dönüşecek. 
 
Hemen hemen tüm iş yerlerinde ve iş kollarında insanların yerini teknolojik araçlar, robotlar, botlar, yapay zeka, hologramlar vb. alacak. Firmaların bazıları Endüstri 4.0'ı bile tam yaşayamadan Endüstri 5.0'a geçecekler. 
 
Artık insanların değil robotların performansı, verimliliği ölçülecek.

Onların da insanlar gibi yoldan çıkmaması, kötücül, vahşi, cinsiyetçi, bölücü, rekabetçi, hırslı vb. varlıklara dönüşmemesi için önlemler, kurallar, sistemler algoritmalar, sertifikasyonlar geliştirilecek.

Bu alanlarda çalışan görevli ve gönüllü insanların sayısı hızla çoğalacak.

 
 
 
Para anlamını yitirecek. Daha az kazanmaya, daha az harcamaya odaklanacağız. 
 
Fiziksel para, kredi kartı kullanımı, klasik finansal enstrümanlar, altın, döviz kurları, borsa işlemleri hisse senetleri vb. den oluşan sisteme yüklediğimiz anlamlar sarsılacak.
 
Para temelli ekonomik oluşumlar değer ve güvenilirlik kaybedecek. Para yoluyla insanların, toplumların hayatları ile oynamayı olanaklı kılan merkeziyetçi, politik yapıların temelleri sarsılacak, devlet mekanizmaları ağır darbe alacak, önemleri azalacak.
 
 
Blokchain & Dijital Para inanılmaz hızla yayılacak, yükselecek. Bankacılık FinTech'e tamamen dönüşecek. 
 
Fiziksel teması, düzenbazların yolunu kestiği, şeffaf, çok düşük masraflı ve demokratik olduğu için başta dijital para ile transferle olmak üzere her türlü kamusal ve özel işlem bulut teknolojilerine, blockchain'e ve mobile taşınacak. Siber güvenlik alanı en önemli konu olacak. Dijital transformasyon, yapay zeka, robot kullanımı siber yaşamın yolunu iyice açacak.
 
Corona ile başlayan süreç, dijital transformasyonu tüm işletmelere zorla tamamlatacak. Buluttan işlem yapmak, platform yazılımlar kullanmak bütün sektörlerde hakim yöntem haline gelecek. Tüm bunların olabilmesi için tabii ki 5G, IoT ve Quantum teknolojilerinin hızla yaygınlaşması gerekecek. 
 
  
Daha akıllı şehirlerde, daha organik-sağlıklı ortamlarda yaşayacağız. Çünkü yenilenebilir enerji yaygınlaşacağı için hava, ses, su, ortam kirliliği azalacak. Tüm şehir içi ve dışı yollar, direkler, tabelalar, kameralar, binalar akıllanacak. Şehir-Plaza çiftliklerinde, laboratuvarda ve/veya tarlalarda, çiftliklerde üretilen etler, bitkiler ve hayvanlar drone’larla, robotlarla hızlı ve hijyenik yöntemlerle el değmeden taşınacaklar. Yeni bir, organik- katkısız beslenme ve yaşam tarzı gelişecek.
 
Internet hızı ve kapasitesi de 5G ile artacağı için atık üretimi, zaman-tazelik kaybı, bayatlamasın diye katkı maddesi kullanımı, ulaşım, erişim süresi, sağlıksız, zorlaştırıcı koşullar azalacak. 
 
  
Dijital çiftlikler için gerekli donanım, yazılım, malzeme, kimyasal, taşıma, paketleme vb. ile ilgili uzmanlar, üretim, tasarım, buluş, vb. işlerinde inanılmaz yükseliş yaşanacak. 
 
Şehirlerin ve yaşamsal araçların akıllanması için şu ana kadar pek popüler olmayan, daha az para getirdiği için ikincil önemde görülen kimya, fizik, çevre, tarım, hayvancılık, biyoloji, sosyoloji, psikoloji,  felsefe vb. gibi alanların popülaritesi, önemi yükselecek.
 
Buralara yalnızca gençler değil her yaştan insanın ilgisi, öğrenme, uzmanlaşma eğilimi artacak. 
 
Sadece şehirler, yapılar değil; esas insanlar yeniden şekillenecek, kendilerini yenileyecekler.
 
  
 
Daha az özleyecek, daha az suçluluk, yetersizlik duygusu yaşayacağız. Çünkü çalışma saatlerimiz, dışarılarda, seyahatlerde, toplantılarda, uzaklarda geçirdiğimiz zamanlar yüzünden ailemizden, sevdiklerimizden, hobilerimizden ayrı geçirmek zorunda olduğumuz zamanlar azalacak. Bu gibi sebeplerden dolayı duyduğumuz yetmezlik, ihmal nedenli suçluluk hislerimiz, psikolojik rahatsızlık ve yorgunluklarımız yok olmasa bile ihmal edilebilir seviyelere inecek.
 
Yanı sıra küresel iklim değişiklikleri, tabii afetler yüzünden de açık havada, ev dışında geçirdiğimiz süreler zorunlu olarak sınırlanacak.
 
 
İzolasyon nedeniyle aile, akraba ve arkadaşlar ile geçirilen süreler artacak.   Bunun olumlu etkilerinin yanı sıra uyum sağlama aşamalarında pek çok olumsuz sonuçları da yükseliş gösterecek. Halen birçok eş, ana-baba-çocuk aslında birbiri ile uzun zaman geçirmeyi unutmuş durumda. Gerçek anlamda ortak aktivite paylaşılamadığı için aile fertlerinin, akrabaların birbirlerini tam tanıdıkları bile söylenemez.
 
Bu yüzden birden bire eskisinden daha yakın ve uzun süre bir arada olunca ne yapılacağı konusunda çekilen acemilikler ve sıkıntılar da çoğalacak. Doğa mahrumiyeti ise bu sıkıntıları katlayarak arttıracak.
 
  
Hiçbir bireysel ilişkide, gurup içinde ya da kitlesel yayın organında; kısacası HİÇ ama HİÇ bir ortamda; 

HİÇ” sövmeyecek, söylenmeyecek, kızmayacak,
küfretmeyecek, bağırmayacak, kavga etmeyecek, dalga geçmeyecek, ötelemeyecek, ertelemeyecek ve tembellik etmeyeceğiz...
 
 
Bu “HİÇ” kısmı benim ve umudum o ki hepimizin dileği, kararı, eylemi olsun…
 
 
Daha çok saygı duyacak, anlayış-tolerans gösterecek, sevecek, bağışlayacak, tatlı dil kullanacak, sakin duracak, irdeleyecek, onurlandıracak, övecek, motive edecek, olumlu yönde coşturacak, teşekkür edecek, çalışacak, disiplinli olacak, gülecek, gülümsetecek, yardıma koşacağız.
 
Hikâyelerle tatlı tatlı, kısa net anlatma becerilerimizi geliştireceğiz.
 
Birbirimize talimat, emir, tavsiye vermek yerine; model, rehber, örnek olacağız.
 
Bence her şey rağmen #GelecekGüzelGelecek

 
 
CS için yakın geleceğe dair sıkça sorulan sorular ve olası gelişmelere dair yanıtlar: 

Image result for corona tracking

1- Aşağı yukarı tüm sektörlerde çöküş, gelir-iş-maaş kaybı yaşanacak. İnsanlar nasıl yaşayacak?
 
Önce, elinden iş gelen herkes kibri, ezber ve şablonları bir kenara bırakacak.  Kadın, erkek, genç demeksizin daha önce iş diye yüzüne bakmadığı, küçümsediği işleri hizmetleri düşünecek çünkü onlar yeni para kazanma yollarını açacak. Çevresinde neler yapabileceğini, insanların, yaşamsal ortamların nelere ihtiyacı olduğunu gözlemleyecek. Onları gidermek, mevcut ve olası sorunları çözmek için tasarımlar, çareler geliştirecek. Para veya başka bir mal/hizmet karşılığı ya da tamamen gönüllü olarak, hiç gocunmadan, ne gerekiyorsa yapacak. Apartmanındaki, mahallesindeki, köyündeki, kasabasındaki çocuklara, yaşlılara bakacak, yemek pişirecek, eşya-insan taşıyacak, ev-bina-sokak temizleyecek, tarla sürecek, ot toplayacak, tohum ekecek, ders verecek vb. Listeyi uzatın uzatabildiğiniz kadar. Bir de ilk adımlardan biri olarak mutlaka T-İnsan okuyun.
 
2- Okullar, yuvalar, yurtlar tatil olduğunda ki bu süreçler uzayabilir, tekrarlanabilir veya maliyetleri karşılanamaz şekilde artabilir. Bu durumda hala bir kuruma-şirkete-mekâna giderek yerinde ya da evde işi olan; çalışması, konsantre olması gereken veya evde olsa bile yetkinliği, bilgisi yeterli olmayan ebeveynlerin çocuklarına kimler, nasıl bakacak? Çocukların, gençlerin ruhen, bedenen, akademik ve entelektüel olarak gelişimlerine kim/ler yardımcı olacak? 
 
Bunları yapabilecek herkes, en yakınındaki, apartmanındaki, mahallesindeki, köyündeki çocuklara gençlere kol kanat gerecek, mentorluk, rehberlik yapacak. Online kabiliyetlerini, bağlantı ve teknoloji bilgisini arttıracak. Bu hizmetlerini fırsatçılık için değil, yaşamı için olabiliyorsa bir karşılık alarak, alamıyorsa da bedelsiz verecek. Toplumlardaki yardımseverlik, filantropi bilinci yükselecek. İlle de bir karşılığı olmadan da birbirine yararı dokunsun diye işlerin ucundan tutma iyimserliği gelişecek. Unuttuğumuz insani hasletlerimizi hatırlayacağız. 
 
3- İşe-okula gidilmediği günlerde trafikten, mesaiden vb. bize kalan, alışık olmadığımız, fazla gibi gelen ama o hep özlediğimiz “ah biraz daha vaktim olsa, keşke evde kalabilsem dediğimiz” zamanları nasıl değerlendirebiliriz? Neler yapmalıyız?
 
Her şeyden önce işi tembelliğe, gevşekliğe, bunalıma bağlamadan dinlenin, çalışın, eğlenin, abartmadan ama mutlaka insan gibi hem online, hem offline iletişim kurmaya, rahatlamaya çalışın. Salaş olmadan rahat giyinin, saçınızı başınızı tarayın, toparlanın. Uykunuza, beslenmenize, hareketinize, yürüyüşünüze, sporunuza, evi, ortalığı toplamaya, temizlemeye, kendinizin, ailenizin bakımına özen gösterin. Gülümseyin, sakin kalın, olumlu düşünün. Bunları yapmak bir türlü doğal olarak içinizden gelemiyorsa da “olduruncaya kadar mış gibi davran” tekniğine sarılın.
 
Zamanınızı iş, eğitim programınızın gerekliliklerine göre planlayın. Planınıza uyun. Eğer bir işiniz, belirli bir eğitim programınız yoksa kendinize iş ve eğitim hedefi koyun. Ne yapmalıyım, nasıl etmeliyim, hangisi daha iyi vb. tüm sorularınızı online kaynaklardan araştırın. Interneti dibine kadar kullanın. Google’a, YouTube’a ya da online’dan istediğininiz, güvendiğiniz yakınlarınıza herkese sorabilir, danışabilirsiniz. İşte size fırsat! Hayatınızın, zamanınızın efendisi olun. Olamıyorsanız da dert etmeyin, birileri size bakar. Çünkü bu tip durumlarda yukarıdaki 1. Madde geçerli olacak:) 
 
Kısa dönemde çılgın gibi hızlanacak, yükselecek ihtiyaçlar ve yapılması gerekenler:
 

1- Evden, uzaktan çalışmak/eğitim/toplantı/eğlence için online bağlantı yazılım, donanım, siber güvenlik çözümleri, önlemleri, olanakları, içerikleri…
 
2- Erken ve evden, yerinde, uzaktan vb. virüs, hastalık, ateş teşhis için uygulamalar, aparatlar, cihazlar, yöntemler…

3- Türlü çeşitte, farklı malzemeden yapılmış-yapılacak sterilizasyon malzemeleri ve koruyucu kimyasalı, alet-edevatı, aparatı, çözümü, maskesi, tulumu, eldiveni, kıyafeti, yatağı, yorganı, örtüsü vb.…
 

4- Ev ve iş yeri için  pratik, tek kullanımlık, talep üzerine gelen, gönderilen sterilizasyon ekipmanları, uzmanları, servisleri…
 

5- İş yerleri, kamusal alanlar, alışveriş merkezleri vb için mobil ve sabit tecrit, izolasyon, karantina üniteleri, düzenekleri…
 

6- Çabuk kurulabilen-sökülebilen, portatif muayene tedavi kabinleri, gezici araçları…
 

7- Hastalarla ve riskli ortamlarda çeşitli fonksiyonlarda kullanılacak robotlar, drone’lar, sanal asistanlar, aplikasyonlar ve QR kod uygulamaları ile minimum insani temas uygulamaları…
 

8- E-Ticaret, online mağazacılık, teşhir, satış vb. uygulamaları. Eğitim uygulamaları. İç haberleşme sistemleri, mobil aplikasyonlar, platformlar.  
 

9- Steril, tamamen dijital, kağıtsız, temassız servis, hizmet taşıma, paketleme, teslimat yöntemleri, mümkün olan her türlü iletide, acil durumda aktif drone kullanımı…
 

10- Ev, iş yerleri, eğlence, eğitim, farklı yaşam alanları için “deprem çantası, sağlık kiti, ilk yardım, tarama, izolasyon, direnç-koruma geliştiren beslenme ” kitleri…
 

11- İnsanlar, ürünler, araçlar ve süreçler için, ulusal ve uluslararası geçerliliği olacak yepyeni sağlık-güvenlik-çalışma-ticaret-alım-satım-değişim-eğitim-paylaşım vb. koşulları, kuralları, kriterleri, akreditasyon çerçeveleri ve kategorizasyonlar…
 

12- Özellikle vergiler, borçlar, ücretler, sosyal haklar, yükümlülükler, alacaklar, verecekler vb. için yeni yasalar, yeni düzenlemeler. Esneklik, sürdürülebilirlik için önlem, koruma, teşvik, destek paketleri…
 

13- Salgın-bulaşıcı- riskli hastalık ölümlerinden sonra yapılması gereken cenaze, defin işlemleri hakkındaki süreçler hakkındaki uygulama ve düzenlemeler…
 

14- Güvenilir, akredite bilgi kaynakları, online-offline danışma hatları, ihbar, eğitim merkezleri…
 

15- Fiziksel ortamlar ve insan insana temas azalacağı, online ve TV izleme oranları, zamanları yükseleceği için sosyal medya ve tüm online eğitim-iletişim kanallarının kullanımı eskisinden de önemli olacak, online stratejiler ön plana çıkarak, yeniden düzenlenecek, çerçeve ve kapsamları gelişecek, değişecek.  

Sizler de katkı vermek, düşüncelerinizi, bilgilerinizi paylaşmak, aktarmak isterseniz yazı altındaki yorum kısmına ekleyin lütfen. Birbirimizden yararlanalım.
 

******************
 

Bu konuda şunları da okumanızı, seyretmenizi öneriyoruz;  


Yazılar:

Corona; “Zor oyunu bozar!..” Bundan sonra “azar azar" - Corona sonrası hayat! - Ufuk Tarhan - Article..
 
Corona; "The Tough One Spoils the Game!.." by Futurist Ufuk Tarhan 
 
Fütürist Ufuk Tarhan: Bir çağ atlıyoruz, değişime hızla yanıt verenler hayatta kalacak (Posta - Işıl Cinmen)

Ayşe Arman, Ufuk Tarhan Corona öncesi/sırası/sonrası röportajı; Dünyalılar olarak Corona tokadı yedik!

Jale Özgentürk ile Ufuk Tarhan röportajı; Açgözlü büyümenin sonu mu geliyor? (Cumhuriyet)

Küresel salgın sonrasında yeni bir dünya düzeni bekleniyor mu? Covid-19 uluslararası siyaseti ve küresel ekonomiyi nasıl dönüştürecek? (Panoroma - Kadir Has Üniversitesi)

50 Yıl sonra ne olacak? - Ufuk Tarhan  Işıl Cinmen söyleşisi (Posta)

Videolar - TV röportajları:

Korona dünyayı değiştirecek!... (Show TV Ana Haber - Ece Üner) 

Fütürst Ufuk Tarhan'ın Corona Öncesi, Corona Sonrası değerlendirmeleri  (NTV - Mete Çubukçu)  

Fütürst Ufuk Tarhan'dan Corona Salgını hakkında çarpıcı yorumlar (TV 100 – Ahu Özyurt)...
 
Corona Sonrası dünya - Ekotürk, Ufuk Tarhan - Murat Tufan

2020'de öne çıkacak 10 Trend - Ekotürk, Ufuk Tarhan - Murat Tufan (31.12.2019 

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

24 Yorum

brkekn 07.05.2020
neredeyse tüm cümlelerde anlam bozuklukları olmasına rağmen okudum. öznesi yüklemi birbirine karışmış ama ne diyelim dijital kaleminize sağlık.
Burak 22.04.2020
Harika bir tablo realiteden ziyade kendi hayal dunyanınıza ve kafanızdaki ideal dünyayı yeni dunya düzeni olaylarını hep iyiye yorarak anlatmıssınız. Teknolojinin avantajı mutlaka olacaktır ama emin olun busürec hap şeklindeki organik olmmayan besinlerle besleyecek bizi yüzbinlerce insanı bugun daga iyi bir amac için yok etmiyorlar dünde daha iyi br dünya içn yapmadılar yarında yapmacaklar sizinki bir hayal den ibaret bana tuhaf geldi bu kadar araştırmacı analiz ediici olmanza ragmen toz pembe bır tablo çizip ohh iyiki de oldu artık hersy daha guzel olacak ve içinizdeki o bayram sevıncı heyecanı ile gözleri gülen bir cocuk gibi duygulara sahıp olmanız manidar. Burda yapılan bir toplum muhendsliği zorla bir seyi degıstırmek ve insanları buna zorlamak mecbur bırakmak ınsanlara terch şansı sunmamak baskasının ideal dunyası benım umrumda olmayabilir beni buna zorlamamalı mesela tarıhın bir akısı vardır ve akan nehır kendi yatagını olusturur bunların farkında oldugunuzu dusunuyorum ama neden tek taraflı bir yazı kaleme aldınız anlamıs degılım sevgıler saygılar
Seher Durmuş 15.04.2020
Özellikle finans sektörünün çöküşü ve yeni para sistemine geçişin mevcut sosyal ve bireysel yaşamları olumsuz etkileyeceğine dair bir çok teori var. Ki 2008 finans krizinden sonra dünyanın bu yönde gittiği de aşikar. Günlük yaşamımıza ve özellikle temel ihtiyaçlara yönelik talebin karşılanamaz olacağı da önemli; bir o kadar da ürkütü geliyor. Bu da büyük bir kaos ve kriz ortamı demek. Bunun da çok yakın olduğu hatta bu yıl sonunda da hızlanacağı anlatılıyor. Bu konuyu da yazınıza ilave edebilir misiniz? Ya da başka bir yazıda anlatıyor musunuz?
Serdar Topcu 31.03.2020
İnanın 10 tane dünya yıkılsa kurulsa dediklerin daha doğrusu istediğin hayallerin gerçekleşmez buna inan nn.Bu hayallerinden de ancak beynini bilgisayarın içinden çıkarınca Yener'in yoksa dijital travmali bipolar bozukluğu hastası adayisin benden söylemesi.
E. D. 24.03.2020
Pek çok fikrinize katılmakla birlikte, dijital dünyaya bu denli entegre olmanın ilişkilerimiz ve toplum yapısı bakımından çok olumlu olacağını sanmıyorum. Yaşlılar hayatını kaybediyor ve gençler, her zamankinden daha büyük bir hızla onların yerini alıyor. Değerler değişiyor ve kayboluyor. Sanal arkadaş(lık)ları gerçek olanlardan daha değerli görenler şekillendirecek dünyayı. Ben de o kuşaktanım. Dışarı çıkmama hassasiyeti kısa sürecek ama dışarı çıkmama alışkanlığına hazırlayacak bizi. Sosyal izolasyon hakikaten yerinde bir isim. İzole olacağız ve işlerimizi söz ettiğiniz Endüstri 5.0 ürünlerine devrettikçe insanlarla iletişimimiz zayıflayacak. Ayrıca, son günlerde, ülkemizde Corona Virus belirtileri gösterenler hızla artıyor; ancak ben, insanlık belirtilerinde iddia ettiğiniz benzer artışa hiç tanık olmadım. Dünyada da hükmedenlerin, mevcut hiyerarşiyi bozmaya hala hiç de niyetli olmadığını sanıyorum. * Bir Renkli Kampüs modülünde bana T-İnsan kitabınızı hediye etmiştiniz. Teşekkürler...
T B 22.03.2020
Digital kaleminize saglik Ufuk hanim, Yeni cagi baslatan 'üst aklin' yol haritasi olarak korku ve ölümü secmesi cizdikleri bu yolun sizin anlatiminizdaki iyimser utopik bütüne nekadar zit oldugunu görmüyorsunuz da, insanlarin icindeki (guya) iyi niyete dayali (aslinda hepimizin bildigi dondurulmus beyinlerimiz ve sürü psikolojisiyle hareket etmemizden kaynakli) hep beraber güclü sistematik bir uyanisi mi öngörüyorsunuz? Yillar dir ilkleri gözlemliyorsunuz ve bunun egitim, bilgi ve yatirim ile mümkün oldugunu herkesten iyi biliyorsunuz: NEDEN YOL BU DEGIL? Istenilen kast sisteminin gelecekte ancak gizli baski gerektirdigini yine süslüyorsunuz.. Saygilar
Selma Yetişkin 21.03.2020
Merhaba Ufuk hanım, yazdıklarınız müthiş! Ben de ilahi adalete çok güvenirim. Zaman zaman küçük dokunuşlarını hissederim. Bu kez bayağı büyük oldu. Bir virüs, tüm dünyaya yetti. Ne halde olduğumuzu yüzümüze vurdu. Sadece toprak ve hayvan üretiminin olmayacağını anlayamıyorum. Doğru ve bilinçli yapıldıktan sonra... Yazıcılarda geliştirilen et vs. sistemi hiç aklıma yatmıyor. Varlığınız için teşekkürler.
Elif Yaramış 21.03.2020
Sevgili Ufuk hanım. Coronaya yaklaşımınız ve ön görülerinizi destekliyorum. Kitaplarınızı da okuduğum için ön görülerinizi beğeniyorum. Dünyamız zor bir dönemden geçiyor insanlar çok etkilenecekler her açıdan. Düzensizlik, adaletsizlik, insanları hiçe sayan politikalar ve doğaya yapılan zulüm de bunun göstergesi. İnşallah çok zarar görmeden atlatırız bu pandemiyi , insanlar da sistemler de daha yapıcı ve akılcı bir yol bulmaları dileğiyle. Teşekkürler. 🌟
Asuman Öztekin Milli 21.03.2020
Öncelikle bu büyük emeğiniz için teşekkürler ufkumuzu açtınız hocam. İnsan akışa ve fırsatlara hayır demez, geri adım atması için çaresiz kalması lazım. Diğer yandan Bilinç te yükselme olabilir çünkü insan sahip oldukça bir türlü tatmin olamadı ve çok yoruldu fakat hem teknolojiyi kullanıp, hem daha insancıl yaşam mümkün olmayacaktır zira teknoloji yıkıcıdır,yine bakmışız aynı noktadayız. Hiç düşündünüzmü eski uygarlıklarda mısır maya vs bilim çok ileriydi de neden teknoloji yoktu?
Melek Sönmez 20.03.2020
Sevgili Ufuk hanım, aydınlatıcı yazınızı sonuna kadar okudum. Gelecekle ilgi öngörüde bulunmamız için oldukça açık. Sevdiklerimle paylaştım hemen. Yurtdışında yaşıyorum üniversite öğrencisi bir evlat sahibi olarak bizim için çok değerli bilgiler. Bir çok insan için eminim ki çok faydalı. Özümüze dönmenin zamanı çoktan gelmişti. Dünya için, insanlık için,herşeyin en hayırlısı olması güzel bir geleceğin yeni nesillerin temiz ve adaletli bir dünyada yaşaması dileğimle , Çok Sevgiler... 🌍💫
Melek Sönmez 20.03.2020
Sevgili Ufuk hanım, yazınızı sonuna kadar detaylı okudum tekrar tekrar okunacak bir yazı geleceğimizle ilgili öngörü yapabilecek çok değerli bilgiler. Yurtdışında yaşıyorum şu anda geleceğini henüz belirleyememiş üniversite öğrencisi bir evlat sahibi olarak bizim için çok değerli bir paylaşım bende sevdiklerimle paylaştım hemen aydınlattığınız için gönülden teşekkür ederim... Dünya için, insanlık için herşeyin en hayırlısı gelecek nesiller içinde
Eda ÖZÖNCEL 20.03.2020
Yazımı ön incelemeye aldınız, umuyorum ki her şeyin daha adil daha şeffaf ve tekillik yasasına göre oluşması gerektiğini vurguladığınız şu günlerde yazımı paylaşırsınız.Dünyayı yöneten daha zeki insanların bazıları buna üst akıl diyor ya, kendi rahat ve konforlarını hiç bozmadan orta sınıf insanları suçluluk ve sorumluluk hislerine maruz bırakarak dünyada yarattıkları aksak düzeni yine bizlere tamir ettirmeye çalışmalarına fark ederek ya da fark etmeden umuyorum ki ortak olmuyorsunuz.Eğer söylediğiniz şeylerde herkes ama herkes elini taşın altına koyacaksa fikirleriniz kusursuza yakın diyebiliriz ama eğer dünyanın tadını çıkaran o yüzde yirmilik kesim an alt tabakayı ve sorunlarını yine biz orta sınıfa yüklemek için yeni bir sosyal planlama amaçlı bu virüsü geliştirdilerse bu dünyada insan formu tamamen yok olmalı ufuk hanım.Sanırım siz de benimle hem fikirsiniz.sevgi ve saygıyla....
Eda ÖZÖNCEL 20.03.2020
Merhaba,'Tekillik aslen bir fizik terimdir ve kara deliğin tam ortasında,maddenin yoğunluğunun sonsuz olduğu ve uzay-zaman yasalarının işlemez hale geldiği noktaya atıfta bulunur.Tekillik bu işte:geçilmesinden sonra ileriyi görmeyi ummayacağın nokta.' 've insan çare bulunamayacak ölçüde kusurluydu.' Verdiğiniz bilgilere teşekkür edecek bazı , bazı önerilerinizi de eleştireceğim.Bu eleştiri asla şahsınızla ilgili olmayıp durumu daha realist ortaya koymak adına olacaktır. Yazınızda birçoğumuzun bilmediğini düşündüğünüz şeyin ki oldukça haklısınız,'Transhümanizm' olduğunu anladım.Önerdiğiniz linkte bu anlatılıyor aslında özetle.Ben gelecek tahminlerinize çoğuna katılıyor olmakla beraber 'insan hayatında ve davranışlarında olmasını beklediğiniz değişikliklere değineceğim.İnsanların tüketim ve bencilliklerinden ,aç gözlülüğünden kurtulacaklarını yazmışsınız.Buna teoride katılmayacak kimseyi tanımıyorum ancak, bu kısım dünya zenginleri için sizce gerçekten geçerli olacak mı? Mesela bindikleri tek üretilmiş ultra lüks arabalarından inecekler mi?Yoksa bu aç gözlü olmama eylemini yine orta tabakadan mı bekliyorlar?Bakın dikkatinizi çekiyorum yoksul demedim 'orta gelirli tabaka ' diyorum.Siz de çok iyi bilirsiniz ki aşırı zengin ve aşırı aç gözlü insanlar ile aşırı fakir ve yine bir o kadar aşırı aç gözlü olan (ironik bir şekilde bu iki zıt taban aç gözlülükte birbirine benzer)insanlar arasında denge kuran,tüm toplumu aslında sırtında taşıyan kesim bu orta tabakadır.Tüm sorumluluk ve fedakarlık yine bu orta tabakadan mı bekleniyor?Arabalarından,gelirinden,işinden,az da olsa konforundan feragat edecek olan kesim yine bu tabaka mı olacak ufuk hanım? Mesela bu yardımlaşma fedakarlık sürecinde sizden 'T insan ' kitabınızı bana hediye olarak gönderir misiniz desem bu fikirlerinize öncülük ederek bana hediye eder misiniz?
Remziye Abdullahoğlu 19.03.2020
Yazınızı başından sonuna tüm link ve videoları inceleyerek okudum, tekrar tekrar okuyacak ve olabildiğince kişiye de ileteceğim. Benim için büyük bir aydınlanma oldu. Kitabınızı da hemen okuyacağım. Elinize sağlık.
Hakan Özdemirci 19.03.2020
Sevgili Ufuk hanım, Çok çok teşekkürler bu yazı için. Bize ilettiğiniz konularda tüm insanlar geleceğini sorgular, dikkate alır umuyorum. O kadar çok konu var ki, paylaştığınız. Tekrar tekrar okuyup incelemek kesin şart. Bir kerede olacak gibi değil. Tekrar çok çok teşekkür ederim.
Seda Yekeler 18.03.2020
Sevgili Ufuk hanım, Öncelikle oldukça bilgilendirici ve düşündürücü bu yazınız için teşekkürediyorum. Okumaları için tüm öğrencilerim ile paylaştım. Dediğiniz üzere CÖ ve CS olarak tüm yaşamı yeniden şekillendireceğimiz bir döneme giriyoruz, hepimizin çıkardığı dersler büyük, ama sadece ders çıkarmak ile kalmayıp, doğru harekete geçme zamanı. Gelecek gençlerde. Bu yazıyı tüm öğrencilerin okuması gerekli. Bilinç düzeyimiz arttıkça eylem planlarımızda daha doğru birşekilde hayata geçebilecek. Bunca negatifliğin yaşandığı bu günlerde yine de asla moral bozmuyoruz ve sizin her daim dediğiniz üzere “gelecek güzel gelecek” diyerek daha da büyük bir sorumluluk bilinci ile yaşamaya devam ediyoruz. Çok teşekkürederim.
Sevgi Egesoy 17.03.2020
Ellerinize sağlık. Gelecegi cok daha net gormemizi sağladınız. Bu yazinizi okumadan önce bazi mesleklerin artik yok olacagini, gerek kalmayacağını, bir isi baskasina yaptirmaktansa örneğin yönetici asistanligi, kendi kendimize yapacağımızı, daha az para harcayarak daha fazla akil ve kendi emeğimizi ortaya koyarak is yapacağımız öngörüyormeye başlamıştım. Tarim evet umarim ve insallah artacak. Kendim bile bir küçük bahce plani yapıyordum bir süredir. Bir süredir pazardan bile alisveris yapmamaya, ilacli tarimdan uzak durmaya, bunu nasil sürdürülebilir kilarizi düşünmeye basladik. Çünkü bunu kendimiz yapmazsak cok pahali...Evin icinde kalinca ve bu ortamda isin hic bir anlamı olmadigini, sagligimizin ve bir ailemizin, zamani paylasabilecegimiz sevdiklerimizin ve sevenlerimizin olmasinin cok daha önemli olduğunu bir kez daha gördük ve enteresan cok kötü seneryolari düşündüğümüzde İstanbul' gibi bir metropol de yasamanin cok da iyi bir fikir olmadigini, sağlığımıza ve beslenmemize, spora ilk öncelikle onem vermenin ve sakin bir sehirde başımızı sokacak bir evimizin olmasinin önemli oldugunu görüyoruz. Hic degilse bunu kira/satinalma finanse edebilmenin önemli olduğunu görüyoruz. Yalniz disaridan ziyade evlerde olmanin sagligimiz acisindan nasil etkileri olacaktir bunu bilemiyorum. Ev aktivileri ile ilgili yazilar, videolar, kanallar vb. Artis olacaktir.. Sevgiler..
Nesrin İLKER PEKER 16.03.2020
Güzel bir analiz olmuş elinize sağlık. Corona-19 ile beklenilen geleceğin ön denemesini yaşadığımızı düşünüyorum. Bu denemede elde edilen tecrübeler ilerleyen dönemlerdeki gelişmelere ışık tutacaktır. Anlık iletişimin yaygınlığı sayesinde bu salgın çok farklı yaşanıyor. Şu anda dünya alışık olmadığı bir kısıtlama çemberinin içine girdi, özellikle Y ve Z kuşağı hiç bilmediği bir kısıtlamanın tam da içinde ve en çok onlar etkileniyor, evde ne yapacağını bilmeyen büyük bir kesim var. Bu süreç bizlere "daha azla yetinmeyi" öğretebilecek mi, para hırsını törpüleyebilecek mi ya da dünyamızın ve insan ırkının sağlıklı bir şekilde korunması/gelişmesine katkıda bulunabilecek mi? Cevap bekleyen bir sürü soru.
Ebru Debbag 16.03.2020
Singularity University programini 2016 yilinda yaptim ve Ray Kurtzweil in uzunca bir konusmasini bizzat dinlemistim. Verdiginiz bilgiler icin tesekkurler ve size tamamen katiliyorum. Moda swktorunde 30.senemi tamamladim ve son 15 yildir surdurulebilirlik ve sosyal, cevresel hakkaniyet uzerinde calisiyorum. Virus hepimize surdurulebilir olmayan kirilgan yasam sekillerimizi ve bagimliliklarimizi degeelendirmemiz icin, neyin onemli olup olmadigini anlamamiz icin bir uyari. Tesekkur ederim.
Pelin Peltek 16.03.2020
"Paranin onemi azalacak, gereksiz tuketim azalacak, insani degerler geri gelecek..." Ne guzel bir dunya tasvir etmissiniz. Utopya gibi. Kaleminize sağlık.
Eyüp Ersin 16.03.2020
Değerli Hocam Bu virüs sürecinin tüm dünya iletişim ağını test ettiği ve dünya hükümeti, dünya kaynaklarının herkese gerektiği kadar sunulması için başlangıç olması kaçınılmaz. Bu sürecin dünya çapında evrilebilmesi için kaliteli ulaşım ve iletişim altyapısına ihtiyaç var. Hizli ve etkili bir sekilde fiber optik kablo heryere ulaşmalı. Şimdiden tüm dünya çapında karar alabilecek yönetim kadrolarının oluşturulması gerekiyor. Çok ciddi eğitim seferberliği gerekecek. Kimse yeni dünya düzeninin birden değişmesini istemez. Düşünsenize Afrikada açlık bitecek, Hindistanda temizlik gelecek ve Çin Rusya gibi ülkelerde devlet değil insan ön planda olacak. Çok zor günler yıllar bizi bekliyor. Maniplasyondan arındırılmış bireyler gerçek ahlâklı toplumu oluşturabilir. Bu dünyada ingizlizce gibi evrensel bir dil bilen ve eğitimi yöneten taraf kazanacak. Yoksa birey değil müşteri olmaya devam edeceğiz. Gün gelip de yapay zeka dünyaya katkimizin maaliyet karşılanmadığı için gereksiz olduğuna karar verecek. Yeni yönetim şekli belli kurultaylar in yetkinlik bazlı seçmenleriyle demokrasi benzeri ama monarsik olacak.
Kemal Kaptan 15.03.2020
Elinize, zihninize sağlık hocam. Aslında yokluk, yoksulluk ve çaresizlik içinde olanlar ile haksızlığa ve/veya zulüme uğramış insan topluluklarının şimdiye kadar yaşadıklarını, Corona tüm dünya devletlerine zengin, fakir, güçlü ve güçsüz demeden yaşattı, çaresiz yaptı. Yaşayarak öğrenecekler, bu dünyanın sadece ekin yeri ve imtihan yeri olduğunu, paranın, gücün değil, insancıl ve çevreci olmanın daha önemli ve muteber olduğunu
Dnz k 15.03.2020
Birşeyler seziiyordum aslında ama birden olur mu hiç düşünmemiştim... Onu bunu bilmem ama bu kadar yazıyı bile hazırlayıp yazmak çok büyük bir emek. Teşekkür ederiz öncülüğünüz için🙏
Günsel Demiral 15.03.2020
Dünya sevgisiz, samimiyetsiz, herkesin birbirinin gözünü oyduğu ve birbirini aşağı çekmeye çalıştığı bir yer olmuştu. Bu kötülüklere maruz kalanların bu izolasyon sürecinde kendini sağaltması, bu kötülükleri işleyenlerin ise kendilerini sorgulamasını gerektiren bir süreç başladı. Toplumcu bir yazı, çok güzel olmuş, bunlar da benim kişisel dünyamdaki tespitlerim. Umarım herkes olumlu yönde nasiplenir. Sevgiler 💛

Bir Cevap Yazın