Festina lente... "Yavaş yavaş acele edin!"...
6317 görüntüleme
Bu içeriği paylaşabilirsiniz >
Facebook
Twitter
Linkedin
Google+
Pinterest

Yetememe, yetiştirememe, geride, aşağı kalma ve eziklik hissi ‘’çağdaş’’ insanın tipik duygusu...


 

Son zamanlarda duydum. Latince bir deyiş. Çok hoşuma gitti...

Şimdi, tam şu anda, bu çağda Buna çok ihtiyacımız var diye düşündüm...

Festina lente...

- Yavaş yavaş acele et!
- Tavşan aklına dur de, kaplumbağa aklını yücelt!

Tam bir
oximoron...

Severim böyle zıt anlamlı, çelişkili, uyumsuz kelimelerin bir arada kullanılıp, yeni bir anlam ifade
etmelerini. Oximoron’da Latince kökenli. Oxus > keskin, moron > aptalca demek.
‘’Korkunç güzel, sessiz çığlık, yaşayan ölü’’ de bu kategoride cümlecikler.

Ve anlatmak istediklerini ne güzel, şıp diye tarif ediverirler.

Aslında giderek ve iyice oximoronlaşıyoruz. Her şey çok hızlı akıyor. Çelişkiler, zıtlıklar arasında
hibrid-ifrit ilerlemeye çalışıyoruz.

Çoğumuzun en sık söylediği şaşkınlık ve sızlanma cümlecikleri;

- Günler mi kısaldı ne?
- Sanki artık 24 saat yaşamıyormuşum gibi!
- Gün bitiveriyor...
- Daralıyorum, sıkılıyorum, mutsuzum
- Ne yapacağımı bilemiyorum
- Olmuyor ki!

Yetememe, yetiştirememe, geride, aşağı kalma ve
eziklik hissi ‘’çağdaş’’ insanın tipik duygusu...

Ya da tam tersi; Çokluklar altında boğulma, aşırı yüklenmiş, istiab haddini aşmış kamyon gibi
hissetmek...

Hani karayolunda bazen görürüz ya; Üstüne kendisinden büyük yük bindirilmiş, Tekerlekleri
yana açılacak gibi, ha devrildi ha devrilecek Yamuk yamuk, yana yatmış giden araçlar...

Onlar gibiyiz... 

Ne işimize, ne ailemize, ne arkadaşlarımıza, Ne de kendimize yetmiyoruz! En çok da para
yetmiyor... Üstüne sağlık, huzur, mutluluk fukarası olmak da cabası. Gereğinden fazla
yükleniyoruz! Yaşamımızı gereğinden fazla kalabalıklaştırıp, karmaşıklaştırıyoruz!




İsteklerimizi, giysilerimizi, yapacaklarımızı, Yediklerimizi, içtiklerimizi, internet başında geçirdiğimiz
zamanı, Televizyon seyretmeyi, sosyal ağlara takılmayı, sorumluluklarımızı, Borçlarımızı, Yapılacak
işler listelerimizi 
 

Arttırdıkça arttırıyoruz...

Sonra onları ödemek, saklamak, korumak, Kollamak, organize etmek, yönetmek, yapmak,
Sürdürebilmek için; Daha da karmaşık sistemler kurmak, Daha çok kazanmak,
Daha çok çalışmak, Hızlanmak zorunda kalıyoruz.

Teknoloji de bize var gücüyle yardımcı oluyor hani...

Her an, her yerde, her konuda birbirimize bağlıyız. Erişiyor ve erişiliyoruz..

7/24 online hayatta, teyakkuzdayız!

 Maillerimiz, Facebookumuz, Twitter’ımız, Foreaquare’imiz, Friend Feed’imiz,
Linkedin’imiz, sms’lerimiz, iPhone’umuz, iPode’umuz,
BlackBerry’miz şimdi iPad’imiz...

Her an, her yerde, her şey, herkes bizimle! Biz de onlar sayesinde binlerce, milyonlarca kişinin
yanındayız. Herkes birbirine bir tık kadar yakın... Hem sayısal, hem derinlik hem muhabbet
açısından, Siber arkadaşlarımız, etten-kemikten arkadaşlarımızı geçer oldu.

Loop’un içinde dönüp duruyoruz ve deli danalar gibi koşturuyoruz.
Örümcek ağına takılmış gibi sıçrayıp, duruyoruz...

Ne için?

Belli değil? İyice ucu kaçtı!!!

İnsanlık öyle bir hale geldi ki aslında yaşaması için sadece temiz hava, su, gıda, barınma, örtünme
gibi temel ihtiyaçları sağlaması yetecek iken

Yarattığı tüketim toplumu şuursuzluğu ile Gerekli gereksiz çoğaltma ya da azaltma Satın alma,
sahip olma, elde etme, bitirme, yenileme Kudurukluğu yaşıyor.

Hiç bir şey yetmeyecek, bitmeyecek zannediyor...

Tüketim kuduzu olmuş gibiyiz.

Her şeyi...

Başta kendimizi, en önce en sevdiklerimizi ‘’bitiriyoruz!’’

Üstelik tüm bunları;

- Kendimizi daha iyi hissedelim
- En sevdiklerimizin hayrına olsun

diye yaptığımıza inanıyor, öyle sanıyoruz...

Gazeteler, televizyonlar, sosyal âlem, dergiler, internet siteleri vs. Her an bizi o şahane yemekleri
yemeğe, içecekleri içmeye, abur cubur atıştırmaya  Kışkırtırken Yine aynı mecraların sayfalar dolusu
sağlık sayfalarında, Saatler süren sağlık programlarında En çok tıklanan internet sayfalarında
Milyonlarca takipçisi olan sosyal paylaşım ağlarında

- Onları yersek, içersek, yaparsak başımıza gelecekler 
- Daha az yememiz, hatta hiç yemememiz, katiyen yapmamamız

Gerektiği anlatılıyor. Hayatımız Oximoron!

- Sigara paketlerinin üstünde alenen ‘’öldürür!’’ yazıyor, 
- Ama bizler bir taraftan üretiyor, bir taraftan satıyor, bir taraftan da içiyoruz...

Yazarken bile yoruldum, kayboldum!


Festina lente... Yavaş yavaş acele edelim...
Tavşan aklımıza dur, kaplumbağa aklımıza geç diyelim... 

Bunları da okumanızı öneririm;

FOMO (Fear Of Missing Out) – Eksik Kalma Korkusu
Karoshi kurbanları - Gülse Birsel  

***************************

Daha iyi bir gelecek için hizmetlerimiz hakkında bilgilenmek, 
Seminer-Workshop-Moderasyon-İçerik-Etkinlik Kurgusu vb. talepleri için görüşmek, 
Özel-özgün çalışmalarla işinize, hayatınıza dair iyileştirmeler yapmak üzere 
antrenörlük almak 
Stratejik Danışmanlık, İş Tasarımı ve Avatarlığı hizmetlerimizden yararlanmak isterseniz;

Başvuru ve sorularınız için lütfen > 
burayı tıklayınız

Hizmetlerimiz & Eğitim &  Seminerlerimiz     I     M-GEN Resmi Sitesi (Referans ve Projelerimiz)

Ufuk Tarhan´ın yazı ve haberlerini  Twitter ve Facebook dan takip edebilirsiniz.

0 Yorum

Bir Cevap Yazın