Dikkat, çocuklar her şeyin farkında!
7632 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Dikkat, çocuklar her şeyin farkında!



KidZania, Türkiye dâhil, dünyanın 22 ülkesinde faaliyette olan, Meksikalı Xavier Lopez Ancona tarafından 1999 yılında kurulan bir Çocuklar Ülkesi. Kendine has bayrağı, pasaportu, selamı, parası (Kidzos) kuralları ve kültürü var.

0-14 yaş arası Kidzania’lı ların eğlenirken, öğrenebildiği, gerçek dünyayı deneyimlerken sorumluluk alabildikleri, çocuklar için tam bir kurtarılmış bölge. Çocuk olsam kesin orada yaşamak isterdim. Zaten bu yaşımda bile defalarca gezdiğim, her gittiğimde saatlerce kaldığım büyülü bir yer.
 
Neyse, detaylarına girer, gezer bakarsınız. Benim burada, bu ön bilgiyi vermemin asıl sebebi, dünyanın çeşitli ülke ve kültürlerinden milyonlarca Kidzania pasaportlu çocuk vatandaşa sahip bu çocuklar ülkesinin yaptırdığı Kidea Araştırmasının sonuçlarını sizlerle paylaşmak.


Araştırma 7 ila12 yaşlarındaki çocuklarla Dijital Dünya-Öğrenme-Bağımsızlık arasındaki ilişkileri çözümlemek, anlamak amacı ile yapılmış ve şunlar ortaya çıkmış;

Teknoloji bu nesil için olağanüstü bir şey değil.
Onların dünyasında çok normal ve Dijital Dünya bugünün çocuklarının doğal bir ifadesi. Dijital Dünya’dan yeni ve çok etkileyici bir şey olarak bahsetmekten vazgeçilmesi lazım, çünkü dijitallik, teknoloji kullanımı onların dünyasında hâlihazırda var olan, sıradan bir şey. Büyükler niye ayrıca “dijital” diye, sıra dışıymış gibi vurgu yapıyorlar anlamıyorlar. “Dijital olmayıp da ne olacaktı?” diye boş boş bakıyorlar.  
 
Hayatlarının bir parçası olan teknoloji çocuklar için hayatlarını geliştiren, normalleşmiş, doğal hakları olan bir platformu temsil ediyor. Teknolojiyi bir araç-amaç değil ihtiyaçlarının hepsini barındıran bir platform olarak görüyorlar.
 
Onlara göre öğrenme ve dijital dünya bir rehber eşliğinde olabilir ve bu çocukların bağımsızlıklarını kaybedecekleri ya da bu kombinasyonun geleneksel öğrenmenin yerine geçeceği anlamına gelmez.



Çocuklara göre, kendilerine dayatılan geleneksel eğitim sistemi, ait oldukları dijital tempoyla uyumlu değil. Yani olay bundan ibaret! Aslında okula, öğretmene karşı değiller, reddetmiyor hatta özlüyorlar. İkisinin de kıymetinin farkındalar ancak geleneksel taraf geride kaldığı için uyumsuzluktan bunalıyor ve bu da sanki bu nesil sadece dijitalde yaşamak, öğrenmek, eğlenmek istiyor gibi bir yanlış çıkarıma sebep oluyor. Asıl sorun, eski eğitim yöntemlerinin bugün erişebildikleri öğrenme kaynaklarının yanında yetersiz, yavaş ve etkisiz kalması. Büyükler niye hala bunu anlamıyor da sorun çocuklardaymış gibi konuşuyorlar, şaşkınlar. Denge tutturulabilse her şey çok güzel olacak…
 
Teknolojinin onları gerçeklikten koparan bir düşman olduğu sonucuna varılmasını yadırgıyorlar. Mevcut araçlar ve ne sıklıkta veya yoğunlukta kullanıldıklarıyla ilgili aşırılığın bir risk faktörü olduğunu onlar da kabul ediyorlar. Büyüklerin her türlü olumsuzluğun sebebi olarak dijitali, teknolojiyi göstermesini anlayamıyorlar.
 
Çocuklardan gelen yanıtlardan çok net olarak, sosyal ve kültürel gelişmelerin dışında kalmanın, sosyalleşme biçimlerini-kültürü değişmeyecekmiş gibi varsaymanın ya da değişmelerini engellemeye çalışmanın mümkün olmadığını bir kez daha anlamamız gerekiyor. Dijital (sosyal) medyanın kabullenilmesi ve buna göre davranılması kaçınılmaz bir durum. Hala neyi konuşuyoruz…. Hakikaten bu büyükler çok saçmalıyor (bu benim cümlem).

 
Çocukların %95’i, öğretim yöntemi eğlenceli olduğunda daha fazla ve daha iyi öğrendiklerini söylüyorlar ve teknoloji, Dijital Dünya çocukların öğrenme sürecini tetikliyor, eğlenceli, açık ve anlamlı bir perspektiften bakmalarını sağlıyor.



Zamane çocukları için Dijital Dünya eğlence, öğrenme ve sosyalleşme kaynağı. Dikkat ediniz “asıl kaynak”. Yancı, yardımcı, ek olanak vb. değil. Asıl kaynak…  Bu yüzden çocuklar onlar için doğal olan bir şeyin ebeveynler tarafından ceza aracı olarak kullanmasını çok rahatsız edici buluyorlar. Bağımsızlık ve özel alanlarının bir anlamda barbarca istismarı olarak görüyorlar. Onlar böyle söyleyemiyor tabii de verdikleri yanıtlar bizi bu noktaya götürüyor.
 
Kidea Araştırması’nın sonuçları gösteriyor ki, bugünün çocukları için Dijital Dünya’nın üç kullanım alanı bulunuyor: eğlence, sosyal iletişim ve öğrenme. Araştırmaya katılan çocukların %45’i, Dijital Dünya ile ilgili en sevdiklerinin yeni şeyler öğrenmelerine imkân sağlaması olarak belirtiyorlar.
 
Aslında çocuklar öğrenmek istiyor, öğrenmeyi seviyor, öğrenmenin kıymetini biliyor ve öğrenmenin daha iyi bir insan olmak için onlara yardımcı olduğunun farkındalar. Öğrenmenin kendi yeteneklerini keşfetmeye ve yeni bilgilere açılan bir kapı olduğunu biliyorlar.
 
Ve sıkı durun; araştırmaya katılan çocukların %60’ı, akademik fayda sağlayacak konular için bir başkasının desteğini tercih ettiğini belirtiyor, bu da geleneksel yöntemlerin yerinin önemini işaret ediyor ama… Araştırma sonuçları gösteriyor ki, geleneksel eğitim ve öğretim yöntemleri katı ve hatta daha koşullu olduğu için çocuklar tarafından monoton ve sıkıcı bulunuyor. Hem çocuklar hem de ebeveynler için, sürekli güncellendiği, dinamik olduğu ve herkes tarafından erişilebildiği için dijital araçlar öğrenme platformu olarak çok daha cazip geliyor.
 
Kısacası çocukların okul, eğitim, ders çalışma isteksizliği, huysuzlukları, uyumsuzlukları; farkındalık-dikkat eksikliği vb. yüzünden değil, temel ihtiyaçlarını karşılamaktan sorumlu olan büyüklerin onlara bu olanakları sağlamaktaki beceriksizliği yüzünden. Sorun çocuklarda değil, büyüklerin öğrenme iştahlarının kapalı olmasında!  


Bu yazı Posta Gazetesi için yazılmıştır.  Yazının linki buradadır.

Orijinal yazıyı büyüterek okumak için aşağıdaki kupüre tıklayınız.

******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın