Tükenmiş pandemi ebeveynleri...
9838 görüntüleme
Ufuk Tarhan’ın sosyal medya hesapları:

Tükenmiş pandemi ebeveynleri...


Geçenlerde sosyal medyada dolaşan bir videoya ilk bakışta çok güldüm, komik geldi. Sonra da durumun şaka götürür tarafı olmadığını düşünüp hüzünlendim ve bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Video şöyle bir şeydi; annesi yorganı açmaya çalışırken yorganın içine kaçan ve tekrar kapatmak için çekiştiren 9 yaşlarında bir erkek çocuğu “Rahat bırak anne! Hayatımda Korona’dan çok daha büyük bir virüs var o da sensin! Rahat bırak beni!” diye nefretle tıslıyordu.
 
Sanırım salgın geçtikten sonra hayatımızda “COVID-19 ebeveynleri, çocukları, gençleri, yaşlıları, eşleri, arkadaşları,  öğrencileri, öğretmenleri vb.” ya da özetle “COVID-19 Nesli” diye kendine has hasarlarıyla yaşama devam etmeye çalışan ve şirazesi kaymış depdeğişik bir insanlık jenerasyonu kalacak. Ve bu döneme denk gelen insanları anlamak, analiz etmek, sorunlarını çözmek ve uyum problemlerine çare bulmak, şifa olmak için psikologlar, sosyologlar, doktorlar, bilim insanları, iş dünyası, kamu görevlileri, senaristler, komedyenler, vb. için derya deniz malzeme, araştırma, analiz ve yazı-çizi konusu çıkacak.
 
Ben hemen bir tanesinden başlayayım; Pandemide sıyırmalarına az kalan hatta sıyıran ve tükenmişlik sendromu yani duygusal tükenme yaşayan ana-babalara odaklanayım….
 
Biz Türklerin ilk kez Meryem Uzerli Muhteşem Süleyman kadrosundan bu gerekçeyle istifa edince radarımıza giren tükenmişlik “kişinin fiziksel ve duygusal sağlığını etkileyen tam bir yorgunluk hissi” olarak tarif ediliyor. Farklı tükenmişlik türleri var; iş tükenmişliği (ki Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası Hastalık Sınıflandırmasında dahil ettiği tek şey bu), bakıcı tükenmişliği, ilişki tükenmişliği ve ebeveyn tükenmişliği, vb. bunlardan birkaçı. Tüm türlerde genel neden aşırı ve uzun süreli stres. Şimdi buna bir de “Pandemi tükenmişliği” eklendi. Özellikle ebeveynler bilhassa da anneler için…


Pandemi, ev işleri ve çocukların sorumluluğu konularında zaten eşitsiz ve kadın-anne aleyhine olan işbölümünün yükü büyük ölçüde kadınların, annelerin üzerine iyice yıkılsa da genelde hem anneleri, hem babaları, kadın ve erkekleri fazlası ile olumsuz etkiledi.

Annelerin üstelik de çoğu dar evlerde ve elverişsiz mekânsal ortamlarda çocuklarını yönetmek, çevrimiçi eğitimlerini takip etmek, çalışıyorsa ofis işlerini ve tabii ki ev işlerini yapmak konusunda aşırı bir yük altına girdiği apaçık ortada. Özellikle boşanmış, çocuklarını yalnız büyüten annelerin hayatı zaten zordu, Pandemiden sonra iyice zorlaştı. Pek çok araştırma aile içi şiddetin, boşanmaların arttığını bangır bangır yazıyor. Tüm bunlarla beraber çocukların yeterli eğitim alamamasından duyulan endişe, aşırı ekran bağımlılığı, online’da edinilen zararlı alışkanlıklar, iş kaybetme ya da iş bulamama korkusu, parasızlık, hastalıklar, vb. de insanların, özellikle annelerin, kadınların tahammül sınırlarını sonuna kadar zorluyor.   
 
Şuna benzer şeyle söyleyen anneleri sık sık duyuyoruz; “Valla yemek pişirip yedirecek halim kalmadı, mısır, cips, pizza vb. yesinler, sipariş etsinler bir şeyler, dermanım yok!” Sanırım Pandemiden sonra obezite oranı artan ve sağlıksız beslenen, hiç hareket etmeyen sorunlu bir güruh insan (maalesef çocuklar bile dahil) olarak derin derin düşüncelere dalacak, çare-derman bulmaya koşacağız…


Kısacası COVID-19 tüm dünyada ve ülkemizde “Tükenmiş pandemi ebeveynleri” ordusu yarattı!..



Başa çıkmak için uzmanlardan tavsiyeler:
 
1. Beklentilerinizi düşürün: Kendimizden ve ailelerimizden salgın öncesi beklentilerimizle şu andakiler aynı olmamalı. Her konuda beklentilerinizi düşürün ve düşürtün.  
 
2. Kendinize şefkat gösterin:  “Kendine şefkat sesi şunu söylemeli: 'Evet, bu durum kesinlikle berbat. Bu tamam değil, hak etmedim, etmedik ama oldu bir kere. En önce kendime karşı nazik ve anlayışlı olmalıyım. Tabii ki aileme ve başkalarına da. Bir ben/biz değil, tüm dünya zor durumda.
 
3. Her şeyi yapmayı bırakın: Yükünüzü paylaşabileceklere, tam istediğiniz gibi yapamasalar da görev dağıtın. Yardım etmek isteyenleri reddetmeyin. Ufak-büyük demeyin, ev işlerini, ofis sorumluluklarını paylaşın.
 
4. Gevşeyin:  Kahkaha ve oyun stresi azaltır ve endorfin salgısını artırır. Şakalar anlatın, muzırlık yapın, birlikte eğlenceli, anlamsız olup olmadığına bakmaksızın faaliyetler yaratın. Mizahtan, müzikten, egzersizden güç alın.
 
5. Aynı anda birden fazla iş yapmayın, düşünmeyin: Zihinsel olarak oyun, ders ya da toplantı randevuları planlarken, okul ödevlerine bakarken, akşam yemeği yapmaya, temizliğe vb. çalışmayın. Hem performansınız düşer hem de kaza yapabilirsiniz. Tek bir şeye odaklanın, kasmayın.

6. Fırsat buldukça çıkın, temiz hava alın:  Şu anda gidecek pek çok yer olmayabilir, ancak yine de evinizden çıkın - mümkünse her gün. Evdeki çılgınlıktan biraz da olsa uzaklaşın. Nefes alın, yürüyün, kendinizle baş başa kalın. Yalnızsanız iki üç kişi görün, laflayın.
 
7. Erken kalkın:  Evin, şehrin tamamen sessiz ve huzurlu olduğu günün tek zamanını yakalayın. Güne sükûnetle hazırlık yapın.
 
8. Minnettarlık sebepleri bulun: Şükran hissetmek ve ifade etmek için zaman ayırmak zor zamanları atlatmamıza yardım eder. Mutlaka şükredeceğiniz şeyler vardır. Onlara odaklanın.
 
9. Destek bulun: Üzerinizden “kendi başıma yapmalıyım, halletmeliyim, bulmalıyım, vb.” baskısını kaldırın. Kimse yalnız mücadele edemez. Yakınlarınıza, uzmanlara danışın, sorun, isteyin, utanmayın.
 
10. Terapi alın: Konsantrasyon güçlüğü, huzursuzluk, uyku güçlüğü, sinirlilik veya motivasyon eksikliği gibi yoğun ve uzun süren belirtiler baş gösteriyorsa psikologlardan, psikiyatristlerden terapi alın. Kendinize dikkat edin.
 
#GelecekGüzelGelecek inanın…

 
Bu yazı Posta Gazetesi için yazılmıştır. Yazının linki buradadır.
 

küpür gelecek



******************

Ufuk Tarhan'ın T-İnsan kitabı için > http://www.t-insan.com
Bireysel Antrenörlük almak için > https://goo.gl/6RfGXa 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;  lütfen > burayı tıklayınız 
Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)
Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  LinkedInInstagram, FacebookYouTubeTwitter 'dan takip edebilirsiniz.


 

0 Yorum

Bir Cevap Yazın