Geleceği yakalayabilmek için T-İnsan'lara ihtiyaç var!
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya, blog, kitap, vb. linkleri:  https://taplink.cc/futuristufuk
T-İnsan'lara ihtiyaç var!..



1- Ülkemizde "Fütürizm” konusunda en çok içerik üreten ve ilk akla gelen isimsiniz. Bu anlamda aldığınız ödüllerle ilham kaynağısınız. Hepimiz Futurizm-gelecek tasarımı kavramlarını sizinle öğrendik, üzerine düşünür olduk. Belki klasik bir soru olacak ama bir fütürist olarak bugün bulunduğumuz dünyayı nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Ülkemizde fütürizm dendiğinde akla ilk gelen isim olmak beni gururlandırıyor. Teşekkür ederim. Aldığım ödüller bana ilham ve motivasyon kaynağı oluyor. Yıllar boyunca, birlikte futurizm ve gelecek tasarımı kavramlarını keşfettik, üzerine düşündük. Peki bugün nereye geldik?
 
Aslında henüz bir yere gelmedik, sürekli ilerliyoruz. Daha doğrusu dünya, yaşam, dolayısı ile gelecek; gelinebilen ve geldik diyebileceğimiz durağan, durulabilen bir süreç değil. Akışkan, dinamik , sürekli ve değişken. Yine ve yeniden büyük, çok hızlı bir farklılaşma sürecindeyiz. %100 dijitalleşerek kesintisiz internet erişimine ulaşabilmek, bunu yapabilmek için de sınırsız, bedava ve kesintisiz enerji-elektrik kaynağı bulmak için çabalıyoruz. Çünkü anladık ki bu ikisi çözülmeden ‘sürdürülebilir, adil, sağlıklı’ bir dünyadan söz etmek mümkün değil.
 
Tüm iş yapış süreç, yöntem ve araçlarımızı daha kolay, ekonomik ve sürdürülebilir olanlarla değiştirmek için uğraşıyoruz. O yüzden dünya teknolojiyi, ekonomiyi, ekolojiyi ve toplum dinamiklerini dönüştürdüğü bir geçiş döneminde. Hatta arafta ve ‘oksimoron’ bir bulanıklıkta. Belirsizlik ve adaptasyon sanıcısı çekiyor. Geleceğe dair kaygılar artıyor ki bunlar Her değişim, dönüşüm döneminde olması gereken, beklenen kaçınılmaz devinimler. Sular bulanmadan, gelecek her şey çalkalanmadan durulmuyor.
 
Bir fütürist olarak olan bitenden ve olmasını uzgördüğüm gelecekten son derece umutluyum. Teknolojinin ve insan yaratıcılığının sunduğu, sunacağı olanaklar dünyayı daha iyi bir yer yapacak güce sahip. Yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, uzay keşifleri, yeşil devrim gibi alanlardaki gelişmeler hayatımızı kökten değiştirecek. Bu değişimlere ayak uydurmak ve geleceğin şekillendirilmesine katkıda bulunmak için hepimize büyük görev düşüyor.
 
Bireysel ve kurumsal olarak geleceğe yatırım yapmalıyız. Eğitime, araştırmaya ve inovasyona önem vermeliyiz. Uyum sağlama ve değişime açık olmalıyız. Farklı disiplinlerden insanlarla iş birliği yapmalıyız.
 
Gelecek hepimizin. Birlikte daha güzel bir gelecek inşa edebiliriz ve edeceğiz…
 

2- Ülkemiz dijitalleşme anlamında bir değişim ve dönüşümden geçiyor; olabildiğince… Otomotiv sektörünü yakından takip ettiğimiz için özellikle otomotiv sektöründen bunu daha net görebiliyoruz. Mobilite, elektrikli araçlar, otonom, paylaşımlı araç teknolojileri…  Bu anlamda sektör ya da şirketler bu dönüşümü nasıl tasarlamalılar? Öncelikler neler olmalı? 

Ülkemizin dijital dönüşümünü heyecanla takip ediyorum. Özellikle otomotiv sektöründeki değişimler, geleceğin nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları veriyor. Mobilite, elektrikli araçlar, otonom ve paylaşımlı araç teknolojileri gibi alanlarda yaşanan gelişmeler, sektörün ve şirketlerin dönüşümünü tasarlamak için önemli bir çerçeve oluşturuyor.

Bu dönüşümü tasarlamak için öncelikle ‘rekaberlik’ anlayışı ile ‘ekosistemi’ ön plana almak, fütürist bakış açısına sahip olmak, inovasyona ve Ar-Ge'ye yatırım yapmak gerekiyor. Yeni teknolojileri takip etmek, geliştirmek ve uygulamaya koymak için gerekli kaynakların ayrılması şart.
 
İkinci öncelik, insan kaynağının geliştirilmesi. Dijitalleşen dünyada, yeni yetkinliklere, becerilere sahip ve değişime açık, T-İnsan’lara ihtiyaç var. Bu nedenle, eğitim ve öğretim programlarının güncellenmesi ve çalışanların yeni teknolojilere adapte olması için gerekli eğitimlerin verilmesi, motivasyona yatırım yapılması, pozitif etkileşimin iş kültürü haline getirilmesi gerekiyor.
 
Üçüncü öncelik ise, veri odaklı bir yaklaşım benimsemek. Veriler, dijital dönüşümün anahtarıdır. Sektör ve şirketler, veri toplama, analiz etme ve yorumlama konusunda yetkinlik kazanmalıdır.
 
Dördüncü öncelik, iş birliği ve ortaklık (Rekaberlik). Sektör paydaşları, kamu kurumları ve üniversiteler arasında iş birliği ve ortaklıklar kurulmalıdır. Bu iş birlikleri, bilgi ve kaynak paylaşımını sağlayarak dönüşümün daha hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleşmesine katkıda bulunacaktır.
 
Son olarak, sürdürülebilirlik ilkesini , kriter ve metriklerine mutlak uyum gerekiyor. Dijital dönüşümün çevreye ve topluma olan etkileri dikkate alınmalı ve sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli adımlar atılmalıdır.
 
Otomotiv sektörü ve şirketler bu önceliklere odaklanarak dijital dönüşümü başarıyla yönetebilir ve geleceğin mobilite trendlerine ayak uydurabilir.